Dumlupınar Gazetesi tarafından hazırlanan ve kamuoyunun tanıdığı isimleri unvanlarından ve makamlarından bağımsız olarak tanımayı amaçlayan “Makam Dışı” programı, farklı konuklarla devam ediyor.

Programın beşinci konuğu olan Kütahya Yeni Parti Kurucu İl Başkanı ve İl Başkan Adayı Tamer Yenikaya, Dumlupınar Gazetesi mikrofonuna verdiği röportajda yaşamına dair samimi açıklamalarda bulundu.

Çocukluk yıllarından aile hayatına, mesleğine olan bağlılığından günlük alışkanlıklarına kadar birçok soruyu yanıtlayan Yenikaya; sevdiği yemekleri, tuttuğu takımı, müzik tercihlerini ve Kütahya’ya dair unutamadığı hatıralarını anlattı.

“KÜTAHYA’DA DOĞMUŞ, BÜYÜMÜŞ BİRİSİYİM”

Siyasi kimliği bir kenara bırakıldığında kendisini nasıl tanımladığı sorulan Tamer Yenikaya, Kütahya’da doğup büyüdüğünü, eğitim ve iş hayatını da kentte sürdürdüğünü belirtti. İşçi emeklisi olduğunu söyleyen Yenikaya, kendisini emekten yana ve emek mücadelesinin içinden gelen biri olarak tanımladı.

Çocukluğunda sakin ve uysal bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Yenikaya, çevresindekilerin kendisini uslu bir çocuk olarak hatırladığını ifade etti.

Yenikaya, çocukluk yıllarını şu sözlerle anlattı:

“Gerçekten çok sakin birisiydim. Öyle hatırlıyorum, çok şımarık bir insan değildim. Çok koşturan bir insan da değildim. Çevremde hep ‘Ne kadar uslu çocuk’ derlerdi. Uslu çocuk tabiriyle anılırdık.”

ÇOCUKLUK HAYALİ ÖĞRETMENLİKTİ

Çocukken büyüdüğünde hangi mesleği yapmak istediği sorulan Yenikaya, babasının öğretmen emeklisi olduğunu ve bu nedenle öğretmenlik mesleğine ilgi duyduğunu söyledi.

“Babam öğretmen emeklisi. Öğretmen olmak isterdim. Doğal olarak o camianın içerisindeydik hep. Etrafımızda öğretmenler vardı. Onun için ben de hep öğretmenlik hayali kurardım.” diyen Yenikaya, ailesinden kendisine geçtiğini düşündüğü en belirgin özelliğin sakinlik olduğunu ifade etti.

Babasının da karar vermeden önce düşünen, sakin bir insan olduğunu belirten Yenikaya, kendisinin de olaylara mümkün olduğunca sakin yaklaşmaya çalıştığını dile getirdi.

“İNSANLARI İNCİTMEMEYE ÇALIŞIRIM”

Kendisinde en sevdiği özelliğin ne olduğu sorusunu yanıtlayan Tamer Yenikaya, insanları kırmamaya ve incitmemeye özen gösterdiğini söyledi.

Yenikaya, “İnsanları incitmemeye çalışırım. Belki kötü bir alışkanlık, bilmiyorum ama benim için iyi bir alışkanlık. İnsanları kırmamak için elimden geleni yaparım.” ifadelerini kullandı.

Değiştirmek istediği bir alışkanlığı olup olmadığı sorulduğunda ise sigarayı bırakma isteğine değinerek, “Şu dumanlı bir alışkanlık var ya, keşke onu değiştirebilsem.” dedi.

Kendisini yakından tanıyanların bildiği farklı bir yönü olduğunu düşünmediğini belirten Yenikaya, zaman zaman espri yaptığını ancak mizahi yönünün çok belirgin olmadığını da sözlerine ekledi.

TAMER YENİKAYA’YI EN ÇOK YALAN VE İFTİRA KIZDIRIYOR

Kendisini en hızlı neyin öfkelendirdiği sorulan Yenikaya, hakkında yalan ve iftirayla konuşulmasının kendisini rahatsız ettiğini belirtti.

