Kütahya’nın Germiyanoğulları döneminden günümüze uzanan tarihî yapılarından Balabaniye Medresesi, bakımsız görüntüsüyle gündemde. 14. yüzyılın sonlarına tarihlendirilen ve 2009 yılında tescillenen Nallı Medrese’nin bugün metruk durumda bulunması, kentin kültürel mirasının korunmasına ilişkin soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
KÜTAHYA’NIN TARİHÎ HAFIZASI TEHLİKEDE
Kütahya’nın Yeni Mahallesi’nde, Lala Hüseyin Paşa Caddesi üzerinde, Kemer Hamamı’nı geçince sol tarafta bir bahçenin içinde yer alan Balabaniye Medresesi, şehrin geçmişine ışık tutan tarihî eserler arasında bulunuyor. Bir dönem eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yapan yapı, bugün ise bakımsız ve metruk görünümüyle dikkat çekiyor.
Eski Kütahya Müze Müdürü Metin Türktüzün’ün aktardığı bilgilere göre, medrese mimari özellikleri doğrultusunda Prof. Dr. Ara Altun tarafından Germiyanoğulları döneminin 14. yüzyıl son çeyreğine tarihlendiriliyor. Yapının geçmişi, Kütahya’nın tarihî ve kültürel kimliği açısından önemli bir yer tutuyor.

VAKIF KAYITLARI TARİHİNE IŞIK TUTUYOR
Balabaniye Medresesi’nin geçmişine ilişkin vakıf kayıtları, yapının tarihî önemini ortaya koyan belgeler arasında yer alıyor. Kayıtlarda, II. Yakup Bey’in imaret gelirlerinden medreseye pay ayrıldığına ilişkin bilgilerin bulunması, yapının 1411 yılından önce mevcut olduğuna işaret ediyor.
Tek katlı bir plana sahip olduğu belirtilen medresenin, üç veya dört eyvanlı bir düzenlemeyle tasarlandığı ve kubbeyle örtülü bir avlusunun bulunduğu aktarılıyor. Mimari özellikleriyle yapı, dönemin eğitim ve mimarlık anlayışından izler taşıyor.
MEDRESE OLARAK BAŞLADI, TEKKE OLARAK KULLANILDI
Balabaniye Medresesi, yüzyıllar içinde farklı işlevler üstlendi. Metin Türktüzün’ün paylaştığı bilgilere göre yapı, 1876 yılından itibaren Halveti Tekkesi olarak kullanılmaya başlandı.
Yapıdaki 1293 (1876) tarihli kitabede de medresenin geçmişte eğitim amacıyla kullanıldığı, daha sonra ibadet yeri ve tekkeye dönüştürüldüğü anlatılıyor. Kitabede, Hacı Hüseyin Paşa Efendi’nin yapıyı tekkeye dönüştürdüğüne ilişkin bilgiler yer alırken, kitabeyi Muhyi Efendizade Feyzi Efendi’nin yazdığı belirtiliyor.
Bu kitabe, Balabaniye Medresesi’nin yalnızca mimari geçmişini değil, dinî ve kültürel yaşam içindeki yerini de ortaya koyan önemli bir tarihî belge niteliği taşıyor.
2009’DA TESCİLLENDİ, BUGÜN METRUK
Balabaniye Medresesi, 26 Mart 2009 tarihli ve 3479 sayılı kurul kararıyla tescil edildi. Ancak tescil edilmiş olmasına rağmen yapının günümüzde metruk durumda bulunması, korunması ve geleceğe aktarılması konusunda endişeleri artırıyor.
Türktüzün’ün aktardığı bilgilere göre, yapının bakımından sorumlu kuruluşun bulunmadığına ilişkin kayıtlar da medresenin geleceğiyle ilgili soru işaretlerini gündeme getiriyor.
Taşınmazın kayıt bilgileri 53 pafta, 262 ada, 10, 11 ve 12 parseller olarak belirtiliyor.

TARİHÎ MİRAS İÇİN KORUMA ÇAĞRISI
Kütahya’nın geçmişinden günümüze ulaşan Balabaniye Medresesi’nin mevcut durumu, tarihî yapıların korunması konusunu yeniden gündeme taşıdı. Eğitimden dinî yaşama kadar farklı dönemlerde çeşitli işlevler üstlenen yapının daha fazla zarar görmeden korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması önem taşıyor.
Eski Kütahya Müze Müdürü Metin Türktüzün’ün aktardığı tarihî bilgiler, medresenin kültürel değerini bir kez daha ortaya koyarken, yapının mevcut durumunun ilgili kurumlar tarafından değerlendirilmesi ve koruma çalışmalarının gündeme alınması beklentisini de öne çıkarıyor.
Kütahya’nın tarihî mirasları arasında yer alan Balabaniye Medresesi için atılacak adımlar, yalnızca bir yapının değil, şehrin kültürel hafızasının da korunması açısından önem taşıyor.





