Kütahya Belediyesi şirketinde çalışan işçileri kapsayan toplu iş sözleşmesi yetki tespiti süreci tamamlandı. Yapılan değerlendirme sonucunda Hizmet-İş Sendikası’nın çoğunluğu sağlayarak yetkili sendika olduğu tescillendi. Ancak sürecin ardından DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası’ndan sert bir itiraz geldi.
Genel-İş: “Yetki gasp edildi”
DİSK/Genel-İş Eskişehir Şube Başkanı Coşkun Sakcı tarafından yapılan basın açıklamasında, yetki sürecinin hukuka aykırı şekilde yürütüldüğü öne sürüldü. Sakcı, sendikalarının 3 Mart tarihinde toplu iş sözleşmesi yetkisi için yasal başvuruda bulunduğunu hatırlatarak, sürecin usulsüz uygulamalarla şekillendiğini iddia etti.
Açıklamada, yetki tespitine esas alınması gereken işçi sayısının eksik gösterildiği ve sendikaya üye birçok işçinin değerlendirme dışı bırakıldığı ifade edildi. Sakcı, bunun basit bir hata değil, işçilerin örgütlü iradesine yönelik açık bir müdahale olduğunu savundu.
“İşçilerin iradesi yok sayıldı”
Genel-İş cephesi, üyelerinin bilinçli şekilde görmezden gelindiğini ve işçilerin kendi iradeleriyle oluşturduğu sendikal gücün hiçe sayıldığını ileri sürdü. Açıklamada, Hizmet-İş Sendikası’na verilen yetkinin eksik ve hatalı verilere dayandığı iddia edilerek, “Bu yetki meşru değildir ve kabul edilemez” ifadelerine yer verildi.
Hukuki süreç başlatılıyor
Sendika, yaşanan süreci “hak gaspı” olarak nitelendirirken, tüm yasal ve örgütsel mücadele yollarının kullanılacağını duyurdu. Yapılan açıklamada, usulsüzlüklere itiraz edileceği ve hukuki sürecin sonuna kadar takip edileceği vurgulandı.
Tartışma büyüyor: Sendikal özgürlük vurgusu
Genel-İş tarafından yapılan değerlendirmede, konunun yalnızca bir yetki meselesi olmadığı, aynı zamanda işçilerin sendika seçme hakkı ve örgütlenme özgürlüğü açısından kritik bir sınav olduğu ifade edildi. Açıklamada, “İşçinin iradesi yok sayılamaz, örgütlü güç gasp edilemez” denilerek kamuoyuna çağrı yapıldı.
Kütahya’da gözler sürecin devamında
Kütahya’da yaşanan bu gelişme, sendikal rekabetin ve yetki tartışmalarının yeniden gündeme taşınmasına neden oldu. Hizmet-İş Sendikası’nın yetkiyi almasının ardından başlayan itiraz sürecinin nasıl sonuçlanacağı merak edilirken, gözler yargı ve ilgili kurumların vereceği kararlara çevrildi.




