Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından ilan edilen 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü, çocuk işçiliği sorununu bir kez daha gündeme taşıdı. Eğitim Sen Kütahya Şube Başkanı Hilal Gökbel, Dumlupınar Gazetesi'ne yaptığı açıklamada Türkiye'de çocuk işçiliğinin giderek arttığını belirterek özellikle Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarına yönelik eleştirilerde bulundu.
"Yaklaşık 4 Milyon Çocuk Çalışma Hayatında"
Türkiye'de 0-17 yaş aralığında 21 milyonun üzerinde çocuk bulunduğunu belirten Gökbel, yaklaşık 4 milyon çocuğun çalışma yaşamının içerisinde yer aldığını söyledi.
Çocukların iş gücüne katılım oranının yüzde 24,9 seviyesine ulaştığını ifade eden Gökbel, "Bu oran her dört çocuktan birinin çocuk işçiliğiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor" dedi.
"Çocuk İşçiliği Her Geçen Yıl Artıyor"
Son yıllardaki verilere dikkat çeken Gökbel, çocuk işçiliğinin düzenli olarak yükseldiğini belirtti.
2020 yılında yüzde 16,2 olan çocuk işçiliği oranının 2024 yılında yüzde 24,9'a çıktığını ifade eden Gökbel, çocukların en çok tarım, mevsimlik işçilik, sanayi, tekstil, hizmet sektörü, tamirhaneler ve lokantalarda çalıştırıldığını söyledi.
Türkiye'deki tablonun endişe verici boyutlara ulaştığını kaydeden Gökbel, "Çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda yeterli adımlar atılmıyor. Aksine çocuklar giderek daha fazla çalışma hayatına sürükleniyor" diye konuştu.
"Dünyada Azalıyor, Türkiye'de Artıyor"
Dünya genelinde çocuk işçiliğinin uzun vadede azalma eğiliminde olduğunu belirten Gökbel, 2024 yılı itibarıyla dünyada 138 milyon çocuk işçi bulunduğunu, bunların yaklaşık 54 milyonunun tehlikeli işlerde çalıştığını söyledi.
Türkiye'deki çocuk işçiliği oranının dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu vurgulayan Gökbel, "Dünya genelinde çocuk işçiliği oranı yüzde 7,8 iken Türkiye'de bu oran yüzde 24,8 seviyesinde. Türkiye dünya ortalamasının yaklaşık üç katı bir oranla karşı karşıya" ifadelerini kullandı.
"MESEM'ler Çocuk İşçiliğinin Yasal Zeminini Oluşturuyor"
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Gökbel, öğrencilerin haftanın büyük bölümünü iş yerlerinde geçirdiğini ve eğitimden uzaklaştığını savundu.
MESEM uygulamasının çocukları ucuz iş gücü haline getirdiğini ileri süren Gökbel, "Eğitim hakkı ikinci plana itiliyor, çalışma hayatı öne çıkıyor. Bu nedenle MESEM'ler çocuk işçiliğinin yasal zeminini oluşturuyor" dedi.
"İş Kazaları Değil, İş Cinayetleri"
MESEM kapsamında çalışan öğrencilerin ciddi iş sağlığı ve güvenliği riskleriyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Gökbel, çocuk işçi sayısındaki artışla birlikte iş kazaları ve ölümlerin de arttığını söyledi.
Bağımsız İletişim Ağı'nın verilerine atıfta bulunan Gökbel, 2024 ve 2025 yıllarında 72 çocuğun MESEM kapsamında yaşanan iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirterek, "Biz buna iş kazası değil, iş cinayeti diyoruz" ifadelerini kullandı.
"Türkiye Avrupa'da İlk Sırada"
Türkiye'nin çocuk işçiliği konusunda Avrupa'da ilk sırada yer aldığını savunan Gökbel, çocukların birçok Avrupa ülkesine göre daha riskli ve tehlikeli işlerde çalıştırıldığını söyledi.
"Çocukların Yeri İş Yerleri Değil, Okullardır"
Eğitim Sen olarak mesleki eğitime karşı olmadıklarını ancak mevcut uygulamalara itiraz ettiklerini belirten Gökbel, mesleki eğitimin okul ve kampüs ortamlarında verilmesi gerektiğini savundu.
Meslek liseleri ve eğitim merkezleri için donanımlı kampüsler oluşturulabileceğini ifade eden Gökbel, laboratuvarlar, atölyeler ve teknik altyapılarla desteklenen güvenli eğitim alanlarının kurulması gerektiğini söyledi.
Çocukların eğitim merkezli ve güvenli ortamlarda yetişmesi gerektiğini vurgulayan Gökbel, "Çocukların bulunması gereken yer iş yerleri değil, okullar ve oyun alanlarıdır. Çocuk haklarını önceleyen bir eğitim modeli oluşturulmalıdır" dedi.
12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nün önemine dikkat çeken Gökbel, çocuk işçiliğinin tamamen ortadan kaldırıldığı bir geleceğin mümkün olduğunu belirterek yetkilileri daha etkin adımlar atmaya çağırdı.