Çini sanatına adanmış 25 yıllık yolculuk

Kütahya’da faaliyet gösteren çini sanatçısı Özlem Aşar, çeyrek asra yaklaşan sanat serüveninde geleneksel değerleri modern dokunuşlarla harmanlayarak dikkat çekiyor. Kütahya çini sanatının köklü mirasını yaşatma hedefiyle üretimlerini sürdüren Aşar, sadece eser üretmekle kalmayıp aynı zamanda bu sanatı yeni nesillere aktarmayı da misyon ediniyor.

Sanat yolculuğuna yıllar önce başlayan Aşar, çininin yalnızca bir süsleme aracı değil, aynı zamanda derin anlamlar taşıyan bir kültür dili olduğunu vurguluyor. Ona göre her motif, geçmişten bugüne taşınan bir hikâyeyi içinde barındırıyor.

Çini sanatında anlam ve estetik bir arada

Aşar, çini sanatını anlatırken onu Türk musikisine benzetiyor. Sanatın ritmik ve duygusal yönüne dikkat çeken Aşar, eserlerinde sıkça kullanılan çiçek motiflerinin aslında birer sembol olduğunu ifade ediyor.

“Çini sanatı adeta bir musiki gibidir” diyen Aşar, özellikle gül, lale ve sümbül motiflerinin estetikten öte anlamlar taşıdığını belirtiyor. Bu yaklaşım, onun eserlerinde sadece görselliğin değil, aynı zamanda maneviyatın da ön planda olmasını sağlıyor.

Vav ve elif motifleriyle maneviyatı yansıtıyor

Aşar’ın çalışmalarında en dikkat çeken unsurların başında vav ve elif motifleri geliyor. Osmanlı’dan günümüze uzanan hat sanatından ilham alan sanatçı, bu harfleri çini ile buluşturarak özgün kompozisyonlar oluşturuyor.

Özellikle vav harfi, tevazuyu ve kulluğu simgelerken; elif harfi ise birliği ve Allah’ın varlığını temsil ediyor. Aşar, bu iki güçlü sembolü lale figürleriyle bir araya getirerek hem estetik hem de anlam yüklü eserler ortaya koyuyor.

Kütahya’da bayram boyunca sıkı güvenlik önlemi: 1.752 personel sahada
Kütahya’da bayram boyunca sıkı güvenlik önlemi: 1.752 personel sahada
İçeriği Görüntüle

Sanatçı, bu yaklaşımıyla eserlerinin sadece dekoratif değil, aynı zamanda ruhsal bir derinliğe sahip olmasını amaçlıyor.

Sevgi olmadan sanat olmaz

Sanatın temelinde sevgi olduğuna dikkat çeken Aşar, özellikle öğrencilerine bu bakış açısını kazandırmaya çalıştığını söylüyor. Ona göre bir işi sevmek, o alanda başarıya ulaşmanın en önemli anahtarı.

“İnsan sevdiği işi yaparsa ortaya çok daha güçlü eserler çıkar” diyen Aşar, çini eğitimi alan gençlere öncelikle bu sanata gönül vermelerini tavsiye ediyor. Bu yaklaşım, onun sadece bir sanatçı değil aynı zamanda bir eğitmen kimliği taşıdığını da ortaya koyuyor.

Fırından çıkan her eser bir sürpriz

Çini sanatının en heyecan verici aşamalarından biri de fırın süreci. Aşar, bu süreci sanatın en özel anlarından biri olarak tanımlıyor.

Fırından çıkan eserlerin çoğu zaman beklenenden daha etkileyici olduğunu ifade eden sanatçı, bu anın kendisine büyük bir mutluluk verdiğini dile getiriyor. Bu sürpriz sonuçlar, sanatçının mesleğine olan bağlılığını her geçen gün daha da artırıyor.

Hedef: Kütahya çinisini dünyaya taşımak

Geleceğe yönelik planlarını da paylaşan Aşar, Kütahya çini sanatını uluslararası platformlarda daha görünür kılmak istiyor. Özellikle vav, elif ve lale motiflerini merkezine alan koleksiyonlarla yurt dışına açılmayı hedefleyen sanatçı, bu sanatın evrensel bir değer olduğuna inanıyor.

Aşar’ın en büyük amacı ise hem Türkiye’de hem de dünyada çini sanatına ilgi duyan yeni nesillere ilham vermek ve bu köklü mirasın yaşatılmasına katkı sağlamak.

Kaynak: İHA