Tarihi ve kültürel zenginliğiyle öne çıkan Kütahya, yalnızca çinileriyle değil, asırlardır ayakta duran tarihi türbeleri ile de dikkat çekiyor. Şehir merkezinden ilçelere uzanan bu manevi duraklar, hem inanç turizmine katkı sağlıyor hem de Anadolu’nun derin hafızasını günümüze taşıyor. İşte Kütahya’da en çok ziyaret edilen beş önemli türbe ve ardındaki güçlü hikâyeler…

Sairseyhitürbe

Şair Şeyhi Türbesi

Kütahya’da bulunan Şair Şeyhi Türbesi, divan edebiyatının öncü isimlerinden Şeyhi’ye ev sahipliği yapıyor. Asıl adı Yusuf Sinanüddin olan ve Hekim Sinan olarak da tanınan Şeyhi, 14’üncü yüzyılın sonu ile 15’inci yüzyılın başlarında yaşamış önemli bir şair ve hekimdi.

Şeyhi, II. Yakub döneminde Germiyan Sarayı’nda bulunmuş, Germiyan Beyi Süleyman Şah tarafından eğitim için İran’a gönderilmişti. İran dönüşünde göz hekimi olarak ün kazanan Şeyhi, Osmanlı padişahları Çelebi Mehmed ve II. Murad’ın özel hekimliğini yaptı.

Messi değil Kütahyasporlu Aykut: Her sezon 20 gol üretiyor
Messi değil Kütahyasporlu Aykut: Her sezon 20 gol üretiyor
İçeriği Görüntüle

Edebiyat dünyasında ise özellikle adlı eseriyle tanındı. Divan edebiyatının ilk hiciv örneklerinden kabul edilen bu eser, zarif diliyle öne çıktı. 1438 yılında kaleme aldığı Divanı’nın yanı sıra Hüsrev-ü Şirin ve Tıbbi Risalesi de edebiyat ve ilim dünyasında önemli yer tuttu. Bugün Şair Şeyhi Türbesi, hem edebiyat meraklılarının hem tarih tutkunlarının uğrak noktası.

Karaahmetbd

Kara Ahmed Bey Türbesi

Kara Ahmed Bey Türbesi, ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin dedesi Kara Ahmed Bey’e ait. Türbe, eski adı Zeryen olan Saray Mahallesi’nde bulunuyor.

1995 yılında Osmanlı mimarisi tarzında inşa edilen yapı, tarihi kaynaklara da konu oldu. Evliya Çelebi, 1678 yılında memleketi Kütahya’yı anlattığı Seyahatnamesi’nde, dedesinin mezarının Zeryen Mahallesi’ndeki evlerinin bitişiğinde yer aldığını aktarmıştı. Bu yönüyle türbe, yalnızca bir mezar yapısı değil, aynı zamanda Osmanlı ilim ve seyahat geleneğinin izlerini taşıyan bir mekân.

Dedebalitürbe

Dedebali Türbesi

Dedebali Türbesi, Tavşanlı ilçe merkezinde Mülayim Tepe olarak bilinen noktada yer alıyor. “Hace’ül-Haram” ve “Mülayim Dede” isimleriyle de anılan Dedebali, Anadolu Türk birliğinin sağlanmasında rol üstlenmiş önemli bir halk bilgesi olarak kabul ediliyor.

1394 yılında vefat eden Dedebali’nin türbesi, günümüzde mesire alanı olarak kullanılan tepe üzerinde bulunuyor. Etrafı havuzla çevrili olan yapı, sakin atmosferiyle ziyaretçilere hem manevi hem huzurlu bir ortam sunuyor. Dedebali Türbesi, özellikle yerel halk tarafından sıkça ziyaret ediliyor.

G A Y B İ T Ü R B E S İ

Sunullah Gaybi Türbesi

17’nci yüzyılda inşa edilen Sunullah Gaybi Türbesi, kesme taş kaplaması ve kiremit çatısıyla dikkat çekiyor. Sunullah Gaybi, tasavvuf geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olarak biliniyor.

Sunullah Gaybi, Bayramî-Melâmî geleneğine mensup bir mutasavvıftı. Şiirlerinde tecelli, devir nazariyesi ve insân-ı kâmil anlayışını işledi. Gaybi Divanı, Sohbetname ve Makasıd-ı Ayniye gibi eserleriyle tasavvuf edebiyatında iz bıraktı.

M. Fuad Köprülü tarafından Yunus Emre takipçileri arasında gösterilen Gaybi, sade ve akıcı Türkçesiyle felsefi konuları geniş kitlelere ulaştırmayı başardı. Türbesi bugün hem edebiyat hem tasavvuf meraklılarının ziyaret ettiği önemli mekânlardan biri.

Pasamsultantürbe

Paşam Sultan Türbesi

Paşam Sultan Türbesi, Germiyanoğulları döneminde yaşamış ahi büyüğü Paşam Sultan’a ait. Seyyid-el Nureddin olarak da bilinen bu zatın türbesi, Kurşunlu Camii yakınında yer alıyor.

Kareye yakın dikdörtgen planlı ve kubbeli yapı içerisinde dört ahşap sanduka bulunuyor. Türbenin altında mumyalık bölümü yer alması, yapının mimari açıdan dikkat çekici özelliklerinden biri. Duvarlarının iri moloz taşla örülmüş olması da dönemin yapı anlayışını yansıtıyor.

1421 tarihli kitabeye göre, soyundan gelen Hacı İbrahim Cemal’in genç yaşta vefat ettiği bilgisi yer alıyor. Türbe, 2001 yılında Kütahya Belediyesi tarafından restore edilerek günümüzdeki görünümüne kavuştu.

Kütahya’daki bu tarihi türbeler, yalnızca geçmişin izlerini taşımakla kalmıyor; şehrin kültürel kimliğini de canlı tutuyor. Manevi atmosferleri ve köklü hikâyeleriyle her yıl çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamayı sürdürüyor.

Kaynak: Münevver Yılmaz