Üniversite mezunlarının iş ve atama süreçlerinde yaşadığı belirsizlikler ile sanayi ve hizmet sektörlerinde büyüyen nitelikli usta ihtiyacı, gençlerin geleceğine ilişkin “diploma mı, zanaat mı?” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Dumlupınar Gazetesi mikrofonuna konuşan Kütahyalı vatandaşların önemli bölümü, üniversite eğitiminin değerini koruduğunu ancak tek başına diploma sahibi olmanın artık yeterli olmadığını belirterek meslek, staj ve çıraklık eğitimine daha fazla önem verilmesi gerektiğini söyledi.
Kütahya’da vatandaşlara “Üniversite mi, meslek mi?” sorusunu yönelttik. Gelen yanıtlar, gençlerin gelecek planlarında yalnızca üniversite diplomasına odaklanılmasının artık yeterli görülmediğini ortaya koydu.
Bir yanda KPSS, atama ve iş bulma süreçlerinde yıllarca bekleyen üniversite mezunları, diğer yanda ise sanayi, hizmet ve el emeğine dayalı sektörlerde giderek büyüyen usta ve ara eleman açığı bulunuyor.
Dumlupınar Gazetesi mikrofonuna konuşan Kütahyalılar, gençlerin yeteneklerine göre hem akademik eğitime hem de zanaat ve meslek edinmeye yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“ÜNİVERSİTE DİPLOMASININ ESKİ DEĞERİ KALMADI”
Dumlupınar Gazetesi’ne konuşan bir vatandaş, geçmişte üniversite diplomasının toplumdaki karşılığının çok daha güçlü olduğunu ancak bugün mezun sayısının artmasıyla birlikte bu avantajın zayıfladığını savundu.
“Üniversite her taraf üniversite. Üniversiteden mezun oluyor, geziyor hepsi. Meslek öğrenen daha iyi para kazanıyor” diyen vatandaş, özellikle el becerisine dayalı mesleklerin yeniden önem kazandığını söyledi.
Vatandaş, gençlerin yalnızca diploma almaya değil, üretim yapabilecekleri ve gelir elde edebilecekleri alanlara yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“MESLEK SAHİBİ OLMAK DAHA MANTIKLI GELİYOR”
Mikrofonumuza konuşan genç bir vatandaş ise üniversite ile meslek arasında seçim yapması gerekse zanaatkârlığa daha yakın olduğunu söyledi.
Kadın kuaförlüğüne ilgi duyduğunu belirten genç, usta-çırak ilişkisiyle meslek öğrenmenin sonunda kendi işini kurabilme fırsatı sunduğunu dile getirdi.
“Dört sene çalışıyoruz, usta-çırak kalıyoruz. Usta olduktan sonra dükkânımızı açtıktan sonra güzel paralar oluyor. Okuyup da meslek sahibi olamayan bir sürü insan var ülkemizde” ifadelerini kullandı.
Ailesinin üniversite eğitimi almasını istediğini belirten genç, buna rağmen erken yaşta bir meslek sahibi olmanın kendisine daha cazip geldiğini anlattı.

“ATANIRSAN GÜZEL, ATANAMAZSAN BEKLİYORSUN”
Bir başka Kütahyalı vatandaş ise üniversite eğitiminin tamamen değersiz görülmemesi gerektiğini ancak mezuniyet sonrası sürecin gençler açısından büyük bir belirsizlik taşıdığına dikkat çekti.
“Okuyup da atanamamak da var. Ama atanırsan güzel bir mesleği eline alıp devam edebilirsin” diyen vatandaş, üniversitenin kişiye önemli fırsatlar sunduğunu ancak her mezunun istihdama ulaşamadığını söyledi.
Vatandaş, meslek öğrenen gençlerin ise daha erken yaşta çalışma hayatına katılabildiğini ifade etti.

“GENÇKEN MESLEK SAHİBİ OLMAK LAZIM”
Eğitimci olduğunu belirten bir vatandaş, günümüz şartlarında zanaatkârlığın yeniden stratejik önem kazandığını söyledi.
El becerisi ve mesleğe yatkınlığı bulunan kişilerin daha kolay iş bulabildiğini belirten vatandaş, üniversite mezunlarının ise KPSS ve atama süreçlerinde uzun yıllar bekleyebildiğini dile getirdi.
“Diplomalı olup da yıllarca KPSS sürecini beklemek, yıllarca atanmayı beklemek kadar zor bir iş yok” ifadelerini kullanan vatandaş, meslek liselerinin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

HERKES ÜNİVERSİTEYE YÖNELDİ, SANAYİDE USTA AÇIĞI BÜYÜDÜ
Kütahyalı bir başka vatandaş ise geçmişte eğitim ile meslek öğrenmenin daha dengeli yürütüldüğünü, bugün ise gençlerin büyük bölümünün üniversiteye yönelmesi nedeniyle sanayide çırak ve usta yetişmediğini söyledi.
Geçmişte ailelerin çocuklarının hem eğitim almasını hem de bir meslek öğrenmesini teşvik ettiğini anlatan vatandaş, “Eskiden en azından bir sanat oluyordu ellerinde. Okumasa bile kendini idame ettirebiliyordu” dedi.
Bugün ise tablonun iki yönlü bir probleme dönüştüğünü savunan vatandaş, hem üniversite mezunlarının iş bulmakta zorlandığını hem de sanayi sektörünün yetişmiş eleman bulamadığını belirtti.
“Sanayi sektörüne baktığımız zaman dükkânlarda çocuk yok, yetişen çocuk yok, nesil yok. Yarın bir gün usta yetişmediği için her şey sıkıntıya girecek” ifadelerini kullandı.
STAJ VE ÇIRAKLIK İÇİN DAHA GÜÇLÜ SİSTEM ÇAĞRISI
Vatandaşların öne çıkardığı bir diğer konu ise staj ve çıraklık sistemleri oldu.
Özellikle elektrik, mobilya, kuaförlük, otomotiv ve benzeri alanlarda gençlerin erken yaşta uygulamalı eğitim almasının hem gençlerin geleceği hem de ülke ekonomisi açısından önemli olduğu belirtildi.
Kütahyalı vatandaşlar, yalnızca “üniversite kazanma” hedefinin gençlerin önüne konulmasının doğru olmadığını belirterek yetenek, ilgi ve iş imkânlarına göre mesleki yönlendirme yapılması gerektiğini savundu.
“DİPLOMA ARTIK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”
Kütahyalıların verdiği yanıtlar, üniversite ile zanaat arasında kesin bir tercih yapılmasından çok, eğitim sisteminde dengenin yeniden kurulması gerektiğini ortaya koydu.
Vatandaşların ortak görüşünde üniversite eğitiminin değersizleştirilmesi değil, diplomanın yanında mesleki beceri, uygulama, staj ve iş deneyiminin de güçlendirilmesi gerektiği öne çıktı.





