Kutlu Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Avrupa Türklerinden Sorumlu Ali Aker, Dumlupınar Gazetesi’ne yaptığı açıklamalarda Avrupa’da yaşayan Türklerin karşılaştığı sorunları, Türk iş insanlarının Türkiye’ye yatırım yapmasının önündeki engelleri ve Kütahya’nın yatırım potansiyelini değerlendirdi.
Almanya’da 46 yıldır yaşadığını belirten Aker, Avrupa’da yaşayan Türklerin Türkiye ile bağlarının güçlü şekilde devam ettiğini vurgulayarak, yurt dışında yaşayan vatandaşların daha fazla desteklenmesi gerektiğini söyledi. Aker, özellikle Kütahya’ya yatırım yapılması, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve Türk dünyasında birlik ve beraberliğin artırılması yönünde önemli mesajlar verdi.
“AVRUPA’DA YAKLAŞIK 7 MİLYON TÜRK VAR”
Avrupa’da yaşayan Türklerin ekonomik ve toplumsal açıdan önemli bir güce sahip olduğunu belirten Ali Aker, kendilerini “gurbetçi” veya “Almancı” yerine Batı Avrupalı Türkler olarak tanımlamak istediklerini ifade etti.
Almanya’da 150 bin Türk iş insanı bulunduğunu dile getiren Aker, Türklerin yaşadıkları ülkelerin ekonomilerine önemli katkılar sunduğunu ancak buna rağmen zaman zaman yabancı olarak görüldüklerini savundu.
Aker, Avrupa’daki Türk toplumunun hem yaşadığı ülkeye hem de Türkiye’ye önemli katkılar sağlayabilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek, bu gücün daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“ENTEGRASYON, YAŞADIĞINIZ ÜLKENİN KANUNLARINA UYMAKTIR”
Avrupa’da yaşayan Türklerin karşılaştığı sorunlara değinen Aker, özellikle Almanya’da entegrasyon kavramının yanlış yorumlandığını düşündüğünü söyledi.
Türklerin topluma uyum sağlamak adına kendi kültürlerinden uzaklaşmalarının beklenmemesi gerektiğini belirten Aker, entegrasyonun temelinde yaşanılan ülkenin kanunlarına uymanın bulunduğunu ifade etti.
Aker, “Onlar istiyor ki biz onlar gibi giyinelim, onlar gibi hayat yaşayalım. Yani bu entegrasyon değil. Entegre olmak, yaşadığınız ülkenin kanunlarına uymak demektir” diye konuştu.
Almanya’da aşırı sağın yükselişi ve göçmenlere yönelik tutumların Avrupa’daki Türkleri de etkilediğini savunan Aker, Türkiye’nin yurt dışında yaşayan vatandaşlarına daha fazla sahip çıkması gerektiğini vurguladı.
Başkonsolosluklar ve ilgili devlet kurumlarının, sorun yaşayan Türk vatandaşlarına daha fazla destek vermesinin önemine dikkat çekti.
“EURO 55-56 TL OLSA DA VATANIMIZA GELECEĞİZ”
Türkiye ile Avrupa’da yaşayan Türkler arasındaki bağların yalnızca ekonomik ilişkilerle sınırlı olmadığını belirten Ali Aker, vatan sevgisinin döviz kurundaki değişimlerle ölçülemeyeceğini söyledi.
Türkiye’den Avrupa’ya göçün 1961 yılında başladığını hatırlatan Aker, ilk kuşak Türklerin büyük zorluklar yaşadığını ancak ülkeleriyle bağlarını hiçbir zaman koparmadığını ifade etti.
Aker, Avrupa’da yaşayan Türklere yönelik olumsuz söylemlere tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:
“Biz bu toprakların bir parçasıyız, has ve öz evlatlarıyız. Buradan gittik ama vatanımızdan, milletimizden vazgeçmedik.”
