İş yerinde çalışma arkadaşları hakkında asılsız iddialar ortaya atan ve huzursuzluğa neden olan çalışanlar, belirli hukuki şartlarda kıdem ve ihbar tazminatlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin daha önce verdiği karar, dedikodu ve iftira nedeniyle iş sözleşmesi feshedilen bir çalışanın davasını yeniden gündeme getirdi. Kütahya'daki fabrikalarda, organize sanayi bölgelerinde ve özel sektör işletmelerinde çalışanları da ilgilendiren karar, her dedikodunun değil, hukuken haklı fesih nedeni oluşturacak davranışların ağır sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.
İş hayatında çalışma arkadaşları hakkında yapılan asılsız suçlamalar, iftira ve iş yeri huzurunu bozan davranışlar, çalışanların tazminat haklarını etkileyebiliyor. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin geçmişte verdiği ve 2023 yılında yeniden gündeme gelen karar, iş yerindeki dedikodunun hangi durumlarda işten çıkarma gerekçesine dönüşebileceği sorusunu ortaya çıkardı.
Kütahya'da sanayi kuruluşlarından mağazalara, fabrikalardan farklı özel sektör işletmelerine kadar geniş bir çalışan kitlesini ilgilendiren hukuki değerlendirmede, davranışın niteliği ve işverenin fesih gerekçesini kanıtlayabilmesi belirleyici oluyor.
DEDİKODU YÜZÜNDEN İŞTEN ÇIKARILDI, MAHKEMEYE BAŞVURDU
Yargıtay kararına konu olayda, bir iş yerinde gece bekçisi olarak çalışan personelin iş sözleşmesi feshedildi.
İşveren, çalışanın mesai arkadaşları hakkında dedikodu yaptığını, çalışanları birbirine düşürdüğünü ve sözlü uyarılara rağmen davranışlarını sürdürdüğünü savundu.
İşten çıkarılan çalışan ise fesih işleminin haksız olduğunu ileri sürerek İş Mahkemesine başvurdu.
Davacı, işverenden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla çalışma ücreti talep etti.
Yerel mahkemenin davayı kısmen kabul etmesi üzerine dosya temyiz incelemesi kapsamında Yargıtaya taşındı.
YARGITAY'DAN DİKKAT ÇEKEN TAZMİNAT KARARI
Dosyayı değerlendiren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, basına yansıyan karara göre çalışma arkadaşlarına iftira atarak iş ortamında huzursuzluğa neden olan personelin tazminatsız işten çıkarılmasını somut olay bakımından yerinde buldu.
Yüksek mahkeme, uyuşmazlıkta iş sözleşmesinin feshi yönünden işverenin gerekçesini kabul ederken, fazla çalışma ücretinin hesaplanmasına ilişkin bölümde bozma kararı verdi.
Karar, iş yerindeki güven ilişkisini ciddi biçimde zedeleyen davranışların çalışan açısından önemli hukuki sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu.
HER DEDİKODU TAZMİNATSIZ İŞTEN ÇIKARMA NEDENİ DEĞİL
İş yerinde gerçekleştirilen her konuşma, eleştiri veya çalışanlar arasındaki anlaşmazlık haklı fesih nedeni olarak değerlendirilmiyor.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrası, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı belirli davranışlar nedeniyle işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilmesine imkân tanıyor.
Bu kapsamda özellikle işverene veya başka bir işçiye sataşma, doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlar ve belirli ağır asılsız isnatlar hukuki değerlendirmede önem taşıyor.
Ancak iş yerindeki uygulamaların eleştirilmesi veya çalışanların kendi aralarında görüş alışverişinde bulunması tek başına tazminatsız fesih için yeterli kabul edilmiyor.
Her uyuşmazlıkta olayın özelliklerinin, delillerin ve fesih gerekçesinin ayrı ayrı incelenmesi gerekiyor.
KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI KAYBEDİLEBİLİR
İş Kanunu'nun 25/II maddesindeki haklı fesih koşullarının oluşması durumunda çalışan, kıdem ve ihbar tazminatı alamadan işten çıkarılabiliyor.
Bununla birlikte işverenin ileri sürdüğü gerekçenin hukuken yeterli olmaması veya ispatlanamaması halinde fesih işlemi haksız bulunabiliyor.
Bu durumda çalışan, yasal koşullara göre kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik haklarını talep edebiliyor.
Öte yandan iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi, çalışanın ödenmemiş maaşının ve hak kazandığı diğer işçilik alacaklarının kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
ÖZEL WHATSAPP YAZIŞMALARI İÇİN FARKLI KARAR
İş yerindeki tartışmalarla ilgili bir diğer önemli konu ise çalışanların kendi aralarındaki özel WhatsApp yazışmaları.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2026 yılında kamuoyuna yansıyan başka bir kararında, işveren tarafından özel WhatsApp mesajlarının okunarak işten çıkarma gerekçesi yapılması hukuka aykırı bulundu.
Karara konu olayda çalışanın kullanımına verilen şirket telefonundaki özel mesajların izinsiz incelenmesi üzerine gerçekleştirilen fesih, mahkeme tarafından haksız olarak değerlendirildi.
Yargıtay da işçinin özel hayatının gizliliğini ilgilendiren yazışmaların bu şekilde kullanılmasına dayanan fesih kararının haksız olduğu yönündeki hükmü onadı.
Bu karar, çalışanların iş yerindeki davranışlarıyla özel iletişimlerinin hukuken aynı şekilde değerlendirilemeyeceğini gösterdi.
KÜTAHYA'DAKİ FABRİKA VE ÖZEL SEKTÖR ÇALIŞANLARINI DA İLGİLENDİRİYOR
Yargıtayın iş ilişkilerine yönelik değerlendirmeleri, Kütahya Organize Sanayi Bölgesi, 30 Ağustos Organize Sanayi Bölgesi ve kentteki diğer özel sektör işletmelerinde çalışan işçiler açısından da önem taşıyor.
İş yerinde mesai arkadaşlarına yönelik asılsız suçlamalarda bulunulması, kişilik haklarının ihlal edilmesi veya çalışma düzeninin ciddi biçimde bozulması, olayın koşullarına göre iş sözleşmesinin feshiyle sonuçlanabiliyor.
Ancak işverenlerin yalnızca “dedikodu yapıyor” iddiasıyla çalışanların tazminat haklarını ortadan kaldırması mümkün değil.
Fesih işleminin hukuka uygunluğu, somut olayın özelliklerine ve sunulan delillere göre belirleniyor.
İŞTEN ÇIKARILAN ÇALIŞANLAR HAKLARINI ARAYABİLİR
İş yerindeki konuşmaları veya çalışma arkadaşlarıyla yaşadıkları anlaşmazlıklar nedeniyle işten çıkarılan çalışanlar, fesih gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu düşünüyorlarsa yasal haklarını arayabiliyor.
İş uyuşmazlıklarında, talebin niteliğine göre zorunlu arabuluculuk ve mahkeme süreçleri devreye girebiliyor.
Özellikle işe iade taleplerinde yasal başvuru sürelerinin kaçırılmaması büyük önem taşıyor.
Yargıtay kararları, iş yerinde güven ilişkisini ağır biçimde zedeleyen davranışların tazminat kaybına yol açabileceğini, ancak işverenin de fesih işlemini hukuka uygun gerekçelerle desteklemek zorunda olduğunu ortaya koyuyor.



