PROF. DR. ÜSTÜN DÖKMEN KÜTAHYALILARLA BULUŞTU

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Küçük Şeyler Anaokulları kurucusu Prof. Dr. Üstün Dökmen, ‘Çocukla Büyümek’ seminerinde velilerle bir araya geldi. Dökmen “Anaokulları ile birlikte bizler ahlaklı dürüst çocuklar yetiştirmek istiyoruz” dedi.

Prof. Dr. Üstün Dökmen Kütahya’da ki veliler ile doğru iletişim teknikleri, empati ve çocuk yetiştirme konularında ‘Kaliteli Yaşam’ nasıl olmalı hakkında seminerde bir ara geldi. Hezar Dinari Kültür Merkezinde gerçekleştirilen programda konuşan Prof. Dr. Üstün Dökmen 34 tane küçük şeyler anaokulu var tabela kardeşliği yok program kardeşliği vardır dedi. Dökmen “Bizler Küçük şeyler anaokullarını Süleyman Bey’in destekleri ile birlikte kurduk ve zannediyorum ki Türkiye’deki tek ciddi anaokulu zinciri. 34 tane küçük şeyler anaokulu var tabela kardeşliği yok program kardeşliği var bugün günlerden salıydı salı öğlen Kütahya küçük şeyler ne yediyse İzmir’de İstanbul’da Bartın’da Mersin’de Antalya’da Ankara’da küçük şeyler de onu yediler yani küçük şeyler de program kardeşliği var. Bugün Kütahya küçük şeyler anaokulunda 4 yaş ne etkinlik yaptıysa geri kalan 33 küçük şeyler anaokullarında da aynı etkinlik yapıldı hiçbir şey tasarrufta değil kutu kutu pense oynayalım hadi oynayalım öyle bir şey yok. 3 tür kazanım var zihinsel duyusal ve duygusal ve motor kazanımı. Bu oyun hangi tür kazanım için oynanacak bunu düşünerek yapıyoruz. Çok değerli çalışma arkadaşlarımız var her çarşamba günü Türkiye’deki 34 küçük şeyler anaokullarındaki öğretmenlere bir haftalık programları gidecek ve pazartesi itibarıyla uygulamaya başlanacak. James materyalleri var oyuncak gibi ama oyuncak değil ilkokuldaki matematiği hazırlıyor bunlar. Matematiğin sahanlığı Sol anahtarı önü öncesi sevgili arkadaşlar. Okuma yazma öğretmemek gerekiyor. Bizler okuma yazma öğretmeyiz ancak okuma yazmaya çok hazır hale getiririz kaynama noktasına yaklaşmış halde göndeririz okula. Tüm canlılar yarına kalmak isterler Aslan geyiği yiyip güçlü olmak ister geyik aslında kaçıp ayakta kalayım yarına kalayım ister fakat sadece insan kaliteli yaşayarak yarına kalmak ister kalite anlayışı bir tek insan da var tüm canlılar içerisinde hem yarına kalayım hem de kaliteli yaşamak istiyorum. İnsanlar sürekli kıyafet değiştirmek ister ancak hayvanlar aynı kürk ile bir ömür geçirirler bizler için rengi desenli motifi önemli.” Dedi.

‘TÜRKÇE DÜNYANIN EN MÜZİKAL DİLİDİR’

