Kurtuluş Savaşı’nın en çetin günlerinin yaşandığı topraklarda ortaya çıkan bir sahne, Cumhuriyet’in en güçlü sembollerinden birine dönüştü.
Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, 31 Ağustos 1922’de muharebe meydanını gezerken gördüğü manzara karşısında derin bir duyguya kapıldı.

Düşman topçu ateşiyle açılan çukurun içinde kalan bir sancaktar…
Toprak üstünde katılaşmış koluyla sancağı hâlâ dimdik tutuyordu.
Bu görüntü, yapılacak şehitler anıtının ruhunu belirledi.
Temeli Atatürk attı: “Cumhuriyet’in temeli burada taçlandı”
30 Ağustos 1924’te Zafertepe’de düzenlenen törende anıtın temeli bizzat Atatürk tarafından atıldı.
Törende söylediği sözler, yalnızca bir anıtın değil bir devletin hafızasını tarif ediyordu:

“Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçuşan şehit ruhları, Devlet ve Cumhuriyetimizin ebedi muhafızlarıdır…”
Bu anıtın; Türk milletinin fedakârlığını, gazilerin hatırasını ve bağımsızlık iradesini temsil edeceğini vurguladı.
Anıt, 1927 yılında törenle ziyarete açıldı.
Yer değiştiren ama anlamı büyüyen bir anıt
Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı yalnızca bir yapı değil, tarih boyunca taşınan bir hatıra oldu.

1961 – 220 sayılı yasa ile anıtın Berberçam Tepesi’ne taşınmasına karar verildi
1964 – Zafertepe’de Zafer Anıtı yapılınca eser Afyonkarahisar Müzesi’ne kaldırıldı
1979 – Bugünkü yerine yeniden inşa edilerek 30 Ağustos’ta açıldı
Anıtın mimarı ise Türk mimarlık tarihinin önemli isimlerinden Arif Hikmet Koyunoğlu oldu.
Cumhuriyet’in hafızası, milletin iradesi
Bu anıt yalnızca bir şehidin hikâyesini anlatmaz.
Bir milletin:
bağımsızlık kararlılığını
savaş meydanındaki iradesini
Cumhuriyet’e uzanan yolunu
taşa kazır.

Bugün ziyaret edenler için bir anma noktası, tarihçiler için bir belge, bu topraklarda yaşayanlar için ise kimliktir.
Dünden bugüne değişen sadece taşlar oldu
Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı farklı yerlere taşındı, yeniden yapıldı, çevresi değişti.
Ama temsil ettiği ruh hiç değişmedi.




