Kütahyalı Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. M. Giray Ersöz, gözlerdeki sulanmanın göz kuruluğundan kaynaklanabileceğine dikkat çekti. Göz yüzeyinde oluşan tahrişin refleks olarak gözyaşı üretimini artırabildiğini belirten Ersöz, sulanmaya eşlik eden yanma, batma ve bulanık görme şikâyetlerinin önem taşıdığını ifade etti. Uzun süren veya tekrarlayan sulanmalarda ise altta yatan nedenin göz muayenesiyle belirlenmesi gerekiyor.

“Gözüm bu kadar sulanıyorsa nasıl kuru olabilir?” sorusu, göz kuruluğuna ilişkin yaygın bir yanılgıyı ortaya koyuyor. Kütahyalı Prof. Dr. M. Giray Ersöz, sosyal medya hesabından yaptığı bilgilendirmede, fazla gözyaşının her zaman göz yüzeyinin yeterince nemlendiği anlamına gelmediğini anlattı.

Göz kuruluğu neden sulanmaya yol açıyor?

Göz yüzeyini koruyan gözyaşının yetersiz kalması veya normalden hızlı buharlaşması, kuruluk ve tahrişe neden olabiliyor. Gözler ise bu tahrişe karşı daha fazla gözyaşı üreterek tepki verebiliyor.

Ersöz’ün dikkat çektiği bu refleks nedeniyle kişi, göz kuruluğu yaşarken aynı zamanda yoğun sulanmadan da şikâyet edebiliyor. Dolayısıyla gözlerin sulanması, göz kuruluğu ihtimalini ortadan kaldırmıyor.

Kütahya ve Uşak’ın nüfus tablosu: İki komşu şehir arasında yaklaşık 9 kat fark
Kütahya ve Uşak’ın nüfus tablosu: İki komşu şehir arasında yaklaşık 9 kat fark
İçeriği Görüntüle

Yanma ve batma eşlik ediyorsa dikkat

Sulanmanın yanında ortaya çıkan belirtiler, şikâyetin nedeninin değerlendirilmesinde önem taşıyor. Yanma, batma, gözde kum varmış hissi ve zaman zaman bulanık görme, göz kuruluğunda görülebilen yakınmalar arasında yer alıyor.

Ancak bu belirtiler tek başına tanı koymak için yeterli olmuyor. Benzer şikâyetler farklı göz rahatsızlıklarında da görülebildiği için kesin nedenin muayeneyle belirlenmesi gerekiyor.

Her sulanmanın nedeni göz kuruluğu değil

Göz sulanması; alerji, enfeksiyon, göz kapağı sorunları veya gözyaşı kanalı tıkanıklığı nedeniyle de gelişebiliyor. Bu nedenle uzun süren sulanmaların yalnızca kuruluğa ya da geçici hassasiyete bağlanması, asıl nedenin gözden kaçmasına yol açabiliyor.

Tedavinin de sulanmaya neden olan soruna göre planlanması gerekiyor.

Ekran kullanımı şikâyetleri artırabiliyor

Uzun süre telefon ve bilgisayar ekranına odaklanmak, göz kırpma sıklığının azalmasına ve gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olabiliyor. Klima, rüzgâr ve doğrudan hava akımı da göz yüzeyindeki kuruluk şikâyetlerini artırabiliyor.

Ekran kullanımına düzenli aralar verilmesi, gözlerin tam kırpılmasına dikkat edilmesi ve doğrudan hava akımından kaçınılması, günlük yaşamda alınabilecek önlemler arasında bulunuyor.

Göz sulanmasında tedavi nedene göre değişiyor

Göz kuruluğuna bağlı sulanmalarda suni gözyaşı damlaları, göz yüzeyinin nemlendirilmesine yardımcı olabiliyor. Hekimin gerekli görmesi halinde göz kapağı bakımı, sıcak kompres veya reçeteli tedaviler de uygulanabiliyor.

Ancak her göz sulanmasında aynı damla veya tedavi uygun olmuyor. Özellikle tekrarlayan ve günlük yaşamı etkileyen şikâyetlerde, tedavi öncesinde nedenin belirlenmesi önem taşıyor.

Ani görme azalması ve şiddetli ağrıyı önemseyin

Göz sulanmasına ani görme azalması, şiddetli göz ağrısı veya belirgin görme değişikliği eşlik ediyorsa gecikmeden tıbbi değerlendirme gerekiyor. Bu belirtiler, göz kuruluğunun dışında acil müdahale gerektiren rahatsızlıkların da işareti olabiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi