Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Dumlupınar Gazetesi mikrofonuna yaptığı açıklamalarda Kütahya’nın Ankara’daki temsil gücünü ve kentteki kurumlar arasındaki iş birliğini değerlendirdi.

Kütahya’nın ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda hak ettiği noktaya ulaşabilmesi için güçlü bir birliktelik gerektiğini belirten Erbaş, sekiz yıllık milletvekilliği döneminde kentin tüm dinamiklerinin ortak hareket ettiği kapsamlı bir organizasyona tanıklık etmediğini ifade etti.

Kütahya’da güçlü bir lobi bulunduğu yönündeki değerlendirmelere katılmadığını belirten Erbaş, şu ifadeleri kullandı:

“Kütahya’da bir lobi olduğunu, bu lobinin Ankara’da bulunduğunu ve Kütahya’nın bütün katma değer sahipleriyle beraber hareket ettiğini görmedim. Eğer onlar hayali veya gizli, yer altında çalışıyorlarsa onu bilmiyorum ama yer üstünde böyle bir lobi maalesef yok.”

Erbaş, özellikle altyapı yatırımları, ulaşım projeleri, sanayi teşvikleri ve kamu kaynaklarından daha fazla yararlanılması konusunda kentteki siyasi temsilcilerin, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının ortak bir çalışma yürütmesinin önemine dikkat çekti.

“Söz Konusu Kütahya İse Siyasi Görüşler Bir Kenara Bırakılmalı”

Kütahya’nın kalkınmasının yalnızca bir siyasi partinin ya da kurumun sorumluluğunda olmadığını vurgulayan Erbaş, milletvekillerinden belediye başkanlarına, ticaret ve sanayi odalarından sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm temsilcilerin aynı masa etrafında buluşması gerektiğini söyledi.

Diğer şehirlerde farklı siyasi partilerden milletvekillerinin kentlerinin çıkarları doğrultusunda birlikte hareket edebildiğini hatırlatan Erbaş, Kütahya’da da benzer bir anlayışın geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Farklı düşünebiliriz, farklı dünya görüşlerimiz, farklı siyasi görüşlerimiz, farklı takımlarımız, farklı renk zevklerimiz olabilir. Ama söz konusu yaşadığımız şehir Kütahya ise bu konuyla ilgili adım atılacak her konuda mutlaka sivil toplum kuruluşlarıyla, siyasilerle, seçilmiş veya seçilecek insanlarla bir arada, bir komisyon hâlinde bir yerlere gidebilmek en güzel başarımız olurdu.”

Erbaş, geçmiş dönemlerde dönemin valisi öncülüğünde bazı bakanlıklara ziyaretler gerçekleştirildiğini hatırlatarak kentteki tüm kurumların katıldığı düzenli ve kapsamlı bir Ankara çalışma programının eksikliğini hissettiğini belirtti.

Ff5F5F04 F4A5 4Df7 934B 9Bbb3D31D99E

Kütahya’daki Müze Açılışını Eleştirdi: “Gizli Gizli Açılışlar Yaparak mı Başaracağız?”

Ahmet Erbaş’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer konu ise Kütahya’da geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen müze açılışı oldu.

Kentin kültürel mirasına katkı sunacak önemli bir yatırımın daha geniş katılımlı bir törenle kamuoyuna tanıtılması gerektiğini savunan Erbaş, açılışın duyurulma biçimini eleştirdi.

Müze projesinin geçmişine de değinen Erbaş, çalışmaların 2012 yılında başladığını, 2017 yılında ise inşaat sürecinin gündeme geldiğini belirtti. Müzenin bulunduğu alan ve tarım arazileri konusunda geçmişte yaşanan tartışmaları hatırlatan Erbaş, milletvekili seçildiği 2018 yılından itibaren konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarında ve bütçe görüşmelerinde defalarca gündeme taşıdığını söyledi.

Tamamlanan müzeyi bitmiş hâliyle henüz görmediğini de ifade eden Erbaş, açılışın farklı bir tarihte gerçekleştirilmesinin Kütahya’nın tanıtımı açısından daha etkili olabileceğini savundu.

“Şehrimizde bu kadar büyük, önemli bir açılış var. Böyle bir tören yapılmış. Burayı başka bir güne getirsek ne olurdu? 29 Ekim günü açalım, bayram havasıyla Cumhuriyetimizin bir parçasına dönüştürelim. Bu memleketin PR’ını nasıl yapacağız? Gizli gizli açılışlar yaparak mı başaracağız?”

