Kütahya’da yeni eğitim öğretim yılı başlarken, Eğitim-Sen Kütahya Şube Başkanı Hilal Gökbel eğitim sistemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Dumlupınar Gazetesi mikrofonuna konuşan Gökbel, okullarda güvenlikten temizliğe, bütçe yetersizliğinden öğretmenlerin özlük haklarına kadar pek çok sorunun sürdüğünü savundu.

“Okulların fiziki ve güvenlik sorunları devam ediyor”

Okulların yeni döneme tam anlamıyla hazır olmadığını ileri süren Gökbel, özellikle fiziki koşullar, hijyen ve güvenlik başlıklarına dikkat çekti.

Geçen eğitim döneminde yaşanan silahlı saldırıları hatırlatan Gökbel, okul güvenliğinin yeterince güçlendirilmediğini belirterek, “Geçen yıl iki okulumuza yönelik silahlı saldırılar sonucunda öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz hayatını kaybetti. Buna rağmen güvenlik tedbirleri hâlâ yeterli değil” dedi.

Kütahya'da bu bölgede öğrencilere servisler ücretsiz olacak
Kütahya'da bu bölgede öğrencilere servisler ücretsiz olacak
İçeriği Görüntüle

Gökbel, öğrencilerin okulda ücretsiz bir öğün yemeğe ve sağlıklı içme suyuna erişebilmesi gerektiğini de ifade etti.

Önlük uygulamasına tepki: “Sorun kıyafet değil”

Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlerin temel sorunlarına çözüm üretmek yerine sembolik uygulamalara yöneldiğini savunan Gökbel, öğretmenlere yönelik önlük uygulamasını eleştirdi.

Gökbel:

Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı ya da kıyafet dayatması değil. Mesleki saygınlığın geri kazandırılması gerekiyor. Bu da kıyafetle değil, emeğin karşılığının verilmesiyle olur.

ifadelerini kullandı.

Öğretmenlerin ekonomik ve mesleki koşullarının iyileştirilmesinin öncelikli olması gerektiğini belirten Gökbel, baskıcı gördükleri uygulamaların eğitim ortamını olumsuz etkilediğini savundu.

Ücretli öğretmenlerin çalışma koşullarını gündeme taşıdı

Eğitim emekçilerinin çalışma koşullarına değinen Gökbel, özellikle ücretli ve sözleşmeli öğretmenlerin güvencesizliğine dikkat çekti.

Ücretli öğretmenlerin çalışmadıkları dönemlerde gelir elde edemediğini belirten Gökbel, norm fazlası öğretmenlerin sorunlarının da devam ettiğini söyledi.

Gökbel, “Bu kadar sorunun sorumlusu öğretmenler değil, sistemin kendisidir” diyerek mevcut istihdam modelini eleştirdi.

Velilerin eğitim masrafı katlandı

Gökbel’in açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri de okula başlangıç maliyetleri oldu.

Gökbel’in paylaştığı verilere göre, 2024-2025 eğitim öğretim yılında ilkokula başlayan bir öğrenci için 1.800-2.400 lira arasında olan başlangıç maliyeti, 2026-2027 döneminde 4.200-5.800 liraya yükseldi.

Ortaokul öğrencilerinde bu maliyetin 5.800-8.200 lira, lise öğrencilerinde ise 6.500-9.500 lira seviyesine çıktığını söyleyen Gökbel, bu rakamların yalnızca temel ihtiyaçları kapsadığını belirtti.

“Bunun içinde yemek, su ve kaynak kitap yok”

Eğitim masraflarının görünen rakamlardan daha yüksek olduğunu ifade eden Gökbel:

Bu rakamların içinde kaynak kitap yok, öğle yemeği yok, su yok, çocuğun kişisel ihtiyaçları yok. Bunlar sadece kıyafet, beden eğitimi kıyafeti, ayakkabı ve çanta gibi başlangıç giderleri. Bu, veliler üzerinde ağır bir yük oluşturuyor.

dedi.

Ailelerin gelir düzeyinin çocukların eğitim imkanlarını belirlememesi gerektiğini söyleyen Gökbel, eğitimde fırsat eşitsizliğinin giderek derinleştiğini savundu.

“Parası olan imkanlara ulaşıyor, olmayan ulaşamıyor”

Özel ders, özel okul ve kaynak kitap imkanlarına dikkat çeken Gökbel, ekonomik durumun öğrencinin başarı şansını doğrudan etkilediğini söyledi.

Gökbel:

Parası olan koleje gönderiyor, özel ders alıyor, iyi kaynaklara ulaşabiliyor. Parası olmayan ise bunların hiçbirine ulaşamıyor. Sonra bu öğrencileri eşit olmayan bir yarışa sokuyoruz.

ifadelerini kullandı.

Eğitim-Sen’in temel talebinin parasız, kamusal ve eşit eğitim olduğunu vurguladı.

“Okullara yeterli bütçe doğrudan devlet tarafından verilmeli”

Okullarda velilerden alınan bağışlara da değinen Gökbel, Kütahya’da bir okulda öğrenci başına 4 bin 500 liralık zorunlu bağış uygulamasının sürdüğünü ileri sürdü.

Okulların temel ihtiyaçlarının veliler üzerinden karşılanmasının doğru olmadığını belirten Gökbel:

Okulların ihtiyaçları öğrenci velileri üzerinden değil, devletin planlaması ve yeterli bütçe ayırmasıyla karşılanmalı.

dedi.

Okul yöneticilerinin de yeterli bütçe verilmediği için bağış yöntemine yöneldiğini savunan Gökbel, kamu okullarının elektrik, temizlik, güvenlik ve bakım gibi temel giderlerinin bütçeden karşılanması gerektiğini ifade etti.

“Eğitim emekçilerinin ücretleri yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı”

Gökbel, öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının ekonomik koşullarına ilişkin de çağrıda bulundu.

Ücretlerin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması, güvencesiz istihdam modellerine son verilmesi ve tüm eğitim çalışanlarının kadrolu istihdam edilmesi gerektiğini söyledi.

Ayrıca her okula ihtiyacı oranında kadrolu temizlik, güvenlik ve yardımcı hizmet personeli verilmesi gerektiğini kaydetti.

23Ffee65 22Bb 4656 B480 42Da0096B5A1

Eğitim programlarına da eleştiri

Eğitim programlarının bilimsel, laik, demokratik, kapsayıcı ve cinsiyet eşitlikçi bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiğini söyleyen Gökbel, eğitim politikaları belirlenirken öğretmenler, veliler ve sendikalar başta olmak üzere tüm paydaşların görüşlerinin alınması gerektiğini ifade etti.

Öğretmenlere yönelik resen görevlendirme, zorunlu alan değişikliği ve kıyafet müdahalelerinin sona erdirilmesi gerektiğini savundu.

“Mücadelemizi sürdüreceğiz”

Gökbel açıklamasının sonunda, 2026-2027 eğitim öğretim yılında da öğrencilerin eğitim hakkı, velilerin ekonomik yükünün azaltılması ve eğitim emekçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için mücadele edeceklerini söyledi.

Gökbel:

Parasız, kamusal, bilimsel, laik, demokratik ve eşit eğitim hakkı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.

ifadelerini kullandı.

Muhabir: Seval ÇUKUR