17 Şubat Dünya Kedi Günü, Kütahya’da yalnızca sevimli dostların hatırlandığı bir gün değil; sokaklarda yaşam mücadelesi veren canlar için toplumsal duyarlılığın yeniden yükseldiği anlamlı bir farkındalık gününe dönüştü. Dumlupınar Gazetesi olarak kentin farklı noktalarında patili dostların “sessiz mesajını” dinledik.

Binlerce yıldır insanla aynı yaşamı paylaşan kediler; bugün de dükkân önlerinde, park köşelerinde, mahalle aralarında kentin ayrılmaz bir parçası olmayı sürdürüyor. Kimi zaman bir esnafın yol arkadaşı, kimi zaman bir çocuğun oyun arkadaşı olan bu zarif canlılar, aslında birlikte yaşama kültürünün en güçlü sembollerinden biri olarak öne çıkıyor.

Bir gün değil, her gün sorumluluk
İtalya’da 1990 yılında gazeteci Claudia Angeletti’nin öncülüğünde başlayan ve kısa sürede dünyaya yayılan Dünya Kedi Günü, yalnızca bir kutlama değil; sahipsiz hayvanların yaşam hakkına dikkat çeken küresel bir çağrı niteliği taşıyor. Bu özel günle birlikte mama ve su bırakma, sahiplendirme ve kısırlaştırma çalışmalarına destek çağrıları da artıyor.

Sokakların görünmeyen sakinleri
Bir zamanlar sıcak bir yuvaya sahipken bugün sokakta yaşam mücadelesi veren kedilerin beslenme, barınma ve tedavi ihtiyaçları, günün en önemli mesajları arasında yer alıyor. Hayvanseverler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, bu canlıların yaşam koşullarının iyileştirilmesi için daha fazla adım atılması gerektiğine dikkat çekiyor.

İnsanla kurulan kadim bağ
Tarih boyunca sanatın, edebiyatın ve gündelik hayatın içinde kendine özel bir yer edinen kediler; limanların bekçisi, çiftliklerin avcısı ve evlerin en eski misafiri olarak insanla kurduğu bağı bugün de sürdürüyor. Bu bağ, merhametin ve birlikte yaşama kültürünün en sade ama en güçlü örneklerinden biri olarak görülüyor.

Dünya Kedi Günü vesilesiyle verilen mesaj ise net: Patili dostlar yalnızca birer sokak hayvanı değil, kentin yaşayan sakinleri. Onlara uzatılan bir kap su, bırakılan bir avuç mama ve gösterilen küçük bir şefkat, aslında ortak yaşamın en büyük göstergesi.






