AXA tarafından yayımlanan Mind Health Report 2024 verileri, Türkiye’de ruh sağlığına ilişkin çarpıcı bir tabloyu ortaya koydu. Araştırmaya göre Türkiye, 16 ülke arasında ruhsal sağlık sorunlarının en yaygın görüldüğü ikinci ülke olurken, nüfusun yaklaşık yüzde 38’inin depresyon, anksiyete ve yoğun stres gibi problemlerle mücadele ettiği belirlendi. Listenin ilk sırasında ise yaklaşık yüzde 40 ile ABD yer aldı.
Gençler risk grubunda öne çıkıyor
Raporda en dikkat çeken başlıklardan biri genç yetişkinlerin ruh sağlığı oldu. Özellikle 18–34 yaş aralığında kaygı, tükenmişlik ve stres seviyelerinin diğer yaş gruplarına göre daha yüksek olduğu tespit edildi. Uzmanlar bu durumun temel nedenleri arasında ekonomik belirsizlik, gelecek kaygısı ve iş yaşamındaki yoğun baskıyı gösteriyor.
Çalışma hayatı ve ekonomik koşullar etkili
Araştırmaya göre ruh sağlığını olumsuz etkileyen faktörlerin başında iş kaynaklı stres geliyor. Uzun çalışma saatleri, yaşam maliyetlerindeki artış ve gelir–gider dengesindeki bozulma, bireylerin psikolojik dayanıklılığını zayıflatıyor. Bununla birlikte ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklar ve toplumsal önyargılar da destek alma oranlarını düşürüyor.
Destek alanların oranı düşük
Veriler, ruhsal sorun yaşayan bireylerin önemli bir bölümünün profesyonel destek almadığını ortaya koydu. Uzmanlara göre erken müdahale ve psikolojik destek hizmetlerinin yaygınlaştırılması, tablonun iyileşmesinde kritik rol oynayacak.
Küresel sorun, yerel etkiler
AXA’nın küresel araştırması, dünya genelinde her üç kişiden birinin ruh sağlığı sorunu yaşadığını gösterirken, Türkiye’nin üst sıralarda yer alması dikkat çekti. Uzmanlar, ruh sağlığının bireysel değil toplumsal bir mesele olduğuna vurgu yaparak farkındalık çalışmalarının artırılması gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlardan kritik uyarı
Ruh sağlığına yönelik koruyucu adımların atılması gerektiğini ifade eden uzmanlar, düzenli sosyal yaşam, fiziksel aktivite, dijital denge ve profesyonel destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor.
Türkiye’de ortaya çıkan bu tablo, ruh sağlığının artık ertelenemeyecek bir halk sağlığı konusu olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.