Zübeyde Hanım, 1857 yılında Selanik yakınlarındaki Langaza’da doğmuş, Yörük Türkmenlerinden gelen bir ailenin evladıydı. Ailesinin bilge kişiliğiyle tanınan annesi "Molla Hanım" olarak anılırken, Zübeyde Hanım da okuryazarlığı ve bilge kadınlar arasında saygınlığı ile "Zübeyde Molla" olarak tanındı. Kültürel değerleri ve geleneklere bağlılığıyla dikkat çeken Zübeyde Hanım, okuma yazma öğrendi ve oğlu Mustafa Kemal’in dini eğitim alması için onu mahalle mektebine gönderdi.
Selanik Langaza’daki Rapla Çiftliği’nde büyüyen Zübeyde Hanım, gençlik yıllarında Selanik’teki yaşamı beğendi ve ailesiyle birlikte şehre taşındı. 14 yaşında, 1870-1871 yıllarında Ali Rıza Efendi ile evlendi. Evliliklerinde altı çocukları oldu ancak salgın hastalıklar yüzünden bazı çocuklarını kaybettiler.
Eşi Ali Rıza Efendi’nin vefatı, Zübeyde Hanım’ın yaşamını zorlaştırdı ve ailesinin geçim sıkıntısı nedeniyle çocuklarıyla birlikte Selanik’teki baba bir kardeşi Hüseyin Ağa’nın çiftliğine sığınmalarına neden oldu.
Mustafa Kemal askeri kariyerine başlarken, Zübeyde Hanım oğlunu çeşitli görev yerlerine uğurlamak zorunda kaldı. İstanbul'dan Şam'a gitmek üzere ayrılan oğlu, onun için duygusal bir veda oldu. Balkan Savaşları ve Selanik'in kaybından sonra, Zübeyde Hanım kızı Makbule ile İstanbul'a taşınarak yeni bir yaşam kurmaya çalıştı.
Zübeyde Hanım, her zaman oğlunun yanında oldu ve onun bağımsızlık mücadelesini kalbiyle destekledi. Samsun'a çıkışı ve Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi sırasında endişeli olsa da dua ederek oğluna moral verdi.
Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduktan sonra, Zübeyde Hanım sağlık sorunlarıyla mücadele etti ancak oğlunun başarısını sevgiyle izledi. Mustafa Kemal, annesinin sağlık durumu için çaba sarf ederek 1922'de Zübeyde Hanım'ı Ankara'ya getirdi ve bir bağ evine yerleştirdi. Ancak, Zübeyde Hanım 14 Ocak 1923'te İzmir'de vefat etti.
Batı Cephesi Kurmay Başkanı Kütahyalı Asım Gündüz Paşa cenaze alayının ön saflarında yer aldı.
Latife Hanım, Zübeyde Hanım'ın vefatının ardından İzmir'de sabaha kadar dua ettirip hatim okuttu, ardından üç gün süren duaların sonunda Zübeyde Hanım'ın kabri başında gümüş mecidiye dağıttı. Kırkıncı gününde Mevlit okutup, ellinci gecesinde aşure dağıtarak, Zübeyde Hanım'a ve Mustafa Kemal Paşa'ya olan sevgi ve şükranını gösterdi.
Mustafa Kemal, annesinin ölümünden sonra, her yıl ölüm yıl dönümünde hatim okuttu ve bağışlar yaparak onu andı. Zübeyde Hanım, sadece bir anne olarak değil, Türk milletinin kahramanı Mustafa Kemal’in hayatında önemli bir rehber ve ilham kaynağı oldu. Onun sevgisi ve fedakârlığı, Türk milletinin tarihinde silinmez bir iz bıraktı.