Kütahya, tarihle iç içe geçmiş bir şehir olmasının yanı sıra, derin köklere sahip efsanevi hikayeleriyle de ünlüdür. Bu şehre özgü bir efsane de Yoncalı Efsanesi'dir.

Yoncalı Efsanesi, Kütahya'nın mistik atmosferini yansıtan bir hikayedir. Hikaye, zamanla kulaktan kulağa aktarılarak günümüze kadar ulaşmış, şehrin karakteristik özelliklerini yansıtan bir anlatı halini almıştır. 

Yoncalı Efsanesi

Efsaneye göre, bir zamanlar Kütahya Valisinin güzel bir kızı varmış. Bu kız, amansız bir hastalığa yakalanmış. Kötü ve bulaşıcı olan bu hastalık tedavi edilemezmiş. Sağlığından ümit kesilmiş ve başkalarına da bulaşma korkusuyla kız, kimsesiz bir yerde terk edilmeye karar verilmiş. Bir gün, Yoncalı şu an bulunduğu yere bir çadır kurulmuş ve kız oraya bırakılmış. Yemekleri bırakılmış ve kız bir müddet burada kalmış.

Bir gün, tüyleri dökülmüş ve cılız bir kurt ortaya çıkmış. Kurt, her gün ikindi serinliğinde çayırın yanından geçerek bir yere gidip geliyormuş. Zamanla, kurt düzelmeye ve tüyleri çıkmaya başlamış. Kız, bu durumu merak edip kurtun izini takip etmeye başlamış. Sonunda çayırlıklar arasında bir bataklık bulmuş. Kurt, birinci batağa girip içine batıp çıkmakta, ardından ikinci batağa girmekte ve nihayet temiz suda yıkanıp çıkmaktaymış.

Kız, bu durumu görünce aynı şekilde bataklıklara girmeye ve çıkmaya başlamış. Günden güne iyileşmiş, gücü yerine gelmiş, yüzü ve gözleri düzelmeye başlamış. Tam iyileştiği bir gün bir çoban, kızı görmüş ve ona aşık olmuş. Yanına gidip, "İn misin, cin misin" diye sormuş. Kız da, "Ne inim ne de cinim senin gibi adem oğluyum" demiş ve olanı biteni anlatmış.

Çoban, kızı alıp babasına götürmüş. Baba, kızının iyileşmiş halini görünce sevinçten, "Dile benden ne dilersen" demiş. Çoban, birkaç dilekten sonra kızını istemiş. Baba da kızını çobana vermiş. Kız da çobanla evlenmiş. Baba, bu olayın anısına buraya bir hamam ve bir cami yaptırmış. Herkese şifa olsun diye.

Yoncalı Efsanesi, Kütahya'nın zengin kültürel mirasının bir parçası haline gelmiş, şehrin mistik atmosferini ve derin köklerini yansıtan unutulmaz bir hikayedir. 

Muhabir: CEREN ERTEN