Eğitim-Sen Kütahya Şube Başkanı Hilal Gökbel, öğretmen-veli ilişkilerine ilişkin açıklamasında, “Öğretmen dadı değildir” diyerek öğretmenlerin mesleki yetkilerine saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. Devlet okulu ve özel okul ayrımı olmaksızın eğitimde karşılıklı güvenin önemini vurgulayan Gökbel, veli WhatsApp gruplarında öğretmenlerin hedef alınmasını eleştirdi. Öğretmenlerin her talebi karşılamakla yükümlü görülemeyeceğini belirten Gökbel, velilerin bilgi alma ve itiraz haklarının da korunması gerektiğini ifade etti.
Öğretmenden çocuğun başarısını artırması, yeteneklerini keşfetmesi ve davranış sorunlarına çözüm bulması beklenirken, bu sorumlulukları yerine getirmek için aldığı kararlara ne ölçüde güveniliyor? Eğitim-Sen Kütahya Şube Başkanı Hilal Gökbel, açıklamasında öğretmenlerden beklenen sorumluluklarla mesleki kararlarına yönelik müdahaleler arasındaki ilişkiye dikkat çekti.
Gökbel, tüm okullarda öğretmen-veli ilişkisinin kişisel talepler üzerinden değil, öğrencinin eğitim ihtiyaçları, karşılıklı sorumluluk ve açık iletişim temelinde yürütülmesi gerektiğini belirtti.
“Öğretmen dadı değildir”
Öğretmenlerin görevlerinin yalnızca ders anlatmak, ödev vermek veya sınav sonuçlarını değerlendirmekle sınırlı olmadığını ifade eden Gökbel, çocukların sosyal becerilerinin, sorumluluk bilincinin ve davranışlarının gelişiminde de öğretmenlerin rol üstlendiğini kaydetti.
Bu sorumluluğun, öğretmenin yalnızca velilerin isteklerini yerine getiren bir kişi olarak görülmesiyle bağdaşmadığını belirten Gökbel, şöyle konuştu:
“Öğretmen dadı değildir. Öğretmen, veli gruplarının dedikodu malzemesi değildir. Hele her talebinizi yerine getirmek zorunda olan bir müşteri temsilcisi asla değildir.”
Gökbel, öğretmenin görevinin veliyi koşulsuz memnun etmek değil, öğrencinin eğitimini en iyi şekilde sürdürmek olduğunu vurguladı.
Kaliteli eğitim beklentisi, sınırsız müdahale hakkı vermiyor
Ailelerin çocukları için kaliteli eğitim beklemesinin ve sunulan hizmetleri sorgulamasının doğal olduğunu belirten Gökbel, bu beklenti ile öğretmenin mesleki kararlarını sürekli yönlendirme çabasının birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekti.
Gökbel, eğitim hizmeti için ücret ödenmesinin de öğretmenlerin pedagojik kararlarına sınırsız müdahale edilebileceği anlamına gelmediğini ifade etti. Tüm okullarda öğretmenin temel sorumluluğunun öğrencinin eğitimini ve gelişimini desteklemek olduğunu hatırlattı.
Sınıf içi uygulamaların her veli talebine göre yeniden şekillendirilmesinin okul-aile iş birliğini zorlaştırabileceğini belirten Gökbel, öğretmenlerden sorumluluk almaları beklenirken mesleki yetkilerine de saygı gösterilmesi gerektiğini kaydetti.
WhatsApp gruplarında sorun yerine öğretmen tartışılmamalı
Açıklamasında veli WhatsApp gruplarına da değinen Gökbel, iletişimi kolaylaştırması gereken bu alanların öğretmenleri hedef alan tartışmalara dönüşmemesi gerektiğini belirtti.
Öğretmenlerin kararlarının bağlamından koparılarak ele alınmasının, kişisel olarak hedef gösterilmelerinin ve doğrulanmamış iddiaların paylaşılmasının eğitim ortamındaki güven ilişkisini zedeleyebileceğini ifade etti.
Gökbel, öğretmenin öğrencinin akademik eksikliğini veya davranış sorununu aileye bildirmesinin bir çatışma gerekçesi olarak değil, birlikte çözüm üretme çağrısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Sorunun kendisi yerine öğretmenin tartışılmasının, çocuğun ihtiyaçlarını geri plana itebileceğini söyledi.
Eğitim sorumluluğu veriliyorsa mesleki uzmanlığa da güvenilmeli
Öğretmenlerden öğrencilerin başarılarını artırmalarının, yeteneklerini ortaya çıkarmalarının ve gerektiğinde yanlış davranışlara müdahale etmelerinin beklendiğini belirten Gökbel, bu görevlerin mesleki karar alma sorumluluğunu da beraberinde getirdiğini ifade etti.
Öğretmenin her kararının veli beklentilerine göre yeniden belirlenmeye çalışılmasının bu süreci güçleştirebileceğine dikkat çeken Gökbel, öğretmenin uzmanlığına güvenilmesi ile ailenin eğitim sürecine katılması arasında sağlıklı bir denge kurulması gerektiğini kaydetti.
Gökbel, velinin sorumluluğunun da çocuğunun gelişimini takip etmek, öğretmenle iletişim kurmak ve çözüm sürecine bilinçli biçimde katılmak olduğunu belirtti.
Öğretmene saygı, velinin itiraz hakkını ortadan kaldırmıyor
Gökbel, mesleki yetkilere saygı gösterilmesi çağrısının öğretmenlerin kararlarının eleştiriye kapalı olduğu anlamına gelmediğini de vurguladı.
Velilerin çocuklarının eğitimi hakkında bilgi alma, uygulamaları sorgulama, itiraz etme ve gerektiğinde okul yönetimine başvurma haklarının korunması gerektiğini ifade eden Gökbel, görüş ayrılıklarının kişisel suçlamalar yerine doğrudan ve açık iletişimle ele alınması gerektiğini belirtti.
Gökbel, tüm okullarda öğretmenlerin mesleki sorumluluklarını yerine getirebildiği, ailelerin çocuklarının gelişimi hakkında bilgilendirildiği ve sorunlara birlikte çözüm arandığı bir eğitim ortamı oluşturulması çağrısında bulundu.