Döviz kurundaki yükselişin Türkiye’ye duyulan sevgiyi değiştirmeyeceğini belirten Aker, “Euro ve hatta mark 1 TL iken de biz vatanımıza geliyorduk. Şu an 55-56 TL oldu, biz gene vatanımıza, milletimize geleceğiz. Çünkü bizim kalbimiz burada atıyor” dedi.
MESLEKİ EĞİTİM VE ÜRETİM EKONOMİSİ VURGUSU
Türkiye’nin ekonomik kalkınması için mesleki eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini savunan Ali Aker, gençlerin yalnızca teorik bilgiyle değil, uygulamalı eğitimle de iş hayatına hazırlanmasının önemine dikkat çekti.
Meslek sahibi olmanın üretime katkı sağlamak ve ekonomik bağımsızlık açısından önemli olduğunu belirten Aker, gençlerin kendi alanlarında uzmanlaşmaları gerektiğini ifade etti.
Aker, “Meslek eğitiminizi yapın, üretime katkınız olsun ve kendinizi o dalda yetiştirin. Akademisyen de olun, ustabaşı da olun, mühendis de olun, mimar da olun” diye konuştu.
Türkiye’de üniversite mezunu sayısının yüksek olmasına rağmen üretim alanında daha fazla gelişme sağlanması gerektiğini savunan Aker, mesleki ve teknik eğitimin yaygınlaştırılmasını istedi.
Üniversitelerin eğitim yapısı ve mesleki eğitim kurumlarının kapasitesi konusunda yeni değerlendirmeler yapılabileceğini belirten Aker, üretimin artmasının ekonomik refah açısından önem taşıdığını dile getirdi.
Türkiye’de yükselen fiyatların vatandaşların yaşamını zorlaştırdığını da ifade eden Aker, daha iyi yaşam koşulları için doğru ekonomik politikaların uygulanması gerektiğini söyledi.

AVRUPALI TÜRK İŞ İNSANLARINA KÜTAHYA’YA YATIRIM ÇAĞRISI
Ali Aker’in açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri de Avrupa’da yaşayan Türk iş insanlarının Türkiye’ye ve özellikle Kütahya’ya yatırım yapması oldu.
Yurt dışında faaliyet gösteren ticaret müşavirlikleri, elçilikler ve başkonsoloslukların yatırımcılarla Türkiye’deki fırsatlar arasında daha güçlü bir köprü kurması gerektiğini belirten Aker, teşvik ve hibe desteklerinin yeterince tanıtılmadığını savundu.
Türkiye’de yatırım yapmak isteyen iş insanlarının öncelikle kapsamlı araştırma yapması gerektiğini vurgulayan Aker, yanlış yönlendirmelerin bazı yatırımcıların maddi kayıplar yaşamasına neden olduğunu söyledi.
Aker, “Türkiye’mizde daha çok hibeler var, destekler var. Bunları bir şekilde anlatamıyorlar. Türkiye’de iş yapacak insanlar çok iyi bilgilenmeli, yapacakları işi araştırmalı ve devletimizin verdiği hibelerden, desteklerden faydalanmalı” ifadelerini kullandı.
Yurt dışında yetişen gençlerin bilgi ve tecrübelerinin Türkiye’ye kazandırılmasının önemine değinen Aker, devlet kurumları ile ticari temsilciliklerin iş birliği yapması gerektiğini belirtti.
“KÜTAHYA’NIN YATIRIM POTANSİYELİ DAHA FAZLA DEĞERLENDİRİLMELİ”
Kütahya’nın tarihi, kültürel ve ekonomik açıdan önemli fırsatlara sahip olduğunu belirten Ali Aker, kentin yatırım potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Porselen, madencilik ve üretim sektörlerinin Kütahya açısından önemli alanlar arasında bulunduğuna dikkat çeken Aker, Avrupa’da faaliyet gösteren Türk iş insanlarının kentteki yatırım fırsatları hakkında daha fazla bilgilendirilmesini istedi.
