15 yıl önce İstanbul'da işlenen cinayet, Türkiye'yi derinden etkileyen bir olay olarak hafızalarda yer etti.

Münevver Karabulut, 3 Mart 2009 tarihinde Cem Garipoğlu tarafından cani bir hisle öldürüldü. Karabulut’un cesedi, çöp toplayıcı bir kişi tarafından bir çöp konteynerinde parçalanmış halde bulundu. Olayın ardından 197 gün boyunca firarda kalan Garipoğlu, daha sonra teslim oldu ve 2014 yılında cezaevinde intihar etti.

Mezarın açılması ve çıkan poşet
Karabulut'un ailesi, Garipoğlu’nun intiharına inanmıyor ve mezarın açılmasını talep etti. 2 Ekim tarihinde açılan mezardan, düğüm atılmış 30 cm büyüklüğünde bir naylon poşet çıkarıldı. Mezardaki kemiklerin Garipoğlu'na ait olduğu belirtilse de poşetle ilgili gelişmeler tartışmalara yol açtı.

Poşet üzerindeki inceleme
Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, poşete el konulması ve parmak izi ile DNA incelemesi yapılması talebinde bulundu. İstanbul Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı'nda yapılan incelemenin ardından, poşetin içinde kan tespit edildiği bildirildi.

Gazeteci Halit Turan’ın haberine göre, Münevver Karabulut’un mezarından çıkarılan naylon poşetin incelemesi sonucunda hazırlanan rapor, önemli bilgiler içeriyor. Ayrıca, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen poşetle ilgili incelemede bu bilgiler doğrulandı. Naylon poşetin üzerinde vücut sıvısı örneği bulunmadığı ve iç kısmından alınan kan örneğinin insan kanı olmadığı kaydedildi.

Avukatın açıklamaları
Münevver Karabulut'un ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, yaptığı açıklamada, "Son tahlilde mezar içindeki poşetle ilgili yapılan çalışmalarda sağlıklı bir sonuç elde edilememiştir. Adli Tıp ve Adli Bilimler Enstitüsü'nün bu poşette gerekli incelemeleri yapması için talebimizi ileteceğiz" dedi.

Bu açıklamalar, cinayetle ilgili soru işaretlerinin devam ettiğini ve ailenin adalet arayışını sürdürme kararlılığını gözler önüne seriyor.

Kaynak: MEHMET YAYLIOĞLU