Köşe Yazısı

DEMOKRASİ ve MİLLÎ BİRLİK

Millî birlik şuurunun ay yıldızlaştığı gündür 15 Temmuz… Egemenliğimizi yitirdiğimiz, akıllarımızı kiraya verdiğimiz gün başka toplumlara bağımlı hale geliriz… 15 Temmuz “Demokrasi ve Millî Birlik Günü”nde darbelere ve her türlü vesayetlere karşı olmak ve egemenliğin halka ait olduğu bilinciyle hareket etmek millî olabilmenin temel şartı…

Cumhuriyet yönetiminde, “akıl yürütme yöntemi” esas alınır. Kişisel değil, toplumsal kararlar ve yararlar dikkate alınır. Cumhuriyet ve demokrasi, birbirini tamamlayan yönetim biçimleri… Cumhuriyet, devleti; demokrasi de hükümeti; akla, fenne, toplumsal ve evrensel değerlere güvenle götüren yönetim biçimleri… Bir toplumun geleceğini bir kişi ya da bir zümreye teslim etmek, aklımızı başkalarına teslim etmek gibidir. Hakkı egemen kılmak halka hizmetle olur. Özgürlük, halkın egemen olması, halkın da egemenliğine sahip çıkmasıdır. Öz değerlerimizin korunması ve nesilden nesile taşınması, adaletin egemen olduğu bir toplumda, Cumhuriyet ve Demokrasi ile halkın kendi kararlarının ve tercihlerinin uygulanması ile mümkün… İnsanların can, mal, hürriyet, akıl ve ahlâk güvenliğinin garanti altına alındığı demokraside huzur ve refah sağlanabilir. Sadece özgür olmak adına değerlerimizin yok olduğu bir cumhuriyet ve demokraside ise, bir kişi ya da bir zümrenin yapacağı baskı ve zulüm daha da artarak devam edecektir. Her türlü istibdat ve dayatma, insanın insanlığının gelişmesine ciddi bir engel… Böylesi bir toplumdaki tercih ve kararlar, toplumun çöküşünü hızlandırmaktan başka bir işe yaramaz. İnsan ve toplum iradesi; iyi, güzel ve hayrın gerçekleştirilmesine hizmet etmelidir. Yoksa sonuç, hezimet olacaktır. Mesela kaçımız biliyor, 21 Temmuz 1946’daki milletvekili genel seçimlerinin, açık rey (oy) gizli tasnif (sayım) usulüne göre yapılmış olduğunu ve 1946’dan sonra bu usulün tarihe karışmış olduğunu? Esas demokratik olan, adil olan gizli rey (oy) açık tasnif (sayım) usulüdür… Demokrasi diyenler geçmişe bakıp, mevcut durum ve gelecekle ilgili kaygılarını doğru kıstaslar ile dillendirmelidirler. Büyük düşünelim… Mesele, bekâ meselesi, memleket meselesi… 15 Temmuz “Demokrasi ve Milli Birlik Günü”ndeki kazanımlarımızın değerini bilelim…

Toplumun bir bireyi olarak her daim aklımızı başkalarına kiraya vermeden, sadece Hakka güvenmeli ve başka hiç bir şeye köle olmamalıyız. İşte bunun adı: Cumhuriyet ve demokrasi… Vahşetin, cehaletin, bağnazlığın, ilkelliğin, vesayet anlayışının ve darbelerden medet uman kültürün egemen olduğu sosyal ortamlarda demokrasi var olamaz; var olsa da ayakta kalamaz. İhtiyacımız olan adaletin ve halkın egemen olduğu demokrasidir. Bu demokraside,  güçlü olan değil, haklı olan güçlü olacaktır… Demokraside esas olan; kuvvet yerine hakkın, cehalet yerine bilginin, kin ve düşmanlık yerine sevginin, keyfilik ve bireysellik yerine objektif kanunun ve ilkelerin ikame edilmesi, sosyal ve siyasal hayatın bu ilkeler çerçevesinde dizayn edilmesidir. Bu ilkelerin hayata geçirilebilmesi için ise toplum fertlerinin ciddi bir eğitim-öğretim seviyesine ulaşmış olması çok önemli…

Çıkar odaklı yaklaşımlar, önce kişisel sonrasında toplumsal kayıplara sebep olacaktır. Bu bağlamda kalite ve sürdürülebilir fayda odaklı gelişme bilimsel veriler ve analizler ile olacaktır. Kişi ve olaylar içinde boğulan yaklaşımları aşarak düşünce merkezli davranış ve uygulamalar, gerçek başarıların elde edilmesini sağlayacaktır. Kişisel egemenliğimizi ve sonrasında millî egemenliğimizi koruyup var olma mücadelemizi sürdürmeliyiz. Cumhursuz, cumhuriyet ne kadar anlamsız ise; katılımsız, çilesiz, emeksiz ve öz değerlerimizin olmadığı bir cumhuriyet de o kadar işlevinden uzaktır. Sloganların, dayatmaların değil, bilimin, fennin ve öz değerlerimizin ölçüt olduğu cumhuriyet ve demokrasinin, hayatımızı şekillendirmesini diliyorum… Bunun için aklımıza, öz değerlerimize, tarihimize, dünümüze, bugünümüze ve yarınımıza sahip çıkmalı ve sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz. Birbirimizi dışlamadan, farklılıklarımızı olmazsa olmazımız bilerek, saygı ile sevgi ile tek yürek olmalıyız. Laf üreterek ve birbirimizle uğraşarak değil, sahip olduklarımızın en küçük parçasını bile biz üreterek, işimiz ile uğraşarak, Türkiyemizde “Millî birlik ve demokrasi”ye sahip çıkarak bunu elde edebiliriz…             Selam, sevgi ve saygılarımla.

Zafer NEFER, 20.05.2021 23.52, Kütahya

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu