Yerel kalkınmayı doğrudan sahaya yansıtmayı amaçlayan yeni teşvik süreciyle birlikte Kütahya, ekonomik ligini yükseltmeye hazırlanıyor. Açıklanan 2026 yatırım programı, yalnızca klasik destek paketlerinden ibaret değil; aksine kentin doğal kaynaklarını, sanayi altyapısını ve turizm potansiyelini aynı potada eriten kapsamlı bir dönüşüm planı olarak görülüyor.
Uzmanlar, bu süreci “üreten şehir modeline geçiş” olarak tanımlıyor. Amaç, ham madde satan değil işleyen, katma değer yaratan ve teknoloji üreten bir şehir ekonomisi inşa etmek. Bu çerçevede istihdam artışı, yüksek katma değerli üretim ve sürdürülebilir büyüme ana başlıklar olarak öne çıkıyor.
Programın en dikkat çeken ayağını termal turizm yatırımları oluşturuyor. Özellikle Yoncalı Kaplıcaları ve çevresinde planlanan projelerle bölgenin sağlık turizmi kimliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Beş yıldızlı oteller, kür merkezleri, rehabilitasyon tesisleri ve kapsamlı sağlık kompleksleri için yatırımcılara önemli teşvikler sağlanacak.
Bu hamleyle birlikte Kütahya’nın termal kaynakları, yalnızca hafta sonu kaçamaklarının adresi olmaktan çıkıp, yılın her döneminde hizmet veren uluslararası bir sağlık turizmi merkezi haline gelmesi bekleniyor. Yetkililer, yeni tesislerle birlikte konaklama süresinin uzayacağını ve şehir ekonomisine doğrudan döviz girdisi sağlanacağını ifade ediyor.
Teşvik listesinde yer alan otomotiv yan sanayi yatırımları, Organize Sanayi Bölgesi’nde yeni bir hareketlilik başlatacak. Elektrik ve mekanik bileşenlerden fren sistemlerine, motor parçalarından kablo demetlerine kadar pek çok alanda üretim tesislerinin kurulması planlanıyor.
Bu yatırımların, Kütahya’yı tedarik zincirinin kritik halkalarından biri haline getirmesi öngörülüyor. Sektör temsilcileri, özellikle orta ve büyük ölçekli fabrikaların devreye girmesiyle birlikte yüzlerce kişilik yeni istihdam alanı açılacağını belirtiyor. Böylece kent, yalnızca hammadde sağlayan değil, üreten ve ihraç eden sanayi merkezi kimliği kazanacak.
Kentin yer altı zenginlikleri de yeni dönemde farklı bir modele geçiyor. Manyezit, grafit, krom ve bor gibi stratejik madenlerin işlenerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi teşvik kapsamına alındı. Hedef, cevheri doğrudan satmak yerine, nihai ürünü piyasaya sunmak.
Ateş tuğlası, bakır filmaşin ve çeşitli endüstriyel ürünlerin üretimiyle birlikte madenlerin ekonomiye katkısının katlanması bekleniyor. Bu yaklaşım, madencilikte katma değer kavramını merkeze alan yeni bir sanayi ekosistemi oluşturacak.
“Seramik kenti” kimliğiyle bilinen Kütahya, bu alanda da çıtayı yükseltiyor. Geleneksel ürünlerin yanı sıra teknik ve ileri seramik üretimine geçiş için özel destekler planlandı. Alümina, zirkonya ve silisyum karbür gibi yüksek performanslı malzemelerin üretimiyle birlikte savunma, enerji ve teknoloji sektörlerine yönelik yeni bir pazar hedefleniyor.
Bu adımın, kentin sanayi profilini klasik üretimden çıkarıp yüksek teknoloji odaklı bir yapıya taşıması bekleniyor. Uzmanlar, ileri seramik yatırımlarının hem ihracat gelirini artıracağını hem de nitelikli istihdam sağlayacağını dile getiriyor.