Dumlupınar Gazetesi’nin Kütahya’nın tanınan isimlerini makamlarının dışındaki yönleriyle izleyiciyle buluşturduğu “Makam Dışı” programının konuğu bu kez Esin Güral Argat oldu.

Kamuoyunun daha çok iş dünyası ve KUTSO’daki görevleriyle tanıdığı Argat, program boyunca resmi kimliğini bir kenara bırakarak çocukluğunu, ailesini, günlük yaşamını, sevdiği şeyleri ve geleceğe ilişkin hayallerini anlattı.

“ÜRETEN VE SORUMLULUK ALMAKTAN ÇEKİNMEYEN BİRİYİM”

Makamından ve iş hayatındaki unvanlarından bağımsız olarak kendisini nasıl tanımladığı sorulan Argat, üreten, sorumluluk almaktan çekinmeyen, başladığı işi yarım bırakmayan ve vicdanını dinleyen biri olduğunu söyledi.

Argat’ın kendi yaşamına ilişkin verdiği yanıtlar, iş dünyasında görünen disiplinli kimliğinin arkasındaki daha kişisel yönlerini de ortaya çıkardı.

ÇOCUKLUĞUNDA DA MERAKLI VE HAREKETLİYDİ

Çocukluk yıllarını anlatan Argat, sakin bir çocuk olmadığını belirterek, “Hem meraklı hem de hareketliydim” dedi.

Hafızasında kalan en renkli çocukluk anılarından birini de paylaşan Argat, evlerinin inşaatı sırasında birinci kattan aşağıdaki kum yığınına atladığını anlattı.

Bu sırada ayağına çivi battığını ve dikiş atıldığını söyleyen Argat, o günleri gülümseyerek hatırladığını ifade etti.

“KENDİMLE BARIŞIK BİR İNSANIM”

Ailesinden kendisine kalan en belirgin özelliklerin kararlılık, azim ve cesaret olduğunu söyleyen Argat, kendisinde en sevdiği özelliğe ilişkin soruya ise net bir yanıt verdi:

“Kendimi seviyorum, kendimle barışığım.”

Değiştirmek istediği bir özelliği olup olmadığı sorulduğunda ise az uyuduğunu belirten Argat, “Keşke daha fazla uyusam” dedi.

ONU EN ÇOK “RİYAKÂRLIK” KIZDIRIYOR

Kolay öfkelenen biri olmadığını belirten Argat, ani gelişen durumlarda da soğukkanlılığını koruduğunu söyledi.

“Ben kolay öfkelenmem, sakinimdir, soğukkanlıyımdır” diyen Argat, kendisini en hızlı kızdıran davranışın ise riyakârlık olduğunu ifade etti.

İnsan ilişkilerinde samimiyet, içtenlik ve şeffaflığa büyük önem verdiğini belirten Argat, affetmekte en fazla zorlandığı davranışın da sorumsuzluk olduğunu dile getirdi.

6De909Dd 0Fe1 40Dd 9514 7816Afd1Cdb9474Cb087 895E 4B30 A286 27E55Db4251F

“AİLEM BENİM İÇİN GÜVENLİ BİR LİMAN”

Yoğun iş temposunun dışında ailesinin hayatındaki yerini anlatan Argat, moralinin bozuk olduğu dönemlerde yalnız kalmak yerine sevdikleriyle zaman geçirmeyi tercih ettiğini söyledi.

Anadolu Üniversitesi ve Dumlupınar Üniversitesi arasında işbirliği masaya yatırıldı
Anadolu Üniversitesi ve Dumlupınar Üniversitesi arasında işbirliği masaya yatırıldı
İçeriği Görüntüle

“Aileniz iyisiyle kötüsüyle her şeyi paylaştığınız güvenli bir limandır” diyen Argat, ailesinin kendisi için vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Yorucu bir günün ardından kendisine en iyi gelen şeyin ise sessizlik olduğunu belirten Argat, “Durmak, hiçbir şey yapmadan durmak ve sessizliği dinlemek olağanüstü iyi gelir bana” dedi.

BOŞ BİR GÜNÜ OLSA TORUNLARINI SEÇİYOR

Esin Güral Argat’a tamamen kendisine ait bir günü nasıl değerlendireceği de soruldu.

Argat’ın cevabı yine ailesinden yana oldu:

“Akşama kadar torunlarımla oynarım, onlarla vakit geçiririm, keyfini çıkartırım.”

Sabah insanı olduğunu da belirten Argat, çok erken kalktığını ve günün ilk saatlerinde enerjisinin yüksek olduğunu söyledi.

Bu alışkanlığın ailesinden geldiğini belirten Argat, “Babam ve annemden erken kalkmak berekettir, erken kalkılır ve gün ziyan edilmez anlayışını aldık” ifadelerini kullandı.

FAVORİ RENGİ TURUNCU

Argat’ın programdaki en renkli yanıtlarından biri de favori rengiyle ilgili oldu.

En sevdiği rengin turuncu olduğunu belirten Argat, bu rengin kendisine enerji verdiğini söyledi.

“Galiba güneşi çok seviyorum” diyen Argat, turuncunun kendisi için sıcaklığı, samimiyeti ve içtenliği temsil ettiğini anlattı.

