CHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz, kamu-özel işbirliği modeliyle işletilen şehir hastanelerine ödenen devasa bütçelere sert tepki gösterdi. Şahbaz, sadece 18 şehir hastanesi için 2025 yılında ödenen toplam tutarın 111 milyar 100 milyon TL’ye ulaştığını belirterek, bu parayla onlarca devlet hastanesi yapılabileceğini vurguladı.
“Öngörülen Bütçe Aşıldı, Fatura Yine Millete Kesildi”
Şahbaz, 2025 yılı için şehir hastanelerine ayrılan ödeneğin 104 milyar 600 milyon TL olarak planlandığını ancak gerçekleşen harcamanın bunun da üzerine çıkarak 111 milyar 100 milyon TL’ye ulaştığını açıkladı.
“Sadece 18 şehir hastanesi için ödenen bu parayla, Türkiye’nin dört bir yanına onlarca yeni devlet hastanesi yapılabilirdi” diyen Şahbaz, rakamlarla çarpıcı bir karşılaştırma yaptı.
“Bu Parayla 106 Devlet Hastanesi Yapılabilirdi”
CHP’li Şahbaz’ın verdiği bilgilere göre:
-
200 yataklı 62 devlet hastanesi,
-
300 yataklı 44 devlet hastanesi
sadece bir yıllık şehir hastanesi ödemesiyle inşa edilebilirdi.
“Bu tablo, kaynakların nasıl yanlış kullanıldığını açıkça göstermektedir” ifadelerini kullandı.
“Sağlık Bakanlığı Bütçesinin %10’u Buraya Gidiyor”
Şahbaz, şehir hastanelerine yapılan ödemelerin Sağlık Bakanlığı bütçesinin yaklaşık %10’una, tedavi hizmetleri bütçesinin ise yaklaşık %13’üne denk geldiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Şehir hastaneleri artık sağlık hizmeti üretmenin değil, özel şirketlere kaynak aktarmanın bir aracına dönüşmüştür.”
“Bütçeyi Yutan Bir Kara Delik Haline Geldi”
Açıklamasında sert ifadeler kullanan Şahbaz, mevcut sistemi şu sözlerle eleştirdi:
“Şehir hastaneleri, Sağlık Bakanlığı bütçesinin çok büyük bir bölümünü yutan dev bir kara deliğe dönüşmüş durumda. Bu sürdürülebilir değildir. Halkın vergileri birkaç şirkete garanti ödemeler olarak akıtılıyor.”
“Kamunun Sağlık Yatırımları Geri Planda Kaldı”
Şahbaz, bu ödeme yükü nedeniyle kamunun kendi hastanelerini yapma ve mevcut sağlık tesislerini güçlendirme imkanının her geçen yıl daha da azaldığını vurgulayarak, sağlık sisteminin ticari mantıkla değil, kamu yararıyla yönetilmesi gerektiğini ifade etti.




