Hafta sonu, YouTube’dan nostaljik videolar izledim. Eğlence ve yarışma programları çok ilgimi çekti. Fark ettiğim ortak şeyler vardı. İnsanlar doya doya eğleniyor, samimiyet ön planda, libidosunu ön plana çıkartmayan kadınlar, sapıkça bakmayan adamlar vardı izlediğim programlarda. Bir de en önemlisi; insanların yüzü gülüyordu. 1980’lerin sonu 90’ların başı…
Ne güzeldi o günler hatırlar mısınız? Çocukluktan gençliğe adım attığım o yılların özlemi ile nostalji esintisi yaparken, aklıma şuanda Kütahya sokaklarında gördüğüm insanlar geldi. Çoğunluğun yüzü asık, dertli bir eda takınmış, asabi duruşlu kadınlar ve adamlar. Belki başka illerde de durum böyledir bilmiyorum ama gördüğüm kadarıyla Kütahya’da insanlar mutsuz.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan “En mutlu iller” araştırmasında ön sıralarda çıkan Kütahya’nın, realitede yüzü asık ve mutsuz.
DÜNYA GAİLESİ İNSANLARI PERİŞAN EDİYOR
Dünyayı mamur etmek için uğraşan insanlar oldu çoğumuz. İsteklerimiz, beklentilerimiz ve dahi beğenilerimiz arttı. Batıdan mutsuzluk ithal ettik aslında biz. Ceplerimizde tomarla para yoktu ama mutsuz değildik eskiden. Şimdi, Müslüman olduğunu söyleyen ve Allah’ın ona rızık konusunda kefil olduğunu bilmeyen güruhlar, aç kalma korkusuyla hem mutsuz hem de çaresiz görünüyor.
İNSAN MI HAYVAN MI?
Aslında bu durum çok eskilere dayanıyor. İnsanın, medenileşemediği yıllardan gelen genetik mirasımıza doğru hızla koşuyoruz. Daha da kabaca söylemem gerekirse, Âdem olmadan önceki dönemlerimizdeki gibi gailelerimiz var artık.
“Ya aç kalırsam, ya yavrumu besleyemezsem, ya eşleşecek bir karşı cins bulamaz isem…” Bunlar uzar gider. Hayvani asırlarımıza döndürdü bizi dünya gailesi. Oysa insan, efendi, şerefli, sevgili, şefkatli, merhametli ve en önemlisi ise Allah’ın yeryüzündeki halifesi değil mi?
İNSAN NEYE BENZER?
Babamın ahretlik kardeşi, bizim de hem ustamız hem de ağabeyimiz, Gazeteci-Yazar Ahmet Tezcan’ın senaryosunu yazdığı, bir zamanlar TRT’nin reyting rekorları kıran yapımı “Yedi Güzel Adam” isimli diziden bir sahneyi size kısaca aktaracağım. Kendisine sağlık ve mutluluklar diliyorum…
Hiç düşündünüz mü, insan neye benzer? Kuşa benzer. Biraz zorlarsak uçar gider. Hani, “kuş misali” derler ya… Çıtalı nedir bilir misiniz siz? Çıtalı, yani uçurtma. İnsan, çıtalıya benzer aslında.
İNSAN doğar CAN kazanır. Büyür GÜÇ kazanır. Gücünü İKRÂR’ından alır. İkrar, verdiği kararlardır. Eğer kararında ADALETLİ ise erdemli olur. Adaletinde KEMÂL’i bulursa KÂMİL (olgun) olur. Yunus Emre’nin dediği gibi; “Ten fânidir, can ölmez, gidenler yine gelmez, ölür ise ten ölür, Canlar ölesi değil.”
Bunlardan biri eksik olursa çıtalı uçamaz, insan da KÂMİL olamaz. KÂMİL olmayana da İNSAN denmez zaten. BEŞER denir. Beşer, deri demektir. Bildiğimiz deri, hani şu üstümüzde olan. Ayağımıza giydiğimiz yemeni gibi… Ama o sonsuza dek yaşayamaz, dayanıksızdır çünkü! İşte bu yüzden beşer, hep şaşar. Zayıftır çünkü. Ona güç verecek, onu yaşatacak olan şey eksiksiz adaletle alacağı kararlardır. Ancak işte o zaman İNSAN olur…
HAK EDEN HAK ETTİĞİNİ ALACAKTIR
Bu başlığı anlatmak için size sadece “KARMA” hakkında kısaca ansiklopedik bilgi aktaracağım. Bu da zaten yeterli, olacaktır haddizatında.
Karma, gücünü “eylem” ifadesinden alır. Doğadaki her şey, eylemin ve onun yarattığı dalgaların üzerine kuruludur. İnsan bedeni ve zihni; verdiği kararlar, vardığı yol ayrımları ve harekete geçirdiği düşüncelerin yarattığı sonuçlara göre bir hayat rotası çizer.
Shatapatha Brahmana, karmayı şu şekilde açıklar: “Vücut ölse bile ölümsüz olan ruh, pek çok hayat alternatifiyle kendi yolculuğuna devam eder. Bu yolculuk boyunca yeniden doğuşu meydana getiren eylemi ve tepki çemberini (karmayı) yaratır. Harekete geçirdiğimiz tüm eylemler, geleceğimizi oluşturan etkenlerdir.”
Bundan şu anlaşılmalıdır ki insan kendi kendinin dünyasına doğar…
Bu ansiklopedik bilgilerin ardından kısacık da olsa şunları söylemeliyim. İyilik yaparsan mutlaka iyilik kazanacaksın. Kötülük yaparsan mutlaka kötülük kazanacaksın. Bu kazanımların sana bugün burada, ya da yarın başka bir âlemde mutlaka ama mutlaka yüklenecek. İyilik yap iyilik bul. Kötülük yapma ki kötülük bulma. Adil ol ki sana da adaletli davranılsın. Sen çok kıymetlisin Can, farkına var kendinin…
Sevgiyle kalın…
GÜZEL CÜMLELER
Ancak, gayesi onurlu olan bir hayatın bir değeri vardır. HEGEL