Dünya dilcilerine göre Türkçe dünyanın en müzikal dilidir diyen Prof. Dr. Dökmen “Türkçe’nin temel kuralları 4-4,5 yaşına kadar oluşur biz şanslıyız çünkü 4 yaşında oluştu. Japon’un ki 9 yaşında oluşuyor genel görüşüm şu bir dilin temel kuralların tam anlamıyla öğrenmeden ikiniz ile geçmeyelim. Kelime öğrenebilir şarkı söyleyebilir tamam ama kapsamlı olarak iki dilli olmak uygun değildir. Dünya dilcilerine göre Türkçe dünyanın en müzikal dilidir. 2006 yılında Almanya’da dil bilimcileri bir araya gelmişler ne kadar Türkçe dünyanın en müzikal dili olduğu olarak ortaya çıkmış. Bizim önem vermediğimiz ülkemizde 2 sınıf vatandaş olarak değerlendirdiğimiz Türkçe dünyanın en müzikal diliymiş. Türkçe bitişken bir dildir oralarda dil ailesine mensuptur. Yapmıyor musun yapacak mısın yaptın mı yapıyor musun yapmış mıydın. Bu kelimelerin İngilizcelerini söylemek çok zor onun için Türkçe müthiş bir dildir bilgisayar mantığına en uygun değildir Türkçe öyle diyorlar. İstanbul’da Ankara’da çok lüks güvenlikli siteler var oturanların %90’ı ingilizce bilmez yönetici bilmez müteahhit bilmez inşaat çalışanları bilmez ancak sitenin ismi yabancıdır bu basit bir dille zübbeliktir. Yani biz kaliteliyiz Türkçe kullanmıyoruz biz kıro değiliz Türkçe kullanmıyoruz algısı oluştururlar kendilerince. Anneannesine saygısı olan ana dilini kullanır anneannenin dilini kullanacaksınız Türkçe’yi kullanacaksınız. Bizler ana dilimize sahip çıkmalıyız 2-3 dil öğrenebiliriz dil öğrenmek özgürlüktür ama ana dilimize sahip çıkmamız gerekiyor.” Diye konuştu.

‘RUH SAĞLIĞIMIZ YERİNDE OLMADAN SAĞLAM ÇOCUK YETİŞTİREMEYİZ’

Ruh sağlığımız yerinde olmadan sağlam çocuk yetiştiremeyiz diyen Dökmen “Kaliteli yaşamışım fiziksel sağlığımız güzel olacak onunla yaşamayı öğreneceğiz, ruh sağlığımız yerinde olması gerekiyor ruh sağlığımız yerinde olmadan sağlam çocuk yetiştiremeyiz ruh sağlığı yerinde olmayan öğretmen öğretmenlik yapamaz. Anne babalık da yapamaz. Depresyonun belirtilerinden bir tanesi sabah sıkıntısıdır erkeklerde depresyon un asıl belirtisi öfkeli olmaktır. Hırçın erkek sendromu diye bir şey vardır. Bu belirti kadınlarda yoktur yani hırçın kadın sendromu yoktur çünkü buna toplum izin vermez kadın izin vermez. Erkeklerdeki hırçın olmak alttaki depresyon belirtilerinden bir tanesidir. Hiç durmadan oto yoka sinirleniyorsunuz muhtemelen depresyon belirtisi vardır sizde.” Diyerek ruh sağlığına dikkat çekti.

‘BİZLER ÇOCUKLARIMIZI POZİTİF BİLİM ÇERÇEVESİNDE YETİŞTİRİYORUZ’

Bizler çocuklarımızı okullarımızda pozitif bilim çerçevesinde yetiştiriyoruz diyen Prof. Dr. Üstün Dökmen “Empati ile ilgili ilk Türkçe kitabı Ben yazdım 65 basım yaptık Bu bir üniversite hocası için çok yüksek bir şey. Ama her zaman herkesle empati kurmak bir taviz vermek değildir haklısın demek değil anlamak demektir benim bile empati kuramadığım durumlar gerçekten var. 3 şehit oluyor bir gün önce Türkiye’de 5 şehit verildi yani 5 aileye kıyamet koptu 5 ana baba öldü bunu böyle değerlendirebiliriz. Ertesi sabah sabah programında izleyiciler alkışlamaya başlıyorlar. Ben bunu anlamıyorum anlayamıyorum. 15 yaşında da Nazife hanım deyip alkışlıyorlar belli ki Nazife Hanım’ın başına kötü bir şey gelmiş ama sabah programında türkücü bunu eğlenceli bir şekilde söylüyor iyi ve izleyiciler alkışlıyor Bari buna el çırpma. Şimdi biz bir zamanlar adımları ayarlı bir topluluk peki adımları ve öfkesi ayarsız bir yer toplum haline nasıl geldik. Geçtiğimiz yıllarda zengin bir iş adamının kızı evleniyor ve evlilik için yurt dışına ve arkadaşları ile birlikte hırs kıza tatil yapmaya gidiyorlar ve uçakları düşüyor. Hiç tanımayan insanlar öyle hakaretler ediyor ki internetin arkasına sığınarak bu adet ekonomik bir şeref mağdurluğudur. Orada adamın kızı ölmüş haliyle adam dövmüş adam gelen tepkileri üzerine mesajları üzerine sosyal medya hesaplarını kapattı hakaretler geliyor çünkü. Bizler adımları ayarlı toplu iken nasıl böyle bir toplum haline geldik. Bizler çocuklarımızı okullarımızda pozitif bilim çerçevesinde yetiştiriyoruz kadın erkek eşittir mantı arka planda bu birbirlerine saygılı kültürüne saygılıdır.” İfadelerini kullandı.