İnsanların hata yapabileceğini ancak bu hataların gerçek dışı ifadelerle aktarılmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Yenikaya, şöyle konuştu:

“Benimle ilgili bir şey söyleyecekse bunu yalansız yapması gerekir. İnsanların yanlışları olabilir, hata yaptıkları da olabilir. Bu hatanın yalanlarla süslenip etrafta anlatılması beni en çok kızdıran şeydir.”

Bir insanda en çok değer verdiği özelliğin dürüstlük olduğunu ifade eden Yenikaya, gerektiğinde karşısındaki kişiye düşüncelerini açıkça söylediğini dile getirdi.

Saadet Partisi’nden, sosyal medyada İzmir göndermesi: ''Sürpriz fonlu''
Saadet Partisi’nden, sosyal medyada İzmir göndermesi: ''Sürpriz fonlu''
İçeriği Görüntüle

Güven konusunda ise net konuşan Yenikaya, “İhanet ederse onu affetmem.” dedi.

ÖFKELENDİĞİNDE DERİN NEFES ALIYOR

Fikirlerine sert biçimde karşı çıkan biriyle konuşurken nasıl davrandığı sorulan Yenikaya, çoğunlukla derin nefes aldığını ve bazen cevap vermeden önce birkaç dakika beklediğini söyledi.

Hata yaptığında özür dilemekten çekinmediğini belirten Yenikaya, karşısındaki kişilerden de aynı yaklaşımı beklediğini ifade etti.

“Hata yaptıysam karşımdakinden özür dilemekten hiç çekinmem. Karşımdakilerin de aynı şekilde benden özür dilemesini beklerim.” diyen Yenikaya, özür dilenmemesinin kendisini kızdıran durumlardan biri olduğunu belirtti.

Moralinin bozulduğu zamanlarda ise duruma göre hareket ettiğini söyleyen Yenikaya, bazen birisiyle konuşup tavsiye almanın, bazen de yalnız kalmanın kendisine iyi geldiğini anlattı.

“DİNLENMEK İÇİN İLLA YATIP UYUMAK GEREKMİYOR”

Yoğun geçen bir günün ardından kendisini en çok neyin dinlendirdiği sorulan Yenikaya, eşi ve çocuklarıyla sohbet etmenin ya da arkadaşlarıyla bir araya gelerek çay veya kahve içmenin kendisine iyi geldiğini söyledi.

Günlük hayatın yorgunluğunu atmak için mutlaka uyumak gerekmediğini belirten Yenikaya, “Eve varıyorsunuz, oturuyorsunuz, eşinizle, çocuklarınızla sohbet ediyorsunuz ya da arkadaş ortamında bir yerde oturup bir çay, kahve içip sohbet etmek… O dinlendiriyor insanı. Yani illa yatıp uyumak gerekmiyor dinlenmek için.” ifadelerini kullandı.

Gece insanı olduğunu da belirten Yenikaya, geç saatlere kadar uyumadığını, çalışması gereken bir konu varsa çalıştığını, aksi durumda haber programlarını izlediğini anlattı.

Çay mı kahve mi tercih ettiği sorusuna ise “Çay” yanıtını verdi.

46148877 443B 420C 9F42 6E0609446Bed

SİYASET DIŞINDA FUTBOL VE VOLEYBOLU SEVİYOR

Siyasetin konuşulmadığı bir arkadaş ortamında genellikle futbol sohbeti yaptığını söyleyen Yenikaya, Fenerbahçeli olduğunu açıkladı.

Ancak son zamanlarda maçları takip etmeye yeterince vakit bulamadığını belirten Yenikaya, takımının sonuçlarını ve puan durumunu da eskisi kadar takip edemediğini dile getirdi.

Kadın voleybolunu izlemeyi sevdiğini de anlatan Yenikaya, kadın voleybolcuların başarılarından duyduğu memnuniyeti şu sözlerle ifade etti:

“Çünkü başarıyı onlar getiriyorlar, yüzümüzü onlar güldürüyorlar. Atatürk’ün kızlarına defalarca teşekkür ediyorum.”

Arabada yalnızken genellikle halk müziği dinlemeyi tercih ettiğini söyleyen Yenikaya, yoğunluğu nedeniyle kitap okumaya eskisi kadar vakit ayıramadığını ancak fırsat buldukça kitap okuduğunu belirtti. Film izlemeyi de sevdiğini ifade eden Yenikaya, önüne bir film konulduğunda izlemeye karşı çıkmadığını söyledi.