TAZE SİMİT, PEYNİR VE ÇAYA “HAYIR” DİYEMİYOR

Yemek konusunda da samimi açıklamalarda bulunan Argat, ne kadar tok olursa olsun taze simit, peynir ve çay üçlüsüne kolay kolay karşı koyamadığını söyledi.

Mutfakla arasının iyi olduğunu ancak yemek yapmaktan büyük bir keyif almadığını belirten Argat, yaptığı yemeklerin ise çevresinden beğeni aldığını anlattı.

SOFRAYI SADECE YEMEK YENEN BİR YER OLARAK GÖRMÜYOR

Aile kültüründe sofranın önemli bir yere sahip olduğunu anlatan Argat, sofranın yalnızca yemek yenilen bir alan olmadığını söyledi.

Argat, ailenin bir araya geldiği, günün değerlendirildiği ve paylaşımın güçlendiği alanlardan birinin sofra olduğunu ifade etti.

Eşi ve çocuklarıyla birlikte zaman zaman mutfağa girdiklerini ve yemek yapmanın kendileri için de bir paylaşım biçimine dönüştüğünü belirtti.

“TABİİ Kİ FENERBAHÇELİYİM”

Futbol konusunda hangi takımı tuttuğu sorulan Argat’ın yanıtı gecikmedi:

“Tabii ki Fenerbahçe.”

Futbolu yakından takip ettiğini belirten Argat, ailesiyle birlikte geçmişte Güney Amerika, Avrupa ve Afrika liglerini dahi takip ettiklerini söyledi.

TÜRKÜLERDEN VAZGEÇMİYOR

Müzik tercihlerini de anlatan Argat, özellikle türkülerden vazgeçmediğini ifade etti.

Bazı türkülerin kendisini derinden etkilediğini belirten Argat, “Sarı Gelin’i her dinlediğimde bana dokunur” dedi.

Arabada yalnızken de müzik dinlemeyi sevdiğini belirten Argat, **“Sarı Laleler”**i sevdiği şarkılar arasında gösterdi.

“ORGANİZE İŞLER”İ DEFALARCA İZLEDİ

Film ve dizi tercihlerini anlatan Argat, özellikle biyografik yapımları sevdiğini söyledi.

Tekrar tekrar izlediği film sorulduğunda ise “Organize İşler” yanıtını verdi.

Argat, filmi farklı nedenlerle birçok kez izlediğini ve her seferinde eğlendiğini anlattı.

“DÜNYADA TÜRKİYE, TÜRKİYE’DE KÜTAHYA”

Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri de Esin Güral Argat’ın Kütahya ile olan bağı oldu.

Seyahat etmeyi sevdiğini ancak kendisini en huzurlu hissettiği yerin memleketi olduğunu belirten Argat, şu ifadeleri kullandı:

“En rahat kendimi memleketimde hissederim. Dünyada Türkiye, Türkiye’de Kütahya.”

KÜTAHYA DENİLİNCE AKLINA ANNESİNİN SİMİTLERİ GELİYOR

Kütahya’nın kendisinde uyandırdığı ilk koku ve tat sorulduğunda Argat’ın cevabı çocukluk yıllarından geldi.

Rahmetli annesinin pazar sabahları yaptığı simitleri anlatan Argat, “Simitin, susamın ve pekmezin kokusu hep burnumdadır” dedi.

Kütahya’da tamamen kendisine ait birkaç saati olsa nereye gitmek isteyeceği sorusuna ise gülümseyerek “Evime gitmek isterim” yanıtını verdi.

ÇOCUKLUĞUNDAKİ ESİN’E: “DOĞRU YOLDASIN”

Programda Argat’a bugünkü haliyle çocukluğundaki Esin’in karşısına çıkması durumunda ne söyleyeceği de soruldu.

Argat’ın cevabı kısa ama dikkat çekiciydi:

“Esincim, doğru yoldasın, yoluna devam et.”

HAYALİ FARKLI KÜLTÜRLERİ KEŞFETMEK

İş hayatının dışında gerçekleştirmek istediği bir hayali de paylaşan Argat, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan farklı kültürleri ve etnik toplulukları yakından tanımak istediğini söyledi.

Bu deneyimleri yaşamak için gelecekte daha fazla zaman ayırmayı arzuladığını belirtti.

“İŞ DIŞINDA KEYİFLİ, EĞLENCELİ VE NEŞELİ BİRİYİM”

Programın sonunda Argat’a, kendisini bir gün boyunca tanımayan bir kişinin gün sonunda onu nasıl tarif edeceği soruldu.

İş hayatında kendisini gören birinin hızlı karar alan, yoğun, disiplinli ve odaklı bir insan olarak tanımlayacağını söyleyen Argat, makamın dışında ise bambaşka bir yönünün ortaya çıktığını anlattı.

Argat, kendisini şu sözlerle tarif etti:

“İşin dışında gayet keyifli, eğlenceli, neşeli ve enerjisi yüksek biri olarak tanımlarlar.”

Dumlupınar Gazetesi’nin “Makam Dışı” programında bu kez unvanlar bir kenara bırakıldı; Esin Güral Argat’ın çocukluğu, ailesi, alışkanlıkları, değerleri, Kütahya sevgisi ve kamuoyunun çok fazla bilmediği yönleri izleyiciyle buluştu.

Muhabir: Seval ÇUKUR