Kütahya’nın tarih kokan sokaklarında yükselen ve kentin hafızası olarak kabul edilen anıt çınarlar, bugünlerde bilimsel yöntemlerden uzak, adeta "ev usulü" bir koruma çabasıyla karşı karşıya. Şehrin estetiğine ve tarihine yakışmayan görüntüler, sosyal medyada ve yerel halk arasında büyük yankı uyandırdı. Yüzlerce yıllık ağaçların gövdelerine çakılan tahtalar ve üzerine geçirilen siyah naylon poşetler, Kütahyalıları isyan noktasına getirdi.
"Bilimsel Koruma Bunun Neresinde?"
Kütahya’nın farklı noktalarında bulunan ve tescilli olduğu bilinen bu çınarların gövdelerinde oluşan kovukların ve yaraların, profesyonel bir restorasyon süreci yerine siyah plastik örtülerle kapatılması "pes" dedirtti. Birleşmiş Milletler ve UNESCO kriterlerine göre korunması gereken bu yaşayan mirasların, rüzgardan savrulan naylonlara teslim edilmesi, çevre gönüllülerini harekete geçirdi.
Görgü tanıkları ve mahalle sakinleri, ağaçların durumunu görünce şaşkınlıklarını gizleyemedi. Fotoğraflara yansıyan görüntülerde, ağaç gövdesinin bir kısmının plastik poşetle sarıldığı ve bu poşetin düşmemesi için üzerine gelişigüzel bir tahta parçası çakıldığı görülüyor. Vatandaşlar bu durumu, "Kütahya'nın tarihine ve doğasına büyük bir saygısızlık" olarak nitelendiriyor.
ağaç gövdelerine hava almayacak şekilde naylon sarılmasının son derece tehlikeli olduğunu vurguluyor. Uzmanlara göre, plastik örtü altında oluşan nem ve yüksek ısı, mantar oluşumunu tetikleyerek ağacın içten içe çürümesine neden oluyor. Ayrıca, poşeti sabitlemek için ağaca çivi çakılması ya da tahta monte edilmesi, yaşayan dokuya doğrudan zarar vererek enfeksiyon riskini artırıyor.
Bir Şehrin Kimliği Tehlikede
Kütahya, her köşesinde Osmanlı’nın ve Selçuklu’nun izlerini taşıyan bir açık hava müzesi niteliğindedir. Bu müzenin en değerli parçaları olan canlı anıtlar, sadece birer ağaç değil; kentin tarihine şahitlik etmiş birer "kültür varlığıdır". Mevcut durum, yerel yönetimlerin ve ilgili bakanlık taşra teşkilatlarının denetim mekanizmalarındaki eksikliği de gözler önüne seriyor. Şehrin estetiğini bozan bu görüntünün ne zaman düzeltileceği ve ağaçların hak ettiği bilimsel bakıma ne zaman kavuşacağı ise merak konusu.