Çin otomobil ihracatı 2025’te ne yaptı?

Küresel otomotiv sektörü, son yılların en sert dönüşüm sürecinden geçerken, bu değişimin merkezinde artık tartışmasız şekilde Çin yer alıyor. China Passenger Car Association (CPCA) tarafından açıklanan 2025 verileri, Çin’in yalnızca üretim üssü değil, aynı zamanda dünyanın en büyük otomobil ihracatçısı konumuna yükseldiğini ortaya koydu.

Açıklanan rakamlara göre Çin, 2025 yılı boyunca 8,32 milyon adet araç ihraç ederek kendi rekorunu bir kez daha geliştirdi. Bu rakam, birçok ülkenin toplam otomobil üretimini bile geride bırakıyor. Asıl çarpıcı detay ise bu ihracatın 3,43 milyon adetlik bölümünün elektrikli araç ve hibrit modellerden oluşması oldu. Bu tablo, Çin’in yalnızca ucuz üretimle değil, teknolojiyle de oyunun kurallarını değiştirdiğini gösteriyor.

Bugün BYD, Geely, Nio ve Chery gibi markalar artık yalnızca Asya’da değil, Avrupa’dan Latin Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada ciddi pazar payları elde ediyor.

Çin otomobil ihracatı liderleri kimler oldu?

2025 listesinde zirve değişti mi?

2025 verileri, Çin otomobil ihracatı pazarlarının ne kadar çeşitlendiğini açıkça ortaya koyuyor. Listenin zirvesinde bu yıl sürpriz bir ülke yer aldı: Meksika. Kuzey Amerika pazarına açılan kapı olarak görülen Meksika, Çinli markalar için stratejik bir üs haline gelmiş durumda.

İkinci sırada ise Rusya bulunuyor. Batılı otomobil markalarının ülkeden çekilmesiyle oluşan boşluk, Çinli üreticiler tarafından çok hızlı dolduruldu.

Kütahya'da dengeler değişiyor: İl, sanayi şehrine dönüşüyor
Kütahya'da dengeler değişiyor: İl, sanayi şehrine dönüşüyor
İçeriği Görüntüle

İşte Çin’in 2025 yılında en çok araç ihraç ettiği ilk 10 ülke:

  1. Meksika: 625.187 adet

  2. Rusya: 582.738 adet

  3. Birleşik Arap Emirlikleri: 571.937 adet

  4. İngiltere: 335.551 adet

  5. Brezilya: 322.076 adet

  6. Suudi Arabistan: 302.189 adet

  7. Belçika: 300.103 adet

  8. Avustralya: 297.382 adet

  9. Filipinler: 256.681 adet

  10. Kazakistan: 211.545 adet

Bu tablo, Çinli otomobil markalarının artık yalnızca gelişmekte olan ülkelere değil, Avrupa ve Körfez gibi yüksek standartlı pazarlara da güçlü biçimde girdiğini gösteriyor.

Elektrikli araçlar ihracatta nasıl başrol oynuyor?

Çin neden EV pazarında bu kadar güçlü?

Çin’in ihracat başarısının arkasındaki en büyük güç, tartışmasız şekilde elektrikli araç teknolojisi. 2025’te toplam ihracatın yaklaşık %41’i elektrikli ve elektrik destekli modellerden oluştu. Bu oran, Çin’in fosil yakıttan çıkış sürecini ne kadar erken ve agresif yönettiğini ortaya koyuyor.

Bu alanda listenin zirvesinde ise Belçika yer alıyor. Bunun en önemli nedeni, ülkenin Avrupa’nın lojistik merkezi olması. Çin’den gelen araçlar, Belçika limanları üzerinden tüm kıtaya dağıtılıyor.

Çin’in en çok elektrikli/hibrit araç gönderdiği ilk üç ülke:

  • Belçika: 284.921 adet

  • İngiltere: 231.181 adet

  • Meksika: 221.027 adet

Bu veriler, Çinli markaların Avrupa’nın katı regülasyonlarını aşıp pazarda kalıcı olmaya başladığını net biçimde gösteriyor.

Türkiye listede neden yok?

Çinliler Türkiye’ye otomobil satamıyor mu?

Son yıllarda Chery, MG, BYD gibi markalar Türkiye yollarında daha sık görülmeye başlasa da, Türkiye 2025’in ilk 10 ithalatçı ülkesi arasına giremedi. Bu durum kamuoyunda “Çinliler Türkiye’ye otomobil satamıyor mu?” sorusunu yeniden gündeme getirdi.

Bunun arkasında birkaç temel neden bulunuyor:

  • Çin menşeli araçlara uygulanan ek gümrük vergileri, ithalat adetlerini sınırlıyor.

  • Türkiye pazarı hâlâ büyük ölçüde Avrupa markalarının etkisi altında.

  • Yerli üretim ve iç pazar dengeleri de ithalat politikasını doğrudan etkiliyor.

Buna rağmen Türkiye’de elektrikli otomobil pazarının hızlı büyümesi, önümüzdeki yıllarda bu tablonun değişebileceğini gösteriyor. Çinli markaların Türkiye’de üretim tesisi kurma ihtimali ise dengeleri tamamen altüst edebilir.

Küresel otomotiv dengesi nereye gidiyor?

2025 rakamları, Çin’in artık küresel otomotiv sahnesinde bir “takipçi” değil, doğrudan oyun kurucu konumda olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle elektrikli araç pazarındaki bu agresif büyüme, Avrupa ve ABD merkezli dev üreticileri ciddi biçimde zorluyor.

Önümüzdeki dönemde ticaret savaşları, ek vergiler ve yerli üretim hamleleri bu rekabeti daha da sertleştirecek gibi görünüyor.

Muhabir: Münever Yılmaz