Erbaş, Kütahya’da tamamlanan kamu yatırımlarının yalnızca hizmete açılmasının yeterli olmadığını, bu yatırımların ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılması gerektiğini ifade etti.

“Kuruluşun ve Kurtuluşun Şehriyiz Demek Yetmiyor!”

Kütahya’nın tarihî geçmişi ve coğrafi avantajlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan MHP’li Erbaş, şehrin sahip olduğu potansiyelin ekonomik ve sosyal gelişmeye dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.

Kütahya’nın Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Antalya gibi önemli merkezlere yakınlığının büyük bir avantaj olduğunu ancak bu avantajın doğru projelerle desteklenmediği sürece tek başına yeterli olmayacağını söyledi.

Erbaş, şehrin tarihî kimliğinin sürekli dile getirilmesinin de kalkınma için yeterli olmadığını belirterek şu sözleri kullandı:

“Kuruluşun ve kurtuluşun şehriyiz demek yetiyor mu? Yetmiyor. Çok stratejik bir yerdeyiz demek de yetmiyor. Bunun yetmesi için daha çok mücadele ve önce bu şehre kendimizin inanması lazım.”

Kentin turizm, sanayi, kültür ve eğitim alanlarında daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için ortak hedefler belirlenmesi ve bu hedefler doğrultusunda somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Aizanoi Antik Kenti İçin Dikkat Çeken Ziyaretçi Hedefi!

Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde bulunan Aizanoi Antik Kenti hakkında da konuşan Ahmet Erbaş, bölgede sürdürülen arkeolojik kazıların uluslararası tanıtıma önemli katkılar sağladığını belirtti.

Üniversite tarafından son dört-beş yıldır yürütülen çalışmaların Aizanoi’nin bilinirliğini artırdığını dile getiren Erbaş, antik kent hakkında her yıl 70’in üzerinde uluslararası haber yayımlandığını ifade etti.

2018 yılı civarında ziyaretçi sayısının 10 ila 15 bin düzeyinde olduğunu belirten Erbaş, bugün ise bu rakamın yüz binleri geçtiğini söyledi.

Kazı çalışmalarının ve tanıtım faaliyetlerinin devam etmesi durumunda Aizanoi Antik Kenti’nin ilerleyen yıllarda 300 bin, 400 bin, hatta 500 bin ziyaretçiye ulaşabileceğini düşündüğünü belirtti.

MHP heyetinden KUTSO’nun yeni yönetimine tebrik ziyareti
MHP heyetinden KUTSO’nun yeni yönetimine tebrik ziyareti
İçeriği Görüntüle

Erbaş’ın söz konusu rakamları ve geleceğe yönelik ziyaretçi hedefleri, açıklamasında paylaştığı değerlendirmeler olarak öne çıktı.

Ahmet Erbaş’tan Dikkat Çeken Mesaj: “Bu Şehir Kimsenin Babasının Malı Değil!”

MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş’ın açıklamalarının en dikkat çekici bölümünü ise kentin ortak değer olduğuna ilişkin sözleri oluşturdu.

Kütahya’nın hiçbir kişinin, siyasi yapının veya kurumun tek başına sahiplenebileceği bir şehir olmadığını vurgulayan Erbaş, kent yönetiminde ve gelişiminde kişisel yaklaşımlar yerine ortak sorumluluk anlayışının hâkim olması gerektiğini belirtti.

Erbaş, şu ifadeleri kullandı:

“Ama her şeyden önce bu şehir ‘biz’ demeyi öğrenecek. Bu şehir kimsenin babasının malı değil. Bu şehri her kim kendi malı gibi görmek istiyorsa hayatının en büyük hayalini görüyor. Bu hayal de değil, bu ona kabusa döner. Bu şehir hepimizin.”

Kütahya’nın tarih boyunca önemli mücadelelere sahne olduğunu hatırlatan Erbaş, kentin taşıdığı tarihî mirasa uygun şekilde gelişmesi için herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

Eskişehir ve Uşak Örneği Verdi: “Onlar Bizi Geçti, Biz de Yapacağız!”

Kütahya’nın çevre illerle karşılaştırıldığında sahip olduğu potansiyeli yeterince değerlendiremediğini savunan Ahmet Erbaş, Eskişehir ve Uşak’ın gelişimini örnek gösterdi.

Geçmişte Kütahya ile idari bağları bulunan bu şehirlerin zaman içerisinde önemli mesafeler katettiğini ifade eden Erbaş, Kütahya’nın da ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda daha iddialı hedefler belirlemesi gerektiğini söyledi.

