29 Ekim Kadınları Derneği Kütahya Şubesi, basın açıklamasında hukuk ihlalleri ve kadın hakları üzerinden sert mesajlar verdi. Açıklamada, kadın hakları, hukuk ihlalleri ve insan hakları başlıklarında dikkat çeken ifadeler yer aldı. 29 Ekim Kadınları Derneği Kütahya Şubesi Başkanı Sevinç Şenol tarafından yapılan açıklamada, son günlerde kamuoyuna yansıyan bazı olayların ciddi hak ihlallerine işaret ettiği belirtilerek, yargı süreçleri ve gözaltı uygulamalarına yönelik eleştiriler dile getirildi.

Açıklamada, gözaltı süreçlerinde yaşandığı iddia edilen uygulamaların insan onurunu zedelediği ifade edildi.Metinde, son yıllarda artan kadın cinayetleri ve kuşkulu ölümler üzerinden kadınların yaşam hakkına dikkat çekildi. Kadınların giderek daha güvencesiz bir yaşamla karşı karşıya kaldığı belirtilirken, bu durumun toplumsal bir sorun haline geldiği kaydedildi.

Kütahya'da korkunç ölüm! Bisiklet sürücüsü, otobüsün altında can verdi
Kütahya'da korkunç ölüm! Bisiklet sürücüsü, otobüsün altında can verdi
İçeriği Görüntüle

''Artan Kadın Cinayetleri Yaşamı Güvencesiz Bir Hale Getirmiştir''

Özellikle Ağrı’da yaşanan bir öğretmenin ölümü örnek gösterilerek, olayın tüm yönleriyle araştırılması ve sorumluların ortaya çıkarılması çağrısı yapılırken, ''Ülkemizde son günlerde yaşanan hukuk ihlallerine iki kadının yaşadıklarının basına yansımasıyla yenileri eklendi. İ.B.B. davasından tutuklu olan Fatoş Pınar Türker’in gözaltı ve ifade süreçlerinde yaşadıkları, hem iç hukukumuza, hemde uluslarası hukuka aykırı uygulamaların artarak devam ettiğinin bir kanıtı olmuştur. Bir insanın yasaların güvencesi altında olması gerektiği bir mekanda karşılaştuğı bu uygulamalar insanlık onurunun ihlal edilmesi, ayaklar altına alınmasıdır. Göz altında olan insanların, eşleri ve çocuklarıyla tehdit edilerek ifadeye zorlanmaları özünde bir suçtur. Son yıllarda artan kadın cinayetleri, kuşkulu kadın ölümleri kadınlar için yaşamı güvencesiz bir hale getirmiştir.

Ağrı’da yaşanan Ayşe Irmak Koparan öğretmenin ölümü de son örneklerden biri olmuştur. Irmak öğretmen kendisine yapılan kötü muameleleri tanıklar da göstererek yargıya başvurmuştur. Ancak bu yakınması dikkate alınmadığı gibi, adeta cezalandırılmış, hiç barınma olanağı olmayan uzak bir yere sürgün edilmiştir. Ömrünün henüz başında olan bu genç öğretmenin yaşadıkları, derhal aydınlatılmalı suçlular bulunarak cezalandırılmalıdır. Yukardaki örneklerde görüldüğü gibi kadınların yaşam hakları başta olmak üzere, tüm insan hakları, büyük emeklerle ve mücadeleyle kazanılmış, yasalarla güvence altına alınmış temel hak ve özgürlükleri giderek kısıtlanmakta hatta yok edilmektedir.Bütün yurttaşları, kadın hak örgütlerini, demokratik, laik, adil bir ülkede yaşamak isteyen herkesi el ele yanyana durmaya ve birlikte mücadele olanaklarını genişletmeye davet ediyoruz. Haklarımızdan, hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz. KARANLIĞA TESLİM OLMAYACAĞIZ.'' ifadelerine yer verildi.

Muhabir: Hüseyin GEZGİN