Kütahya Belediyesi Özel Güvenlik ve Personel A.Ş. ve SİMPAŞ çalışanları, her ayın 15’inde aldıkları maaşlarını bu ay yüzde 25 kesinti ile aldı.

Sosyal medyada olayı köpürtmek isteyenlere gün doğdu. Oysa belediye çalışanları bu kesintiye büyük bir tepki göstermemiş, en yakın zamanda haklarını eksiksiz alacakları söylemine itibar etmişlerdi. Durumdan gerçek anlamda mağdur olanlar ses etmiyor, hiç mağdur olmayanlar ise kızılca kıyameti koparıyorlardı. Vallahi hayret…

2004 yılından bu yana ilk kez yaşanan bu durum nasıl peyda oldu? Buna biraz bakalım isterseniz.

2004 yılından bu tarafa belediyeyi yöneten AK Partili (15 yıl) ve MHP’li (5 yıl) başkanlar hiç bütçe sorunu yaşamadan, istedikleri gibi işçi aldılar, konserler verdiler, mahallelerde kahvaltılar, iftarlar, yurtdışı ve yurtiçi  gezileri ve daha birçok buna benzer şey… Su gibi akan para vardı ama SGK ya da maliye borçları hep ötelendi. “Öderiz bakalım” kafasıyla 2024’e kadar gelindi.

CHP’li Eyüp Kahveci belediyeyi kazanınca, “Önce devletin alacaklarını ödeyin bakayım” talimatıyla para dengesi altüst edildi. İstenen sermaye artırımlarına “Biz o kadar istemiyoruz, yüzde 47 yeter” dediler. Kahveci ve kurmayları gece yarılarına kadar ellerinde hesap makinesi, doludan aldılar olmadı, boşa koydular dolmadı. Nasıl çıkılacaktı işin içinden?    

Son iki belediye meclisi toplantısında bunun işaret fişeğini atan Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, “Al takke ver külâh yapıyoruz” deyip ekonomik durumun ne kadar içler acısı bir hâlde olduğunu belirtmişti.

Sanayiden cıvata dahi alamadıklarını söylemişti Kahveci. Alacaklıların icra yolu ile paralarını tahsil etmeye başladıkları, SGK’nın ve maliyenin de alacakları için İller Bankası’ndan gelen paranın da kesildiğini söyleyen Eyüp Kahveci, “Özel Güvenlik ve Personel A.Ş.’nin sermaye artırımı yapması lazım” demişti.

Yukarıda da belirttiğim üzere en son olarak, kapatılan Fazilet Partisi zamanında (Süleyman Canan dönemi) böyle bir durum yaşayan Kütahya Belediyesi işçileri, yıllar sonra ilk kez maaşlarını eksik aldı ama memurlar maaşlarının tamamını aldı.

“2024 yerel seçimlerinde Cumhur İttifakı olarak biz kaybettik madem, bu işe bir fatura kesilmeli” diyorsanız, gariban işçiye fatura kesmeyin baylar.

Sizin yaptığınız muhalefet nedeniyle hatta ileri gideyim, SGK’nın “silkeleme” politikası yüzünden gelinen nokta çok açık. Bu işin bir sonraki adımı işçi çıkartmalara kadar gitmemeli. “Madem maaşları ödeyemiyoruz, personel azaltmaya gidelim” denilmesin. Sayın Kahveci, önceki meclis toplantılarında bunun da sinyalini vermişti.

Bu konudan bağımsız olarak, nereden geldiyse aklıma, halk arasında çok kullanılan bir cümle geldi: “Alavere, dalavere Kürt Mehmet nöbete…”

İTİBARINIZDAN TASARRUF EDİVERİN

22 senedir “İtibardan tasarruf olmaz” mantığı ile yönettiğiniz Türkiye Cumhuriyeti ekonomisi, son 10 yıl içinde tepe taklak oldu. Yazık, kemeri sıkan hep halkımız olurken, ekonomiyi yönetenler ve diğerleri kemer sıkar gibi görünüp itibarlarından zerre denli tasarruf etmedi. Hep vatandaştan kemer sıkması istendi. Özal zamanında çıkan “Orta direk” sınıfı da yok edildi. Artık ya zenginsin ya da yoksul. Hatta açlık sınırının bile altında yaşam mücadelesi verenlere bakılırsa durum daha da vahim. Rica etsek birazcık itibarınızdan tasarruf eder misiniz?

HALKA RAĞMEN KAZANAMAZSINIZ

Devlet, kendi unsuru olan belediyelerin gırtlağını neden sıkar? Halkı nefes alamaz hâle getirirseniz ve aldığı hizmetler aksamaya başlarsa, yapılacak ilk seçimde halk, mevcut seçilmişleri seçmeyip iktidarın bir adayını mı seçer? Böyle mi düşülüyor acaba?

Çok açık söyleyeyim, halk bu kez açık ara farkla seçer ve siz yine kaybetmiş olursunuz. Bence muhalefeti yaparken işin ucunu halka dayandırmayın. Belediye işçisine dayandırmayın. Halka rağmen siyaset yapıp, halktan oy alacağını düşünmek büyük bir garabettir. Alacak verecek hesabını yaparken, halkı düşünün yeter…

Sevgiyle kalın…

GÜZEL CÜMLELER

Halka rağmen siyaset yapanlar hiçbir zaman kazamamışlardır. Kaybetmenin başlangıcı halka uygulanan tutumdur.