“Daha düne kadar Eskişehir bize bağlıydı, Eskişehir bizi geçti. Uşak daha düne kadar bize bağlıydı, Uşak bizi geçti.”

Erbaş, çevre illerin gelişmesiyle yetinmek yerine Kütahya’nın kendi başarı hikâyesini oluşturması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böyle çevre illerin gelişmişliğiyle kendimizi avutacağız? Yok kardeşim, biz de yapacağız. Kütahya olarak en iyisini yapacağız, Türkiye’nin hatırı sayılır bir şehri olacağız.”

Kütahya’daki Üniversitelerin Başarılarına Dikkat Çekti: “Haberimiz Var mı Acaba?”

Kütahya’nın gelişiminde üniversitelerin önemli rol üstlendiğini belirten Erbaş, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) ve Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesinin (KSBÜ) kentin en önemli değerleri arasında bulunduğunu söyledi.

Üniversitelerde yürütülen bilimsel çalışmaların ve öğrencilerin elde ettiği başarıların şehir genelinde daha fazla duyurulması gerektiğini belirten Erbaş, TEKNOFEST yarışmalarında derece elde eden Dumlupınar Üniversitesi öğrencilerini örnek gösterdi.

DPÜ bünyesindeki dört farklı ekibin yarışmalarda derece aldığını ve bir ekibin birincilik elde ettiğini aktaran Erbaş, bu başarıların kent kamuoyunda yeterince karşılık bulup bulmadığını sorguladı.

“TEKNOFEST’e katılan dört ayrı grubumuz dereceli. Birisi yaptığı projeyle birincilik aldı. Şanlıurfa’daki TEKNOFEST’te Dumlupınar Üniversitesi’nin bir grup gencimiz birinci oldu. Haberimiz var mı acaba?”

Erbaş, Kütahya’daki üniversitelerin bilimsel üretimlerinin, akademik başarılarının ve gençlerin geliştirdiği projelerin şehrin tanıtım stratejisinin önemli bir parçası hâline getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kütahya Çinisi İçin Uyarı: “Ortaya Çin Malı Çiniler Dolar!”

Kütahya’nın kültürel mirasının korunmasına da değinen Ahmet Erbaş, özellikle geleneksel çini sanatının, yerel üreticilerin ve zanaatkârların desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Şehrin sahip olduğu değerlerin yalnızca geçmişteki başarılarla anılmaması gerektiğini vurgulayan Erbaş, yaşayan ustaların ve sanatçıların da hak ettikleri değeri görmesi gerektiğini söyledi.

Kütahya’nın kültürel kimliğinin korunmasının yerel üretime sahip çıkılmasıyla mümkün olacağını belirten Erbaş, şu ifadeleri kullandı:

“Kendi ustalarımıza sahip çıkmadıktan sonra, kendi değerlerimize sahip çıkmadıktan sonra, onların kıymetini bilmedikten sonra… Ölünce biliyoruz hepsinin kıymetini. Yaşarken bunların kıymetini ve hakkını vermediğimiz sürece ortalık Çin malı çinilerle dolar.”

Kentin geleneksel sanatlarının ve yerel üreticilerinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Erbaş, Kütahya’nın yalnızca tarihî mirasıyla değil, bugün ortaya koyduğu üretim ve başarılarla da anılması gerektiğini dile getirdi.

Erbaş’tan Kütahya’ya Birlik ve Ortak Hareket Çağrısı

Dumlupınar Gazetesi’ne yaptığı açıklamalarda Kütahya’nın geleceğine ilişkin birçok konuya değinen MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, şehrin kalkınması için siyasi ayrılıkların ve kurumsal farklılıkların geride bırakılması gerektiğini vurguladı.

Ankara’da güçlü bir Kütahya lobisi oluşturulması, kamu yatırımlarının etkili biçimde tanıtılması, Aizanoi gibi turizm değerlerinin öne çıkarılması, üniversite başarılarının görünür hâle getirilmesi ve yerel üreticilerin desteklenmesi gerektiğini belirten Erbaş, kentte ortak hareket etme kültürünün güçlendirilmesi çağrısını yineledi.

Erbaş’ın açıklamalarında öne çıkan mesaj ise Kütahya’nın geleceğinin kişisel sahiplenme anlayışıyla değil, kurumların ve kent halkının ortak çabasıyla şekillenmesi gerektiği oldu.

Muhabir: Hüseyin Gezgin