Bazı gelişme bölgelerinde arsa tahsisi ve çeşitli desteklerin bulunduğunu ancak bu imkânların yeterince bilinmediğini ifade eden Aker, yatırımcıların doğru ve kapsamlı bilgiye ulaşmasının önemini vurguladı.
Avrupa’daki Türk iş insanları ile Türkiye’deki üreticilerin bir araya gelmesi gerektiğini belirten Aker, ortak toplantılar ve iş görüşmeleriyle yatırım olanaklarının geliştirilmesini önerdi.
Aker, iş dünyası temsilcilerinin kamu kurumları ve yerel yöneticilerle istişare ederek hem ticari başarılarını artırabileceklerini hem de ülke ekonomisine katkı sağlayabileceklerini dile getirdi.
BEYİN GÖÇÜNE KARŞI NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ VURGUSU
Eğitim sistemi ve beyin göçü konusunda da değerlendirmelerde bulunan Ali Aker, yetişmiş insan gücünün Türkiye’nin üretim kapasitesine katkı sağlaması gerektiğini ifade etti.
Almanya’daki eğitim sistemine ilişkin gözlemlerini paylaşan Aker, öğrencilerin yeteneklerine ve akademik başarılarına göre yönlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Mesleki eğitimin gençlere iş disiplini kazandırdığını ve çalışma hayatına daha donanımlı hazırlanmalarını sağladığını belirten Aker, Türkiye’de de uygulamalı eğitime daha fazla önem verilmesini istedi.
Üniversite eğitiminin mesleki yeterlilikle desteklenmesi gerektiğini savunan Aker, teorik bilginin uygulamayla birleştirilmesinin hem istihdam hem de üretim açısından önemli olduğunu kaydetti.
“KÜTAHYA’MIZI TANIYALIM, GELİN GÖRÜN, GEZİN”
Kütahya’nın tarihi ve kültürel değerlerinin daha fazla tanıtılması gerektiğini belirten Ali Aker, özellikle Dumlupınar’ın Millî Mücadele tarihindeki önemine dikkat çekti.
Dumlupınarlı olduğunu ifade eden Aker, kentin Kurtuluş Savaşı ve Büyük Taarruz açısından taşıdığı tarihî değerin gelecek kuşaklara doğru şekilde aktarılması gerektiğini söyledi.
Aker, “Kütahya’mız çok güzel, tarihin olduğu yer. Bu arada biliyorsunuz ben Dumlupınarlıyım. Gazetemiz de Dumlupınar. Cumhuriyetin kurulduğu topraklar, kurtuluşun olduğu toprak. Bütün her tarafı gezin” dedi.
Dumlupınar’ın tarihî öneminin Çanakkale ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Aker, Atatürk ve Millî Mücadele kahramanları hakkında yapılan olumsuz paylaşımlara karşı tarihî gerçeklerin korunması çağrısında bulundu.
Kütahya’nın tarihî mirasının turizm açısından da değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Aker, vatandaşları kenti tanımaya, tarihî mekânları ziyaret etmeye ve kültürel değerlere sahip çıkmaya davet etti.
ALİ AKER’DEN TÜRK DÜNYASINDA BİRLİK VE BERABERLİK MESAJI
Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik mesajı veren Kutlu Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali Aker, Türkiye’de ve Türk dünyasında dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Vatandaşların birbirine karşı saygılı olması ve toplumsal birlikteliğin korunması gerektiğini belirten Aker, Türk devletleri arasında daha güçlü iş birliği kurulmasını temenni etti.
Aker, “Biz dünyada birlik olmamız gerekiyor. Özellikle Türkiye’mizde ve Türkiye’mizin bütün Türk dünyasına örnek olacak şekilde birlik içinde olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Türk devletleri arasında ortak hedefler doğrultusunda daha güçlü ilişkiler kurulmasını isteyen Aker, ortak bir Türk birliği ve Türk parası oluşturulması yönündeki temennisini de dile getirdi.
Ali Aker, açıklamalarını Kütahyalılara ve Türk dünyasına selamlarını ileterek tamamladı.




