Çocukların sosyal medya, arkadaş çevresi ve popüler kültürden etkilenerek yetişkin tarzı giyim ve makyaja yönelmesi, ebeveynlerin dikkat etmesi gereken konular arasında gösteriliyor. Psikolojik Danışman Buse Paksoy, özellikle çocukların ilgi duyduğu popüler grupları örnek alarak onların tarzlarını benimsemesinin, bazı durumlarda çocukların kendileriyle ilgili algılarını etkileyebileceğini söyledi.

Dumlupınar Gazetesi'ne değerlendirmelerde bulunan Paksoy, çocukların takip ettikleri kişilerden etkilenmesinin doğal olduğunu ancak bu etkinin çocuğun yaşına, gelişim dönemine ve tercihinin arkasındaki nedene göre değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Paksoy'dan Manifest'in Çocuklara Olan Etkisi Yorumu

Çocukların çevrelerinde gördükleri ve ilgi çeken kişileri örnek alabildiğini belirten Paksoy, özellikle sosyal medyada görünürlüğü yüksek olan grupların çocukların giyim ve davranış tercihleri üzerinde etkili olabileceğini söyledi.

Paksoy, Manifest gibi çocukların takip ettiği gruplarda görülen tarzların, küçük yaştaki bireyler tarafından benimsenebildiğine dikkat çekti. Çocukların takip ettikleri kişilerin giyim biçimlerini, makyajlarını veya davranışlarını kendi yaşamlarına taşımak isteyebileceğini belirten Paksoy, bunun bazı durumlarda erken yetişkinleşme eğilimiyle ilişkilendirilebileceğini ifade etti.

Paksoy açıklamasında, ''Manifest gibi gruplarda değer gören ve ilgi çeken gruplar oldukları için, onların yaptıklarını kendilerine entegre etme durumu söz konusu olduğunda küçük yaştaki çocukların erken büyüme gibi durumlar ya da uygun olmayan kıyafetler giyme isteği gibi durumlar olması olumsuz ve benlik algısını tetikleyici durumlardır” diye konuştu.

Uzman, özellikle yaşa uygun olmayan giyim tercihlerinin çocuğun kendisini nasıl gördüğü üzerinde etkili olabileceğini dile getirdi.

Whatsapp Image 2026 09 25 At 14.17.52 (1)

Yetişkin tarzı giyim çocuklarda psikolojik sorun oluşturur mu?

Paksoy'a göre bir çocuğun yetişkinlere yönelik bir kıyafeti tercih etmesi tek başına psikolojik sorun olarak değerlendirilmemeli. Burada önemli olanın kıyafetten çok çocuğun o tercihi neden yaptığı olduğunu belirten Paksoy, ailelerin davranışın arkasındaki motivasyonu anlamaya çalışması gerektiğini söyledi.

Bir kıyafetin doğrudan psikolojik sorun anlamına gelmediğini ifade eden Paksoy, çocuğun kıyafet üzerinden sürekli beğenilme, dikkat çekme veya fark edilme ihtiyacı geliştirmesi halinde durumun farklı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Sinema tutkunları dikkat: Dev festivalde bilet fiyatları 90 TL'ye düşecek
Sinema tutkunları dikkat: Dev festivalde bilet fiyatları 90 TL'ye düşecek
İçeriği Görüntüle

Özellikle benlik algısı ve beden algısı açısından çocukların kendilerini yalnızca dış görünüşleri üzerinden değerlendirmemeleri gerektiğini belirten Paksoy, ebeveynlerin bu konuda destekleyici bir tutum sergilemesinin önemine vurgu yaptı.

Erken yaşta makyaj benlik algısını etkiler mi?

Çocukların erken yaşlarda makyaj yapmaya başlaması veya yetişkinlere özgü görünüm biçimlerini benimsemesi de Paksoy'un dikkat çektiği başlıklar arasında yer aldı.

Uzman, burada da makyajın kendisinin tek başına sorun olarak görülmemesi gerektiğini, asıl üzerinde durulması gereken konunun çocuğun beğenilme ve kabul görme ihtiyacını görünüşü üzerinden karşılamaya çalışıp çalışmadığı olduğunu belirtti.

Çocuğun kendisini arkadaşlarıyla, sosyal medya içeriklerindeki kişilerle veya popüler isimlerle kıyaslamasının zamanla kendi görünüşüne ilişkin değerlendirmelerini etkileyebileceğini ifade eden Paksoy, çocukların değer duygusunun yalnızca dış görünüş üzerinden şekillenmemesi gerektiğini söyledi.

