2026’ya zamla giren şarj tarifeleri ne anlama geliyor?
Yeni yılla birlikte hızlı şarj altyapısında fiyat listeleri adeta yeniden yazıldı. Türkiye genelinde yaygın ağıyla bilinen Trugo ve Zes’in tarifelerini güncellemesi, elektrikli araç kullanıcılarının bütçe hesaplarını doğrudan etkiledi. Son artışlarla birlikte özellikle yüksek güçlü soketlerde kilovatsaat başına ücretler dikkat çekici seviyelere tırmandı. Bu tablo, “uzun yolda elektrikli mi, dizel mi?” sorusunu yeniden gündemin merkezine taşıdı.
Piyasada görece daha istikrarlı bir çizgi izleyen Eşarj’ın fiyatlarını bir süredir sabit tutması ise kullanıcılar için tek başına teselli olmaya yetmiyor. Zira hızlı şarjın yaygınlaştığı ana arterlerde tercih edilen istasyonların büyük bölümünde yeni tarifeler geçerli.
Trugo ve Zes fiyatları nasıl güncelledi?
Trugo’nun yeni tarifesi ne kadar oldu?
Halka açık şarj istasyonları pazarında önemli bir paya sahip olan Trugo, 2026 başı itibarıyla hızlı şarj soketlerinde ciddi bir artışa gitti. Buna göre 150 kW’a kadar olan soketlerde kilovatsaat başına ücret 13,78 TL olarak belirlendi. 150 kW üzerindeki yüksek güçlü soketlerde ise bu rakam 15,36 TL seviyesine çıktı. Bu artış, özellikle kısa sürede yüksek miktarda enerji almak isteyen sürücüler için maliyetleri belirgin biçimde yukarı çekti.
Zes’te tablo nasıl?
Bir diğer büyük oyuncu olan Zes’te de fiyatlar güncellendi. 180 kW’a kadar olan soketlerde kilovatsaat bedeli 12,99 TL olurken, 180 kW üzerindeki istasyonlarda rakam 16,49 TL’ye yükseldi. Bu tablo, hızlı şarj hizmetinde güç arttıkça ödemenin de hızla kabardığını net biçimde ortaya koyuyor.
Eşarj neden sabit kaldı?
Sektördeki üçüncü büyük aktörlerden Eşarj ise şimdilik fiyatlarını 11,50 TL seviyesinde tutmayı sürdürüyor. Ancak pazarın genel eğilimi düşünüldüğünde, bu politikanın ne kadar daha devam edeceği merak konusu.
Uzun yolda elektriklinin maliyeti nereye gidiyor?
Elektrikli otomobilin kilometre hesabı
Yapılan güncel hesaplamalar, elektrikli otomobil sahipleri için yeni bir dengeye işaret ediyor. Ortalama 100 kilometrede 23 kWh tüketen bir araç, kilovatsaat fiyatının 15 TL civarında olduğu bir senaryoda kilometre başına yaklaşık 3,45 TL harcıyor. Bu da 700 kilometrelik uzun bir yolculukta yaklaşık 2 bin 415 TL’lik bir enerji maliyeti anlamına geliyor.
Bu rakamlar, birkaç yıl öncesine kadar “uzun yolda çok daha ucuz” olarak tanımlanan elektrikli sürüşün artık eskisi kadar avantajlı olmadığını gösteriyor.
Dizel otomobille karşılaştırma
Aynı güzergâh için dizel bir otomobilin ortalama tüketimi 100 kilometrede 6,5 litre olarak kabul edildiğinde ve motorin fiyatı 57,28 TL seviyesinde hesaplandığında, 700 kilometrelik yolun toplam maliyeti yaklaşık 2 bin 606 TL’ye çıkıyor. Aradaki fark yalnızca 190 TL civarında kalıyor.
Bu tablo, elektrikli araç ile dizel arasındaki maliyet avantajının giderek eridiğini açıkça ortaya koyuyor.
Kullanıcılar neye dikkat etmeli?
Hangi istasyon daha avantajlı?
Fiyatların güç seviyesine ve markaya göre ciddi biçimde değişmesi, sürücüleri rota planlamasında daha hesaplı davranmaya zorluyor. Özellikle hızlı şarj ihtiyacının zorunlu olmadığı durumlarda, daha düşük güçlü ve görece ucuz soketlerin tercih edilmesi bütçeyi koruyabiliyor.
Uzun yol planı yeniden mi yazılıyor?
Yeni tarifelerle birlikte uzun yol yapan sürücüler için yalnızca süre değil, maliyet de başlı başına bir planlama kalemi hâline gelmiş durumda. Şarj molalarının sayısı, hangi istasyonda ne kadar süre kalınacağı ve hangi güçte şarj edileceği artık yolculuğun en kritik detayları arasında yer alıyor.




