Kütahya Şehir Hastanesi’nde sorunlar bitmiyor. Bitmediği gibi bir de üzerine yeniler ekleniyor. Bu konu sadece benim köşe yazımda ve Dumlupınar Gazetesi’nde dile getirilmişti kısa bir süre önce.

Kütahya Milletvekili Sayın Ahmet Erbaş da dün akşam bu konuda net bir çözüm önerisini masaya sundu. Hoş, Sayın Erbaş bu durumu yıllardır öneri olarak eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da dahil olmak üzere Sağlık Bakanlığı yetkililerine götürmüştü. “Gelin bu hatadan dönün” demişti.

Peki, neydi öneri? Şehir Hastanesi yap işlet devret modeli ile verilen şirketten alınıp, Sağlık Bakanlığı emrine verilmeli. Bu sorunun en mantıklı ve olması gereken çözüm yolu budur. Çünkü şirket 600 milyon lira borçla (Erbaş’ın verdiği bilgi) bu işin içinden çıkabilecek gibi durmuyor.

Bir ilin sağlığı hakkında böylesine büyük bir sorun, masanın üzerinde, sumen altında bekletilemez. Ayıptır, yazıktır…

AHMET ERBAŞ GAZEL Mİ OKUSUN?

Kendisini TBMM Bütçe Komisyonu Toplantıları’nda konuştuğu için eleştiren AK Partililere “kapak” olacak cevaplar veren Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, “Ne yapayım yani, Kütahya’nın sorunlarını ilgili bakan, bakan yardımcısı ve bürokratlarına anlatmayayım da şiir mi okuyayım? Gazel mi okuyayım onlara? Kütahya’nın sorunlarını şiirlerle mi anlatalım? Yapılan güzel işler için teşekkür de ediyorum, yapılmayanları da bir kez daha hatırlatıyorum. Bunun neresi kötü?” diye konuştu.

Erbaş’ı daha Kütahya Milletvekili olmadan beri yakından tanırım. Ankara’da ulaşamayacağı makam yoktur. Devlet adamıdır. Şuanda milletvekilliği yapanlar arasında bu konuda tek geçebileceğim kişidir. Ne zaman TBMM’de konuşma yapacak olsa, beni ve benim gibi birçok gazeteci arkadaşıma ulaşır, gündeme getirilmesi gereken bir sorun var mı? TBMM’de anlatılması gereken bir şey var mı? Bakanlıklara aktarılması gereken sorun var mı? Bunların hepsini tek tek not alır ve TBMM’de bizim sesimiz olur. Bunda ne sorun var da Cumhur İttifakı ortağı AK Parti’nin milletvekilleri tarafından eleştirilir? Erbaş gerçekten haklı, ne yani adam çıkıp TBMM’de gazel mi okusun?

KÜTAHYA MEVLEVÎHÂNESİ

Olanlar Şeyhi İbrahim Efendi, Kütahyalı Sun’ullah Gaybi için şöyle buyurur: “40 yıl vahdet (birlik) davulu çaldım da, beni bir Kütahyalı Gaybi duydu…”

“Benzetmede hata olmaz” derler ama Kütahya Mevlevîhânesi hakkında yazdıklarımı sadece Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş duydu. Bir Allah’ın kulu (yetkili ve makam sahibi) çıkıp da “Kütahya Mevlevîhânesi’nin adı Dönenler değildir. Derhal bu adı değiştirelim” demedi. Bir tek sivil toplum örgütü çıkıp, bu öneriye sahip çıkmadı. Sahip çıkanlar belli başlı kesimden, kanaat önderi olarak tanınan kişiler.

Beni duyan biri daha var bu kanaat önderleri dışında. Ahmet Erbaş beni arayarak, Kütahya Mevlevîhânesi’nin adının Dönenler olmaması gerektiğini ve bu konuda bir çalışma başlatacağını söyledi. Ayrıca dünkü basın toplantısında da bunu tüm gazeteciler huzurunda tekrarladı. Teşekkürler Ahmet Erbaş, sen gerçekten Kütahya Milletvekilisin…

DİYANET VALİYE CEVAP DAHİ VERMEDİ

Dönenler adının alınarak, Kütahya Mevlevîhânesi adının yeniden verilmesi için, dönemin valisi Şerif Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığına bir yazı yazdı. Vali imzası ile yazılan resmî yazıya Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından cevap dahi verilmedi. Bunu biliyor muydunuz? İnanmayan varsa Kütahya Valiliği kayıtlarını inceleyebilir. Giden evrak kısmında resmî yazı olarak duruyor. Bu yazıyı yazan ve diyanete yollayan arkadaşımız hâlen Kütahya’da üst düzey resmî bir görevde bulunuyor. O dönemin Kütahya Valisi Şerif Yılmaz da sağ, hayatta. İnanmayanlar onlara da ulaşıp bu konunun aslı var mı diye sorabilir.

“Diyanet, devletin valisinin resmî yazısını dahi dikkate almayacak kadar laubâli bir şekilde yönetiliyor” diye düşündürecek bir durum değil de nedir bu? Gerçekten ayıp…

Sevgiyle kalın…

GÜZEL CÜMLELER

Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan, işe önce kendisinden başlamalıdır. SOKRATES