Evde bakım yardımında yeni dönem başladı
Evde bakım yardımı alan binlerce vatandaşı yakından ilgilendiren önemli bir düzenleme yürürlüğe girdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ortak çalışmasıyla hazırlanan yeni yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlanarak uygulanmaya başlandı. Yapılan değişikliklerle birlikte, yardım sisteminde hem gelir hesaplama kriterleri hem de denetim mekanizması baştan aşağı yenilendi.
Yeni düzenlemenin temel hedefi, sosyal yardımın gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlamak ve suistimallerin önüne geçmek. Bu kapsamda özellikle araç sahipliği, kira geliri ve bakım veren-bakım alan ilişkisi gibi başlıklarda daha net ve bağlayıcı kurallar getirildi.
Gelir hesabında araç ve kira geliri belirleyici olacak
Yeni yönetmelikle birlikte hane geliri hesaplamasında önemli bir değişikliğe gidildi. Artık hanede bulunan binek araçların değeri, doğrudan gelir hesabına dahil edilecek. ÖTV muafiyet limitini aşan araçların bu sınırı geçen kısmının 120’de biri, aylık gelir olarak hesaplamaya eklenecek.
Eğer hanede birden fazla araç varsa, bu kez kasko ya da piyasa rayiç bedeli en yüksek olan araç için bu yöntem uygulanacak, diğer araçların ise tam bedelinin 120’de biri gelir olarak dikkate alınacak. Böylece özellikle lüks araç sahibi olan ya da birden fazla otomobili bulunan hanelerin yardım almasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Benzer bir sıkılaştırma kira geliri için de geçerli olacak. Beyan edilen kira bedeli ile bölgedeki piyasa rayiçleri karşılaştırılacak, düşük gösterilen gelirler yeniden hesaplanarak gerçek tutar üzerinden değerlendirme yapılacak. Bu düzenleme ile gelir gizleme yoluyla yardım alınmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Bakım veren ile bakım alan arasındaki sınırlar netleşti
Yönetmeliğin en dikkat çeken başlıklarından biri, bakım veren ve bakım alan kişilerin statülerine ilişkin getirilen yeni kurallar oldu. Buna göre, evde bakım yardımı alan bir engelli birey, başka bir engelliye bakım veren kişi olarak gösterilemeyecek. Aynı şekilde, bir engelli bireyin bakımını üstlenen kişi de kendi adına engelli statüsünden bu yardımdan faydalanamayacak.
Bu düzenlemenin amacı, hem bakım hizmetinin niteliğini korumak hem de sistemin kağıt üzerinde değil, fiilen doğru işlemesini sağlamak olarak açıklanıyor.
Denetimler sıkılaşıyor, şartlar uymuyorsa yardım kesilecek
Yeni dönemde heyet denetimleri çok daha etkin hale getiriliyor. Yapılacak incelemelerde, engelli bireyin günlük yaşam faaliyetlerini kendi başına sürdürebildiği tespit edilirse, yardım heyet kararıyla derhal kesilecek.
Ayrıca “sürekli” ibareli sağlık raporu bulunmasına rağmen, sonradan yapılan incelemelerde kişinin yardıma uygun olmadığı anlaşılırsa, ödeme raporun düzenlendiği tarihten itibaren durdurulacak. Bu süreçte yersiz yapılan ödemeler, yasal faiziyle birlikte geri tahsil edilecek. Bu madde, “Yanlış ödemeler faiziyle geri alınacak” kuralını resmen hayata geçirmiş oldu.
Nakil ve itiraz süreçlerinde yeni takvim
Adres değişikliği ya da il dışına taşınma durumlarında vatandaşlara 90 günlük bir nakil süresi tanındı. Bu süre içinde işlemlerini tamamlamayanların evde bakım yardımı otomatik olarak sonlandırılacak.
Öte yandan, denetim sonrası yardımı kesilen vatandaşlara itiraz hakkı tanınıyor. Tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılacak başvurular, daha önce inceleme yapmamış farklı bir heyet tarafından değerlendirilecek. Bu ikinci incelemenin sonucu nihai karar olacak.
Hangi gelirler artık hesaba katılmayacak?
Sosyal devlet anlayışı çerçevesinde bazı gelir kalemleri ise gelir hesabı dışında bırakıldı. Buna göre:
-
Öğrenim kredisi
-
Doğum yardımı
-
Staj ücretleri
artık hane gelirine dahil edilmeyecek. Ancak koruyucu aile hizmetinden yararlanan çocukların, evde bakım yardımından faydalanamayacağı da yönetmelikte açıkça belirtildi.
Binlerce araç sahibini yakından ilgilendiriyor
Yapılan değişiklikler özellikle araç sahibi olan vatandaşları doğrudan ilgilendiriyor. Yeni kriterlerle birlikte, hanesinde lüks araç bulunan ya da birden fazla otomobile sahip olan kişilerin büyük bölümünün yardım kapsamı dışına çıkması bekleniyor. Yetkililer, sistemin artık daha şeffaf ve denetlenebilir olacağını, gerçek ihtiyaç sahiplerinin ise korunacağını vurguluyor.



