Kütahya’nın kalkınması ve şehirde yatırım ortamının güçlendirilmesi konusunda değerlendirmelerde bulunan MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, siyaset ile bürokrasi arasındaki görev ayrımına dikkat çekti. Erbaş, siyasetin vatandaşın sorunlarını ilgili makamlara taşıması ve çözüm yolları oluşturması gerektiğini belirtirken, devlet kurumlarının işleyişinin siyasi nüfuz alanına dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.
Erbaş’ın mesajlarında liyakat, ehliyet, hukuk ve kamu yararı vurguları öne çıktı. Siyasetçilerin bürokratların yerine geçmemesi gerektiğini belirten Erbaş, devlet kurumlarının kişilere göre değil, kurallara göre işlemesi gerektiğini savundu.
“Siyaset Yol Açmalı, Bürokrasi Çözüm Üretmeli”
Kütahya’nın kalkınması için yalnızca ekonomik göstergelerin değil, yönetim anlayışının da ele alınması gerektiğini belirten Erbaş, siyasetin temel görevinin vatandaşın sorunlarını dinlemek ve şehrin ihtiyaçlarını ilgili makamlara taşımak olduğunu ifade etti.
Erbaş, siyasetin Kütahya’nın taleplerini Ankara’da savunması gerektiğini ancak siyasetçinin bürokratın görevini üstlenmemesi gerektiğini vurguladı.
Devlet kurumlarının günlük işleyişi, atamalar, görevlendirmeler ve idari kararların siyasi nüfuz alanına dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Erbaş, “Devlet kişilere göre değil, kurallara göre yönetilir” anlayışına dikkat çekti.
Bu kapsamda liyakat, ehliyet, hukuk ve kamu yararının temel esaslar olması gerektiğini belirten Erbaş, kamu görevlilerinin karar verirken siyasi beklentiler yerine kanun ve kamu yararını esas alması gerektiğini söyledi.
Kamu Görevlilerine “Kanun Ve Kamu Yararı” Vurgusu
Kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken herhangi bir siyasi aktörün ne düşüneceğine göre hareket etmemesi gerektiğini belirten Erbaş, esas alınması gerekenin kanunlar ve kamu yararı olduğunu dile getirdi.
Erbaş, bürokrasinin de vatandaş, esnaf ve yatırımcı açısından gereksiz engeller oluşturmaması gerektiğine dikkat çekti. Bu noktada siyaset ile bürokrasinin birbirine üstünlük kurduğu bir sistem yerine, görevlerin net şekilde ayrıldığı bir çalışma anlayışına ihtiyaç olduğunu belirtti.
“Siyaset bürokrasiye hükmetmemeli, bürokrasi de vatandaşa hükmetmemeli” mesajı veren Erbaş, siyasetin ön açması, bürokrasinin ise çözüm üretmesi gerektiğini ifade etti.
“Yatırımcı Devlet Kapısında Siyasi Referans Aramamalı”
Erbaş’ın açıklamalarında yatırımcılar, esnaf ve gençlerin karşılaştığı sorunlar da önemli bir başlık olarak öne çıktı.
Bir sanayicinin yatırım yapabilmek için işlerini çözmek adına siyasi referans aramak zorunda kalmaması gerektiğini belirten Erbaş, esnafın da hakkını ararken hangi siyasetçinin arkasında olduğunun sorgulanmaması gerektiğini ifade etti.
Gençlerin istihdam konusunda siyasi bağlantılar üzerinden hareket etmek zorunda bırakılmaması gerektiğine dikkat çeken Erbaş, devlet kapısından içeri giren herkesin eşit vatandaş olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Erbaş, siyasetin görevinin hukuka aykırı bir işin yapılmasını sağlamak olmadığını, hukuka uygun bir işin zamanında ve doğru şekilde yürütülmesinin takipçisi olmak olduğunu belirtti.
Siyasetin Görevi Sorunları Çözmek, Kurumları Yönetmek Değil
Vatandaşın hakkının yenmesi halinde siyasetin sesini yükseltmesi gerektiğini belirten Erbaş, yatırımcının önünde gereksiz bir bürokratik engel bulunması durumunda da çözüm aranmasının siyasetin sorumlulukları arasında olduğunu ifade etti.
Ancak bu sorumluluğun devlet kurumlarının günlük yönetimine müdahale anlamına gelmemesi gerektiğini vurgulayan Erbaş, siyasetçilerin kurumların işleyişini doğrudan yönetmeye çalışmasının doğru olmadığını dile getirdi.
Bu yaklaşımın temelinde vatandaşın devlete olan güveninin korunması gerektiği mesajı yer aldı.
“Makamlar Geçicidir, Devlet Kalıcıdır”
Erbaş, devlet kurumlarının herhangi bir kişinin, grubun veya siyasi çevrenin nüfuz alanı olarak görülmemesi gerektiğini de vurguladı.
“Makamlar değişir, isimler değişir, siyasi görevler değişir ama devlet kalıcıdır” anlayışını öne çıkaran Erbaş, siyasi görevlerin geçici, devlet kurumlarının ise kalıcı olduğuna dikkat çekti.
Bu nedenle siyasetçinin kendi siyasi sorumluluğunu yerine getirmesi, bürokratın devlet işlerini doğru, hızlı ve adil şekilde yürütmesi gerektiğini belirten Erbaş, ekonomik hayatın aktörlerinin de kendi görevlerine odaklanması gerektiğini ifade etti.
Kütahya İçin Ortak Payda Vurgusu
Kütahya söz konusu olduğunda farklı kesimlerin aynı masa etrafında buluşması gerektiğini belirten Erbaş, şehir için ortak paydanın Kütahya olduğunu söyledi.
Sanayicinin üretim yapması, esnafın ticaretini sürdürmesi, işçinin emeğinin karşılığını alması ve bürokrasinin devlet hizmetlerini adil şekilde yürütmesi gerektiğini belirten Erbaş, siyasetçilerin ise şehrin ihtiyaçlarını ilgili mercilere taşıyarak çözüm için çalışması gerektiğini ifade etti.
Erbaş’ın mesajında, Kütahya’nın gelişimi açısından çatışma yerine koordinasyonun ön plana çıkarılması gerektiği vurgulandı.
“Yetki Karmaşası Değil, İş Birliği”
Kütahya’nın ihtiyaç duyduğu yönetim anlayışını “yetki karmaşası değil, iş birliği” sözleriyle ortaya koyan Erbaş, kurumlar ve siyaset arasında koordinasyonun önemine dikkat çekti.
Erbaş’ın açıklamalarında öne çıkan anlayış; müdahale yerine koordinasyon, baskı yerine hukuk, kavga yerine sonuç ve makam yerine hizmet anlayışı üzerinden şekillendi.
Kütahya’nın kalkınması için siyaset, bürokrasi, iş dünyası ve vatandaş arasında sağlıklı bir iş birliği kurulması gerektiğini belirten Erbaş, şehrin ortak menfaatleri doğrultusunda hareket edilmesinin önemini vurguladı.