TOPLUMUMUZ DA KADININ ANNENİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI

Toplumumuz da kadının annenin görev ve sorumluluklarına dikkat çeken Dökmen “Anneler kendilerini mükemmel olmak için ve mükemmel olunamayacağı için de kendini gereksizce suçluyor, hiç suçlamayınız lütfen. Yapılan araştırmalara göre pandemi de erkek akademisyenlerin çalışmaları artmış ancak kadınların çalışmaları azalmış. Pandemide kadınların yükü arttı. Öğretmenler çalışanlar zoomdan ders yaptı çalışmalarını yaptılar onları hazırladılar sessiz orada bulmaya çalıştılar sessiz bir ortam bulmakta zorladılar. Akşam yemeğine yapmaya çalıştılar evin temizliğini yapmaya çalıştılar. Kadınlar kendilerini sorumlu hissediyorlar kadın her yerde kadındır. Toplum annelik senin birinci görevin dediği için kadın çocuğuna ne yaparsa yapsın eksik görüyor ay yeteri kadar ilgilenemedim diyor bu o kadına haksızlıktır. Eğer ev işlerinde erkeklerde kadınlar kadar kadın kadar gayret göstermiş olsa en azından bir miktar yardım etse kafidir annenin yükü azalır.” Diye konuştu.

‘OKUMAK İÇİN İKİ ELİ BİR ARAYA GELMEYEN MİLLETİN İKİ YAKASI DA BİR ARAYA GELMEZ’

Okumak için iki eli bir araya gelmeyen milletin iki yakası da bir araya gelmez diyerek okumanın önemine dikkat çeken Üstün Dökmen “Okumak gerekiyor sevgili arkadaşlar bizler toplum olarak az okuyoruz. Şu sosyal medyalar Instagram kapak çekirdeği gibi 3 tane de izleyeceğim diyorsun bitmiyor. O kadar çok bakınca okumayınca maalesef araştırmalara göre değişik kuşaklar internete baktığı için okuyup anlama becerisi geriliyor. 8 sınıfta liseye geçişlerde üniversite sınavlarında çocuklarım uzun uzun metinler veriliyor çocuklar bunları görün nasıl anlayacak. Günümüzde bilgi gerekmiyor muhakeme becerisi gerekiyor düşünme becerisi gerekiyor. Gençliğimden beri benim gördüğüm şu sevgili dostlar plajlarda Avrupalılar ellerinde kitaplar alıp güneşleniyor bizler ise hiç olmadık yerlerimizi güneşlendirmek istiyoruz.  Okumak için iki eli bir araya gelmeyen milletin iki yakası da bir araya gelmez. Onun için okumamız gerekiyor okunmazsa kandırırlar. İletişimi kalitesini geliştirmek gerekiyor bu yapılabilecek bir şey Yemekteyiz programını izle ancak örnek alma keyif içinizle. Bazıları efendim bir kahve almaz mıydınız derler soru bile olumsuz onun yerine kahvenizi nasıl alırsınız ben hazırım size kahve yapmak için mesajını verilmesi gerekiyor. 3 tür iletişim atmosferi vardır söyleme atmosferi söylenme atmosferi dinleme empati atmosferidir bunlar 3 tane atmosfer vardır.” İfadelerini kullandı.

 

HÜSEYİN CAN AKSU

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
PROF. DR. ÜSTÜN DÖKMEN KÜTAHYALILARLA BULUŞTU

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin