TÜBİTAK’ın 1005 – Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında, Türkiye için stratejik öneme sahip bir Ar-Ge projesi destek almaya hak kazandı. Danışmanlığını Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arif Gök’ün, yürütücülüğünü ise İzmir Bakırçay Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Gök’ün üstlendiği proje, biyomekanik test teknolojilerinde Türkiye’ye yerli ve millî bir çözüm sunmayı hedefliyor.
Yaklaşık 950 bin TL bütçeye sahip olan “Biyomalzemelerin Mekanik Performanslarının Belirlenmesi Amacıyla Yapay Zekâ Destekli Hibrit Biyomekanik Test Cihazının Tasarımı ve Prototipi” başlıklı projede; Doktora öğrencileri Erkan Yılmaz ve Kübra Yılmaz araştırmacı olarak görev alıyor.
TÜRKİYE’DE İLK OLACAK: TEK PLATFORMDA ÇOKLU MEKANİK TEST
Geliştirilecek yapay zekâ destekli hibrit biyomekanik test cihazı; çekme, basma, eğme, burulma ve yorulma gibi birçok mekanik testi tek bir platformda gerçekleştirebilme özelliğiyle Türkiye’de bir ilk olacak. Bu yönüyle proje, yalnızca akademik çalışmalar için değil; biyomalzeme, tıbbi implant, savunma sanayi, uzay ve havacılık, otomotiv ve makine sektörleri açısından da kritik bir teknoloji olarak öne çıkıyor.
Cihaz, yapay zekâ destekli analiz altyapısı sayesinde test süreçlerini daha hızlı, daha hassas ve daha güvenilir hale getirecek.

DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTACAK, EKONOMİYE DOĞRUDAN KATKI SAĞLAYACAK
Projenin en dikkat çeken yönlerinden biri ise dışa bağımlılığı azaltma potansiyeli. Günümüzde biyomekanik testlerin büyük bölümü yurtdışında gerçekleştiriliyor. Sadece medikal ve ortopedik alanlarda dahi, bu testler için yılda 200 ila 600 milyon TL arasında ödeme yapıldığı belirtiliyor.
Öte yandan, mekanik test cihazlarının yer aldığı GTİP kaleminde yıllık ithalatın 6 milyar doların üzerine çıkması, bu alanda yerli üretimin ne denli hayati olduğunu gözler önüne seriyor. Proje, Türkiye’nin dış ticaret açığının azaltılmasına doğrudan katkı sağlayacak nitelikte bir Ar-Ge hamlesi olarak değerlendiriliyor.
ÜNİVERSİTE–SANAYİ İŞ BİRLİĞİNE GÜÇLÜ ZEMİN
Yaklaşık bir yıl içinde prototipinin tamamlanması planlanan sistemle birlikte; üniversite–sanayi iş birliğinin güçlenmesi, yeni Ar-Ge ortaklıklarının kurulması, yerli patentler ve ticarileşebilir ürünlerin ortaya çıkması bekleniyor.
Projenin, Cumhurbaşkanlığı 12. Kalkınma Planı’nda yer alan “makine sektöründe yerlileştirme” ve “kritik teknolojilerin millileştirilmesi” hedefleriyle de doğrudan örtüştüğü vurgulanıyor.

ULUSAL VE ULUSLARARASI PAZARDA REKABET GÜCÜ
Mobil uygulama entegrasyonu, yapay zekâ destekli veri analizi ve çoklu test yetenekleri sayesinde geliştirilecek sistem; yalnızca akademik araştırmalara değil, ticari ürün geliştirme ve seri üretim öncesi test süreçlerine de hizmet edecek. Bu yönüyle proje, Türkiye’nin ulusal ve uluslararası pazarda rekabet gücünü artıracak bir teknoloji altyapısı sunmayı amaçlıyor.
PROF. DR. ARİF GÖK: “STRATEJİK BİR YATIRIM”
Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Arif Gök, çalışmanın taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Bu proje, sadece bilimsel bir çalışma değil; ülkemizin dışa bağımlılığını azaltacak, sanayimize güç katacak ve yeni teknolojilerin kapısını açacak stratejik bir yatırımdır. Hem şehrimize hem de ülkemize yüksek katma değer sağlayacağına inanıyoruz.”
TÜBİTAK 1005 desteğiyle hayata geçirilecek bu proje, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nin bilimsel katkısını ve Türkiye’nin yerli teknoloji üretme vizyonunu bir kez daha güçlü şekilde ortaya koydu.




