Eğitim-İş Sendikası Kütahya Şube Başkanlığı, Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana gelen silahlı saldırının ardından Kütahya’da yürüyüş gerçekleştirdi.
Okullarda şiddete ve güvenlik sorunlarına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı.
Açıklamayı yapan Eğitim-İş Kütahya Şube Başkanı Alparslan Kantarcıoğlu, saldırıda 11 öğrencinin yaralandığını belirterek, öğrencilerin daha okul sıralarına ulaşamadan silahlı şiddetin ortasında kaldığını söyledi.

KÜTAHYA’DA OKUL GÜVENLİĞİ İÇİN YÜRÜDÜLER
Eğitim-İş Kütahya Şubesi tarafından düzenlenen yürüyüşte “güvenli okul, sağlıklı eğitim” talebi öne çıkarıldı.
Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında, okul güvenliğinin yalnızca olayların ardından alınan tedbirlerle değil, riskleri önceden tespit eden ve çocukları koruyan bütüncül politikalarla sağlanması gerektiği vurgulandı.
Kantarcıoğlu, çocukların hem şiddetin mağduru hem de faili haline gelmesini önleyecek mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“RİSKLİ OKULDA ÖNLEMLER NEDEN ALINMADI?”
Saldırının yaşandığı okulun güvenlik açısından birinci derece riskli okul olarak değerlendirildiğini belirten Kantarcıoğlu, bu duruma rağmen gerekli önlemlerin neden alınmadığının açıklanması gerektiğini söyledi.
Kantarcıoğlu, “Madem bu okul birinci derece riskli olarak tespit edilmişti, bu riskin gerektirdiği güvenlik tedbirlerinin neden alınmadığını sormak zorundayız.” ifadelerini kullandı.
Çocukların okul girişinde dahi güvenliğinin sağlanamamasını eleştiren Kantarcıoğlu, ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini savundu.
KANTARCIOĞLU’NDAN BAKANLIKLARA ÇAĞRI
Geçtiğimiz eğitim öğretim yılında yaşanan okul saldırılarını hatırlatan Kantarcıoğlu, yaz tatili döneminin riskli okulların belirlenmesi ve güvenlik açıklarının giderilmesi için kullanılabileceğini ifade etti.
Kantarcıoğlu, okul güvenliğine ilişkin çeşitli bakanlıkların protokol imzaladığını belirterek, saldırının ardından bu protokollerin uygulamadaki karşılığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
“Protokolün altına imza atan bütün bakanlıklara soruyoruz; sizin sorumluluğunuz neydi ve bu sorumluluğu neden yerine getirmediniz?” dedi.
“ÇOCUKLAR ŞİDDETİ İCAT ETMEZ”
Kantarcıoğlu, olayın yalnızca güvenlik boyutuyla ele alınmasının yeterli olmayacağını belirterek, saldırıyı gerçekleştiren çocukların eğitim ve sosyal yaşam süreçlerinin de incelenmesi gerektiğini söyledi.
“Çocuklar şiddeti icat etmez, toplumdan öğrenir.” diyen Kantarcıoğlu, eğitimden uzaklaşan ve okulla bağı zayıflayan öğrencilerin takip edilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Kantarcıoğlu, “Eğitimden uzaklaşan çocuğu kim takip ediyor? Sosyal ve psikolojik açıdan risk altındaysa ona kim ulaşıyor? Ailesinin desteğe ihtiyacı varsa hangi kurum devreye giriyor?” ifadelerini kullandı.

OKULLARDA PDR VE REHBERLİK VURGUSU
Eğitim-İş Kütahya Şube Başkanı Kantarcıoğlu, okullarda yeterli sayıda rehber öğretmen ve psikolojik danışman bulunması gerektiğini belirtti.
Devamsızlığı artan, okulla bağı zayıflayan, davranışlarında ciddi değişiklikler gözlenen ve eğitimden uzaklaşan öğrenciler için erken müdahale mekanizmalarının kurulması gerektiğini kaydeden Kantarcıoğlu, “Eğitimden uzaklaşan çocuğu yeniden kazanmak kamunun sorumluluğudur.” dedi.
“GÜÇLÜ ÇOCUK KORUMA SİSTEMİ KURULMALI”
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına da çağrıda bulunan Kantarcıoğlu, risk altındaki çocukların olay yaşanmadan önce tespit edilmesini sağlayacak güçlü bir çocuk koruma sistemi kurulması gerektiğini ifade etti.
Aile içinde ciddi sorun yaşayan, sosyal çevresinden kopan, şiddete maruz kalan ya da şiddete yönelme riski bulunan çocukların daha yakından takip edilmesi gerektiğini dile getirdi.
BİREYSEL SİLAHLANMAYA DİKKAT ÇEKTİ
Kantarcıoğlu açıklamasında bireysel silahlanma sorununa da değindi.
Bir çocuğun ateşli silaha ulaşabilmesine kadar geçen süreçte hangi önleyici mekanizmaların devreye girdiğinin sorgulanması gerektiğini belirten Kantarcıoğlu, “Biz çocuklarımızın ne şiddetin mağduru ne de şiddetin faili olmasını istiyoruz.” dedi.
“GÜVENLİ OKUL SADECE KAPIDA GÜVENLİK DEMEK DEĞİLDİR”
Okul güvenliğinin yalnızca güvenlik görevlileri veya polisiye tedbirlerle sağlanamayacağını ifade eden Kantarcıoğlu, daha kapsamlı bir yaklaşım gerektiğini söyledi.
Kantarcıoğlu, okullarda PDR uzmanları, çocuk ve ergen psikologları, psikiyatristler ve sosyal hizmet uzmanlarının birlikte çalıştığı bir sistem kurulması gerektiğini belirtti.
“Güvenli okul yalnızca kapısında güvenlik görevlisi bulunan okul değildir. Çocuğun kendisini ait hissettiği, geleceğine umutla bakabildiği, zorbalığın ve dışlanmanın görmezden gelinmediği, yardım isteyenin sesinin duyulduğu okuldur.” ifadelerini kullandı.

“SORUMLULUĞU BİRBİRİNİZİN ÜZERİNE BIRAKMAYIN”
İlgili kurumlara seslenen Kantarcıoğlu, yalnızca saldırı sonrasında soruşturma yürütülmesinin yeterli olmadığını belirterek, riskleri olay yaşanmadan önce tespit eden bir kamu sistemi kurulması gerektiğini söyledi.
“Çocuk yaralanmadan, hayatını kaybetmeden önce riski gören; eğitimden uzaklaştığında dosyasını kapatan değil kapısını çalan; aile sorun yaşadığında yalnız bırakan değil destekleyen bir kamu düzeni istiyoruz.” dedi.
EĞİTİM-İŞ KÜTAHYA: “ŞİDDETE TESLİM OLMAYACAĞIZ”
Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada, Manisa’da yaralanan öğrencilere acil şifalar dilendi.
Eğitim-İş Kütahya Şubesi, eğitimde şiddetin normalleşmesine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek “Şiddete teslim olmayacağız” mesajı verdi.
Kantarcıoğlu, “Hiçbir anne baba çocuğunu okula gönderirken onun silah seslerinin ortasında kalıp kalmayacağını düşünmek zorunda değildir. Hiçbir çocuk okul yolunda kurşunlarla karşılanmamalıdır.” dedi.
Açıklamanın sonunda okul güvenliği, öğrenci güvenliği, çocuk koruma sistemi ve eğitimde şiddetle mücadele konusunda somut adımlar atılması çağrısında bulunuldu.





