Hurda araç karşılığı ÖTV’siz otomobil modeli nasıl işleyecek?
Ekonomi yönetiminin üzerinde çalıştığı yeni düzenleme, otomobil piyasasında dengeleri değiştirebilecek nitelikte. Taslak çalışmaya göre, 25 yaşını doldurmuş araçlarını hurdaya çıkaran vatandaşlar, en az yüzde 40 yerlilik oranına sahip sıfır kilometre otomobilleri ÖTV ödemeden satın alabilecek. Bu modelle hem araç sahibi olmanın kolaylaştırılması hem de trafikteki yaşlı araçların azaltılması hedefleniyor.
Uygulamanın detayları henüz netleşmiş değil. Ancak kulis bilgilerine göre, sistem yalnızca bireysel araç alımını değil, sosyal ve çevresel hedefleri de aynı anda kapsayacak şekilde kurgulanıyor.
Kimler bu destekten yararlanabilecek?
Planlanan destek modelinde, başvuru şartlarının net çizgilerle belirlenmesi bekleniyor. En temel kriter, hurdaya ayrılacak aracın en az 25 yaşında olması. Bunun yanı sıra, satın alınacak aracın yerli üretim olması ve belirlenen yerlilik oranını karşılaması şartı aranacak.
Öne çıkan bir diğer başlık ise aile yapısı. Edinilen bilgilere göre, 3 ve daha fazla çocuğu olan aileler, uygulamada öncelikli gruplar arası
Yerli üretim neden öne çıkıyor?
Düzenlemenin merkezinde yerli otomobil üretimi yer alıyor. Satın alınabilecek araçların, en az yüzde 40 yerli katkı şartını taşıması öngörülüyor. Böylece, ithal araçlara yönelik talebin azaltılması ve yerli üreticilerin desteklenmesi hedefleniyor.
Ekonomi çevreleri, bu adımın otomotiv sanayisinde iç pazarı canlandırabileceğini ve üretim kapasitesinin daha etkin kullanılmasını sağlayabileceğini belirtiyor. Aynı zamanda, yerli otomobil satışlarının artmasıyla birlikte yan sanayi ve istihdam üzerinde de olumlu etkiler bekleniyor.
ÖTV muafiyeti fiyatları nasıl etkileyecek?
Otomobil fiyatlarını belirleyen en önemli kalemlerden biri olan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), sıfır araç alımında ciddi bir maliyet oluşturuyor. Planlanan modelde bu verginin tamamen kaldırılması, araç fiyatlarında önemli bir düşüş anlamına geliyor.
Sektör temsilcileri, ÖTV’siz satış imkânının özellikle orta gelir grubundaki aileler için erişilebilirliği artıracağını vurguluyor. Bu sayede, ikinci el piyasasına olan aşırı talebin de dengelenmesi bekleniyor.
Kredi ve ödeme seçenekleri gündemde mi?
Düzenlemenin yalnızca vergi muafiyetiyle sınırlı kalmayacağı ifade ediliyor. Programın, uzun vadeli kredi ve düşük taksitli ödeme seçenekleri ile desteklenmesi planlanıyor. Bu finansman modelleri sayesinde, peşinat yükünün azaltılması ve daha geniş bir kesimin sisteme dahil edilmesi amaçlanıyor.
Bankacılık sektörünün de bu süreçte aktif rol üstlenmesi, kamu destekli finansman paketlerinin devreye alınması olasılıklar arasında yer alıyor.
Çevresel ve trafik güvenliği hedefleri neler?
Uygulamanın bir diğer önemli boyutu ise çevresel etkiler. Trafikteki yaşlı araçların büyük bölümü, hem yüksek emisyon değerleri hem de güvenlik riskleri nedeniyle sorun oluşturuyor. Hurda araç teşviki ile bu araçların sistemden çekilmesi, karbon salımının azaltılmasına katkı sağlayacak.
Aynı zamanda, daha yeni ve güvenlik donanımları gelişmiş araçların trafiğe girmesiyle trafik güvenliği açısından da olumlu sonuçlar elde edilmesi hedefleniyor.
Düzenleme ne zaman Meclis gündemine gelecek?
Henüz resmi bir yasa teklifi bulunmasa da, çalışmanın 2025 yılının sonuna doğru Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşınması bekleniyor. Bu süreçte, sektör temsilcilerinin ve ilgili kurumların görüşlerinin alınacağı, kapsamın netleştirileceği belirtiliyor.
Kamuoyunda yakından takip edilen bu destek modelinin, otomobil piyasasında yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği değerlendirmeleri yapılıyor.




