Termal kaynakları, köklü tarihi ve zengin kültürel mirasıyla öne çıkan Afyonkarahisar, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Kent merkezinden ilçelere uzanan gezi rotaları; Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Milli Mücadele’den Cumhuriyet dönemine kadar uzanan geniş bir tarih yelpazesi sunuyor. İşte Afyonkarahisar’da mutlaka görülmesi gereken duraklar…

Cumhuriyet Şehitliği
Cumhuriyet Şehitliği, Afyonkarahisar’a 9 kilometre mesafede yer alıyor. 1999 yılında inşa edilen şehitlik, Cumhuriyet döneminde hayatını kaybeden Mehmetçik ve polisler anısına yapıldı.
Hakim bir tepe üzerinde konumlanan anıt, hem sembolik hem de manevi bir değer taşıyor. Şehitlerin anısını yaşatan Cumhuriyet Şehitliği, ziyaretçilerine hüzünlü ama gurur dolu bir atmosfer sunuyor.

Gedik Ahmet Paşa Camii
Gedik Ahmet Paşa Camii, 1472 yılında Sadrazam Gedik Ahmet Paşa tarafından Mimar Ayaz Ağa’ya inşa ettirildi. Kurtuluş Caddesi üzerinde yükselen cami, Osmanlı mimarisinin erken dönem özelliklerini yansıtıyor.
Ters “T” planlı yapı, art arda sıralanan iki büyük kubbesiyle dikkat çekiyor. Son cemaat yerindeki altı sütun ve sivri kemerli beş kubbe, yapının estetik bütünlüğünü tamamlıyor. Tek şerefeli minaresindeki yivli süslemeler ve lacivert çiniler, camiye özgün bir görünüm kazandırıyor. 1795 yılında Müftüzade Ahmet tarafından restore edilen caminin giriş kapısındaki onarım kitabesi bu tarihi doğruluyor.
İç mekânda yer alan kalem işi süslemeler ve mermer işçilik, Gedik Ahmet Paşa Camii’ni yalnızca bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda mimari bir başyapıt haline getiriyor.

Sultan Divani Mevlevihanesi
Anadolu’daki ilk mevlevîhânelerden biri olan Sultan Divani Mevlevihanesi, 13’üncü yüzyıla uzanan geçmişiyle dikkat çekiyor. Konya’dan sonra en önemli mevlevî merkezlerinden biri kabul edilen yapı, özellikle 16’ncı yüzyılda Sultan Dîvânî döneminde büyük önem kazandı.
Hz. Mevlânâ’nın yedinci kuşak torunlarından olan Sultan Dîvânî, burayı Mevlevîlik açısından güçlü bir ilim ve irfan merkezine dönüştürdü. Bugün Sultan Divani Mevlevihanesi, tasavvuf kültürünü yakından tanımak isteyenlerin uğrak noktası.

Zafer Kent Ormanı
Şehir merkezine yakın konumuyla dikkat çeken Zafer Kent Ormanı, yaklaşık 1,5 milyon metrekarelik geniş bir alana yayılıyor. Anketle belirlenen adıyla hizmete açılan orman, modern peyzaj düzenlemeleriyle donatıldı.
Orman içinde kır lokantası, kahvaltı evi, amfi tiyatro, şelale, bisiklet yolu ve çocuk oyun parkları bulunuyor. Adrenalin tepesi ve yel değirmeni gibi sembolik yapılar ise alanı farklı kılıyor. Zafer Kent Ormanı, hem aileler hem de doğa sporlarıyla ilgilenenler için cazip bir alternatif sunuyor.

Çay Kervansarayı
Çay Kervansarayı, diğer adıyla Taşhan, Anadolu Selçuklu döneminin özgün yapılarından biri. 1278 yılında III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Ebul-Mücahhit Yusufhan tarafından Mimar Mehmet oğlu Oğul Bey’e yaptırıldı.
Kare planlı ve kale görünümündeki yapı, dört fil ayağı ve tonoz örtüsüyle dikkat çekiyor. Kapı üzerindeki pars arması, mimarın imzası niteliğinde. Çay Kervansarayı, Selçuklu taş işçiliğinin Anadolu’daki nadir örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Büyük Taarruz Karargahı
Büyük Taarruz Karargahı, Milli Mücadele’nin en kritik aşamalarından birine ev sahipliği yaptı. Mustafa Kemal Atatürk, 24 Ağustos 1922’de Şuhut’a gelerek Hacı Veli Konağı’nda konakladı ve burayı geçici karargâh olarak kullandı.
Yanında Salih Bozok ve diğer yaverleri bulunan Atatürk, Büyük Taarruz öncesi hazırlıklarını burada yürüttü. Bugün Büyük Taarruz Karargahı, ziyaretçilere Kurtuluş Savaşı’nın ruhunu yerinde hissettiren önemli bir durak.

Bolvadin Müzesi
Bolvadin Müzesi, Eski Tunç Çağı’ndan Cumhuriyet dönemine kadar uzanan geniş bir koleksiyona sahip. 988 eserin yer aldığı müzede arkeolojik buluntular, etnografik eserler ve sikkeler sergileniyor.
Özellikle Bolvadin’in kaymakçılığı, hasırcılığı ve el sanatları gibi yerel değerleri ön plana çıkarılıyor. İki katlı yapıda konferans salonu, teşhir alanları ve kütüphane bulunuyor. Bolvadin Müzesi, kentin kültürel belleğini yaşatan önemli merkezlerden biri.




