Kütahya

Kütahya İHH Başkanı Yenipazar'dan kritik uyarı: ''Birçok riskle karşı karşıyayız''

Kütahya İHH İnsani Yardım Derneği Başkanı Mustafa Yenipazar, Dumlupınar Gazetesi özel röportajında sivil savunmanın önemini anlattı.

Türkiye, 6 Şubat depremlerinin ardından “asrın felaketi” olarak anılan büyük yıkımın izlerini hâlâ taşıyor. Ancak gündem hızla değişiyor, sosyal medya akışında acılar çabuk unutuluyor. Oysa uzmanlara göre afet gerçeği kapıda beklemeye devam ediyor. 28 Şubat Sivil Savunma Günü, bu gerçeği yeniden hatırlatırken hazırlığın hayati önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Bu kapsamda Kütahya İHH İnsani Yardım Derneği Başkanı Mustafa Yenipazar, Dumlupınar Gazetesi’ne yaptığı özel açıklamada afetlere hazırlığın ertelenemez bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

''Büyük Felaketler Zamanla Unutulabiliyor''

Büyük felaketlere karşı toplumun hazırlıklı olması gerektiğinin altını çizen Yenipazar, “Biz aslında geçmişten gelen bir bilinçle, başımıza bir afet gelmeden önce hazırlık yapabilen bir milletiz. Ancak modern dünyanın yoğun temposu içinde insanlar kendilerine bile vakit ayıramaz hâle geldi. Sosyal medyanın oluşturduğu sanal yoğunlukla birlikte yaşanan büyük felaketler zamanla unutulabiliyor. Bu yüzden toplumun sürekli diri tutulması gerekiyor. Depremden sele, yangından farklı afet türlerine kadar birçok riskle karşı karşıyayız. Bunların hepsine karşı hazırlıklı olmak zorundayız. Halkımızın da bu konuda yüksek bir bilinçle hareket etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Yenipazar, “Eskiden gönüllüler eğitim alırdı ancak bunun resmî bir karşılığı olmazdı. Bugün ise alınan eğitimler sınavlarla ölçülüyor, akreditasyon veriliyor ve ekipler belgelendiriliyor. Bu çok önemli bir gelişme. Bir kayıp vakasında ya da küçük çaplı bir afette devlet ve sivil toplum birlikte hareket ediyor. Bu birliktelik toplumdaki afet bilincinin canlı kalmasına vesile oluyor” dedi.

Afet bilincinin küçük yaşlardan itibaren verilmesi gerektiğine işaret eden Yenipazar, “Eğitimci eğitimleriyle çocuklara, gençlere ve toplumun her kesimine bu bilinci aktarıyoruz. Belediyeler ve valiliklerle yürüttüğümüz projelerle vatandaşlara hem afet öncesinde alınması gereken tedbirleri hem de afet anında nasıl hareket edilmesi gerektiğini anlatıyoruz” şeklinde konuştu.

''Kütahya Ekipleri Olarak İlk Çıkan Ekipler Arasındaydık''

Sivil savunma eğitimine dair konuşan Yenipazar, “İnsanlarımız afetlerde gönüllü olarak sahaya koşuyor ancak eğitim yoksa iyi niyet yeterli olmuyor. Kısa süreli ilk yardım eğitimleri bile hayat kurtarıyor .Gönüllülüğün yalnızca sahada görev almak anlamına gelmediğini vurgulayan Yenipazar, “Lojistik gibi geri plandaki görevler de en az ön cephe kadar önemli. Önemli olan eğitimli olmak ve ihtiyaç anında görev alabilecek durumda olmak” dedi.

Yenipazar, deprem sürecinde yaşananları değinirerek, “Çok büyük bir sınav verdik. Devlet, millet ve sivil toplum birlikte çok hızlı hareket etti. Kütahya ekipleri olarak ilk çıkan ekipler arasındaydık ve Hatay’da uzun süre görev yaptık. Çok zor şartlar gördük. O tecrübelerden büyük dersler çıkardık ve şimdi çok daha hazırlıklıyız. Yürütülen çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirten Yenipazar, “Hedefimiz, afetlere hazırlık konusunda dünyaya örnek olacak bir seviyeye ulaşmak” diyerek deprem sürecinde yaşanları anlattı.

Türkiye’de 1959 yılından bu yana 28 Şubat, Sivil Savunma Günü olarak anılıyor. Sivil savunma; yalnızca savaş dönemlerinde değil, barış zamanında ve doğal afetlerde de halkın can ve mal kaybını en aza indirmeyi amaçlayan tüm çalışmaları kapsıyor. Deprem, sel, yangın ve benzeri felaketlerde koordineli müdahale, bilinçli toplum ve güçlü organizasyon yapısı büyük önem taşıyor.

Afet anlarında en kritik görevlerden birini ise sivil toplum kuruluşları üstleniyor. Arama kurtarma, insani yardım, lojistik destek ve kriz yönetimi gibi alanlarda aktif rol alan bu yapılar, devlet kurumlarıyla birlikte sahada zamanla yarışıyor. Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığını hatırlatan uzmanlar, afetlerin sürpriz değil kaçınılmaz bir gerçek olduğunu ifade ediyor. Bu nedenle sivil savunma bilinci, yalnızca belirli gün ve haftalarda değil, yılın her döneminde canlı tutulması gereken bir sorumluluk olarak öne çıkıyor.