Çocukluk döneminin kişilik ve özgüven gelişimi açısından önemli bir süreç olduğunu belirten Paksoy, çocukların kendilerini başkalarının görünüşleriyle kıyaslamalarının çeşitli sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Sosyal medyada karşılaşılan görüntülerin çocuklar açısından bir ölçüt haline gelmesinin, kendi görünüşünden memnuniyetsizlik oluşturabileceğini belirten Paksoy, çocukların kendi tercihlerini geliştirmesinin önemine dikkat çekti. Bu süreçte ebeveynlerin çocuğun davranışını yalnızca "yanlış" veya "uygunsuz" olarak nitelendirmek yerine, tercihin nedenini anlamaya çalışmasının daha sağlıklı bir iletişim sağlayabileceğini vurguladı.

Ebeveynler çocuklarına "Bunu neden giymek istiyorsun?" demeli

Paksoy, ailelerin çocuklarının giyim tercihleriyle karşılaştığında doğrudan yasaklayıcı bir tutum yerine, tercihinin arkasındaki nedeni anlamaya çalışmasını önerdi.

Bu noktada ebeveynlerin çocuklarına "Bunu neden giymek istiyorsun?" sorusunu yöneltebileceğini belirten Paksoy, çocuğun vereceği cevabın önemli olduğunu söyledi.

Çocuğun "İnternette gördüm", "Beğendim" veya "Arkadaşımda gördüm" şeklindeki yanıtlarının tek başına olumsuz değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Paksoy, önemli olanın çocuğun kendi tercihinin farkında olması olduğunu ifade etti.

Çocuğun "Rahat hissediyorum", "Beğeniyorum" veya "Hoşuma gidiyor" şeklinde kendi gerekçesini ortaya koyabilmesinin önemli olduğunu belirten uzman, seçimlerin çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun olması gerektiğini vurguladı.

Paksoy, ebeveynlerin çocuklarına verdikleri geri bildirimlerde yalnızca dış görünüşe odaklanmaması gerektiğini söyledi. Çocuğa "Güzelsin" veya "Yakışıklısın" gibi ifadeler kullanmanın doğal olduğunu belirten Paksoy, bunun yanında çocuğun kişiliği, üretkenliği, çabası ve başarıları üzerinden de olumlu geri bildirim almasının önemli olduğunu ifade etti.

Çocuğun değerinin yalnızca fiziksel görünüş üzerinden tanımlanmasının, zaman içerisinde dış görünüşün kişinin kendisini değerlendirmesinde daha belirleyici hale gelmesine neden olabileceğini belirten Paksoy, ailelerin farklı alanlarda olumlu geri bildirim vermesinin çocuğun kendisini daha bütüncül değerlendirmesine katkı sağlayabileceğini söyledi.

Sosyal medya çocukların tercihlerini nasıl etkiliyor?

Sosyal medya platformlarında çocukların karşılaştığı içeriklerin giyim, makyaj ve davranış biçimleri üzerinde etkili olabileceğini belirten Paksoy, ailelerin çocukların dijital dünyada karşılaştığı içeriklere de ilgi göstermesi gerektiğini ifade etti.

Çocukların gördükleri her içeriği gerçek yaşam için bir ölçüt olarak değerlendirmemesi gerektiğini belirten Paksoy, ebeveyn-çocuk iletişiminin bu noktada önem kazandığını söyledi.

Çocuğun neden belirli bir kişiyi, grubu veya tarzı örnek aldığını anlamaya yönelik soruların, ailelerin çocuklarını daha yakından tanımasına yardımcı olabileceğini belirten uzman, yasaklayıcı yaklaşımdan ziyade iletişim kurulmasının önemine dikkat çekti.

"Çocuklar çocuk olarak gelişimlerini tamamlamalı"

Paksoy, açıklamasının son bölümünde çocukların kendi gelişim dönemlerini yaşamalarının önemine vurgu yaptı.

Çocukların yetişkinler gibi davranmaya yönelmesinden ziyade, içinde bulundukları dönemin gerektirdiği gelişim süreçlerini tamamlamalarının önemli olduğunu belirten Paksoy, çocukluk döneminin kendine özgü ve önemli bir gelişim aşaması olduğunu söyledi.

Ailelerin çocuklarıyla iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini ifade eden Paksoy, ebeveynlerin çocuklarını anlamaya, onların tercihlerini dinlemeye ve gerektiğinde sınır koyarken nedenlerini açıklamaya özen göstermesi gerektiğini belirtti.

Paksoy, çocukların kendi değerlerini yalnızca sosyal medyada gördükleri kişilerden veya çevrelerindeki popüler isimlerden hareketle oluşturmaması, kendi kişiliklerini ve gelişimlerini yaşayarak ilerlemesi gerektiğini vurguladı.

Muhabir: Çağla CANBAZ