KÜTAHYA’NIN HAMUR İŞLERİNDEN VAZGEÇEMİYOR

Sevdiği yemekler hakkında da konuşan Tamer Yenikaya, beyaz ve kırmızı et ayrımı yapmadan et yemeklerini sevdiğini belirtti.

Kütahyalı olması nedeniyle yöresel hamur işlerine ayrı bir ilgisi olduğunu ifade eden Yenikaya, özellikle gözleme ve haşhaşlı yiyecekleri tercih ettiğini söyledi.

Yenikaya, Kütahya mutfağına olan bağlılığını şu sözlerle anlattı:

“Kütahya’nın hamur işi… Gözleme özellikle ve haşhaşlı. Biz Kütahya’nın onlarla büyüdük. Alışkanlığımız var, onları tercih ederim.”

KÜTAHYA’YA DAİR UNUTAMADIĞI ÇOCUKLUK ANISINI ANLATTI

Programın dikkat çeken bölümlerinden biri de Yenikaya’nın çocukluk yıllarına uzanan Kütahya hatırası oldu.

Babasının öğretmen olması nedeniyle köyde yaşadıkları döneme değinen Yenikaya, çocukken Kütahya’ya geldikleri bir günü hâlâ unutamadığını söyledi.

Tren garında indikten sonra faytona bindiklerini anlatan Yenikaya, eski Kütahya’da yaşadığı bu anıyı şöyle aktardı:

“Bak şöyle ta çocukluğuma gideyim. Babam öğretmen olduğu için köyde öğretmenlik yapıyordu. Tren garında indik, bir faytona bindik. Faytonla eski Kütahya’dan bahsediyorum. Şu anda Vazo’nun olduğu tarafın öte tarafında bir han vardı. Orada da bir pastane vardı. Küçük, yuvarlak yaş pastalar vardı. Onlardan almıştı bana.”

Çocukluğundan aklında kalan en belirgin hatıralardan birinin bu olduğunu belirten Yenikaya, Kütahya’da birkaç saatliğine kalabalıktan uzaklaşmak istediğinde ise kendi köyüne gitmeyi tercih edeceğini söyledi.

ÇOCUKLUĞUNDAKİ TAMER YENİKAYA’YA NE SÖYLERDİ?

Bugünkü Tamer Yenikaya’nın çocukluğundaki kendisine ne söyleyeceği sorulduğunda Yenikaya, eğitim hayatına ilişkin bir tavsiyede bulunacağını belirtti.

Yenikaya, “Daha fazla çalış” diyerek çocukluk yıllarındaki kendisine daha çok ders çalışmasını öğütleyeceğini ifade etti.

Kendisini tanımayan birinin onunla bir gün geçirdikten sonra nasıl bir değerlendirme yapabileceği sorusuna da yanıt veren Yenikaya, insanların kendisi hakkında duyduklarıyla karşılaştıkları kişi arasında farklılık görebileceklerini dile getirdi.

Yenikaya, “Normal bir günümüzde akşama kadar beni hiç tanımayan birisi benimle gün geçirse herhalde günün sonunda ‘Bana sizi böyle anlatmamışlardı, çok farklısınız.’ diyebilirdi.” sözleriyle programı tamamladı.

MAKAM DIŞI, KONUKLARIN FARKLI YÖNLERİNİ EKRANA TAŞIYOR

Dumlupınar Gazetesi’nin “Makam Dışı” programında konuklar, siyasi ve mesleki kimliklerinin yanı sıra kişisel yaşamları, çocukluk anıları, alışkanlıkları ve hayata bakış açılarıyla ele alınıyor.

Programın beşinci konuğu Tamer Yenikaya da verdiği yanıtlarla Kütahya’daki yaşamını, ailesine verdiği önemi, kişisel değerlerini ve geçmişten bugüne taşıdığı hatıralarını paylaştı.

Yenikaya’nın çocukluk hayalinden Kütahya’nın eski sokaklarına uzanan anılarına kadar pek çok ayrıntıyı anlattığı “Makam Dışı” röportajı, izleyicilere siyasi kimliğinin dışındaki Tamer Yenikaya’yı tanıma fırsatı sundu.

Muhabir: SEVAL ÇUKUR