Konut kredisinde ezber bozan düzenleme

Türkiye’de konut sahibi olmanın önündeki en büyük engellerden biri uzun süredir krediye erişim zorluğu olarak gösteriliyordu. Yüksek faiz oranları ve kredi sınırlamaları, özellikle orta gelir grubunun ev alma hayalini ertelemesine neden oldu.

Kütahya'da ihracat geriledi, ithalatta dev artış yaşandı
Kütahya'da ihracat geriledi, ithalatta dev artış yaşandı
İçeriği Görüntüle

Bu tabloyu değiştirecek önemli bir adım Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından atıldı. Kurum, konut finansmanında yıllardır uygulanan birinci el–ikinci el ayrımını kaldırarak kredi kullanım şartlarını sadeleştirdi. Böylece hem yeni hem de ikinci el konutlar için eşit koşullarda kredi kullanılabilecek.

Karar, gayrimenkul sektöründe “piyasayı canlandıracak hamle” olarak yorumlandı.

Birinci ve ikinci el ayrımı neden kaldırıldı

Önceki sistemde bankalar, sıfır konutlara daha avantajlı kredi oranları uygularken ikinci el konutlar için daha sınırlı finansman sağlıyordu. Bu durum hem tüketiciyi hem de piyasayı kısıtlıyordu.

Yeni düzenleme ile kredi değer oranı hesaplamasında ikinci el konutlar da birinci el konutlarla aynı kapsama alındı. Böylece daha geniş bir konut stoğu krediye uygun hale geldi.

Uzmanlara göre bu adım, özellikle bütçesi sınırlı vatandaşın seçeneklerini artıracak. Çünkü ikinci el konutlar genellikle daha uygun fiyatlı olduğu için krediye erişim kolaylaştıkça talep bu alana kayabilecek.

Enerji verimli konutlara özel avantaj ne

Düzenlemenin bir diğer dikkat çeken boyutu ise enerji verimliliği kriteri oldu.

2010 yılından sonra inşa edilen ve asgari C enerji sınıfına sahip konutlar, daha avantajlı kredi oranlarından yararlanabilecek. Bu uygulama ile hem tasarruflu binaların teşvik edilmesi hem de daha dayanıklı ve modern yapı stokunun artırılması hedefleniyor.

Sektör temsilcileri, bu adımın çevre dostu ve deprem güvenliği yüksek konut üretimini hızlandıracağını ifade ediyor.

Sektör temsilcileri kararı nasıl değerlendirdi

Gayrimenkul geliştiricileri ve yatırımcılar, düzenlemeyi piyasaya moral veren bir gelişme olarak görüyor.

Temsilciler, son yıllarda kredili konut satışlarının ciddi oranda gerilediğine dikkat çekiyor. Bir dönem toplam satışların yaklaşık üçte birini oluşturan kredili işlemler, bugün çok daha düşük seviyelere inmiş durumda. Bu düşüşün temel nedeni olarak finansmana erişimdeki kısıtlamalar gösteriliyor.

Yeni kararla birlikte özellikle orta gelir grubunun yeniden konut piyasasına döneceği öngörülüyor. Uzmanlar, ikinci el konutların krediye daha rahat ulaşması sayesinde satışlarda zincirleme bir hareketlilik bekliyor.

4437512-4

Kentsel dönüşüm ve istihdam etkisi ne olacak

Kararın sadece alıcıları değil, üretim tarafını da etkilemesi bekleniyor.

İkinci el konutların krediye dahil edilmesi, kentsel dönüşüm projelerine ivme kazandırabilir. Eski binaların yenilenmesi, hem güvenli yaşam alanları oluşturacak hem de inşaat sektörünü besleyecek.

İnşaat sektörünün yaklaşık 250 alt sektörü doğrudan etkilediği düşünüldüğünde; çimentodan demire, mobilyadan beyaz eşyaya kadar geniş bir ekonomik zincirin canlanması söz konusu. Bu da istihdam ve ekonomik büyümeye katkı anlamına geliyor.

İlk evini alacaklar için ne değişti

Düzenleme en çok ilk kez konut sahibi olacak vatandaşlar için umut verici bulunuyor.

Kredi oranlarının güncellenmesi ve sınırlamaların azaltılması, özellikle kira öder gibi ev sahibi olmayı hedefleyen kesimin önünü açacak. Uzmanlar, talebin özellikle yılın ikinci yarısında hızlanabileceğini belirtiyor.

Ancak sektör temsilcileri, kalıcı bir canlanma için faiz oranlarının da makul seviyelere çekilmesi gerektiğini vurguluyor.

5152896

Piyasada nasıl bir hareketlilik bekleniyor

Gayrimenkul profesyonelleri, yeni dönemde hem satış hacminde artış hem de talepte genişleme öngörüyor.

Finansmana erişimin kolaylaşmasıyla birlikte beklemede olan alıcıların piyasaya dönmesi beklenirken, yatırımcıların da yeniden konuta yönelmesi muhtemel görülüyor. Bu süreçte kredi koşullarındaki iyileşmenin belirleyici olacağı ifade ediliyor.

Konutun temel bir ihtiyaç olduğuna dikkat çeken sektör temsilcileri, erişilebilir finansman politikalarının sürdürülmesi halinde piyasanın daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacağını dile getiriyor.

Kaynak: Seval Çukur