7 bin yıllık geçmişiyle Hititlerden Friglere, Germiyanoğulları’ndan Osmanlı’ya uzanan köklü bir medeniyet birikimine sahip olan Kütahya, bugün hâlâ konakları, medreseleri, camileri ve çeşmeleriyle yaşayan bir açık hava müzesi niteliğinde. Ancak bu güçlü tarihî mirasın geleceğe nasıl aktarılacağı sorusu yeniden gündemde.
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Tarih Bölümü yüksek lisans öğrencisi Muhammet Nur Sevimli, Dumlupınar Gazetesi’ne yaptığı kapsamlı açıklamalarda Kütahya’nın kültürel mirasının korunması, dijitalleştirilmesi ve genç kuşaklara aktarılması konusunda dikkat çeken öneriler sundu.
“Kütahya sadece geçmiş değil, bir kimliktir”
Kendisini tarihsel bağ üzerinden Kütahyalı hissettiğini ifade eden Sevimli, Germiyanoğulları döneminde Denizli, Uşak, Afyon, Eskişehir ve Ankara’ya kadar uzanan geniş coğrafyanın Kütahya’ya bağlı olduğunu hatırlattı.
“Ben Denizliliyim desem de tarihsel olarak kendimi Kütahyalı hissediyorum. Çünkü bu şehir sadece bir yerleşim alanı değil, bir medeniyet merkeziydi” diyen Sevimli, tarihsel aidiyetin genç kuşaklara doğru anlatılması gerektiğini vurguladı.
Dijital çağda yaşayan tarih vurgusu
Sevimli, gençlere ulaşmanın artık klasik yöntemlerle mümkün olmadığını belirterek dijital projelerin önemine dikkat çekti.
Her hafta İsmail Germiyanoğlu ile birlikte Instagram üzerinden Kütahya tarihine dair canlı yayınlar yaptıklarını söyleyen Sevimli, bu tür çalışmaların kurumsal destekle büyütülmesi gerektiğini ifade etti.
“Oysa bugün yeni nesle hitap edecek şekilde bir YouTube kanalı kurulabilir. Yaşayan tarih anlatılabilir, alanında uzman hocalarımız konuşabilir ve biz gençler onların yanında yetişebiliriz” sözleriyle dijital tarih anlatıcılığı modelini gündeme taşıdı.
“Aksu Dergisi yeniden doğmalı”
Kütahya’da geçmişte yayımlanan ve şehir hafızasında önemli bir yere sahip olan Aksu Dergisi’ni hatırlatan Sevimli, bu tür yayınların dijital formda yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Hamza Güner’in imtiyaz sahipliğinde yayımlanan derginin, dönemin öğretmen ve yazarları tarafından çıkarıldığını belirten Sevimli, “Bugün o ruhu dijital ortamda yeniden canlandırabiliriz” dedi.
Kütahya Tarih Akademisi önerisi
Sevimli’nin en dikkat çeken önerilerinden biri ise “Kütahya Tarih Akademisi” oldu. Germiyan konaklarından birinin bu amaçla değerlendirilebileceğini ifade eden Sevimli, akademinin halka açık dersler ve seminerlerle şehir hafızasını canlı tutabileceğini belirtti.
“Akademinin sokağa inmesi gerekiyor. Çini sanatının tarihinden Mevleviliğe, şehir hafızasından Germiyan kültürüne kadar pek çok başlık burada işlenebilir” diyerek akademi–şehir entegrasyonuna vurgu yaptı.
Mevlevilik ve Germiyan mirası yeniden görünür olmalı
Kütahya’nın Mevlevilik tarihinde önemli bir merkez olduğuna dikkat çeken Sevimli, Mustafa Sâkıp Dede’nin burada postnişinlik yapmasının ve Mevlevî kaynaklarının en önemlilerinden birini kaleme almasının büyük bir değer olduğunu söyledi.
Şeyh Galip’i yetiştiren silsilenin Kütahya’dan geçmesinin tarihsel önemine işaret eden Sevimli, Kamile Hanım ve Hace Fatma Hanım gibi kadın şeyhlerin de şehir tarihinde özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Ayrıca Germiyanlı şairlerin Osmanlı saray kültürünün oluşumundaki rolünün yeterince görünür olmadığını belirtti.
“Şehrin reklamı kültürüyle yapılır”
Gençlerin yoğun olarak bulunduğu sosyal alanlarda kültürel faaliyetlerin artırılması gerektiğini savunan Sevimli, Kafeler Sokağı örneğini verdi.
“Bir kafede İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın kitabını görmek bile fark oluşturur. Şehrin reklamı kültürüyle yapılır” diyerek kültürel görünürlüğün günlük hayatın parçası haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Gençler tarih anlatmalı
Gençlerin tarihî mekânlarda aktif rol alabileceği projeler geliştirilmesini öneren Sevimli, Dönenler Camii ve Ulu Camii gibi alanlarda belirli günlerde gençlerin ziyaretçilere rehberlik yapabileceğini ifade etti.
Bu modelin hem gençlerin şehirle bağını güçlendireceğini hem de kültürel bilinci artıracağını dile getirdi.
“500 yıl sonrasına ne bırakacağız?”
Sevimli’nin en çarpıcı sorusu ise Kütahya’nın geleceğine yönelik oldu:
“Bugünden 500 yıl sonrasına Kütahya’dan ne kalacak? Eğer sadece Germiyanoğulları’nı anlatmaya devam edeceksek, bugünün Kütahya’sı tarihe iz bırakmamış demektir.”
Bu sözler, kültürel mirasın sadece korunması değil, üretilmesi gerektiğine de işaret ediyor.
Ortak akıl ve kurumsal adım çağrısı
Sevimli, şehirdeki en büyük eksikliğin kurumsal koordinasyon olduğunu belirterek gençlerin hayallerini dinleyecek mekanizmaların kurulması gerektiğini söyledi.
Germiyanoğulları, Mevlevî büyükleri ve Kütahyalı şairlerin hayatlarının dizi ya da film yapılmasının bile şehir algısını değiştirebileceğini ifade etti.





