Engelsiz gastronomi mutfağında anlamlı buluşma
Altı Nokta Körler Derneği Kütahya Şubesi üyeleri, Afyonkarahisar Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Engelsiz Gastronomi Mutfağı ve Terapi Merkezinde düzenlenen uygulamalı eğitim programında bir araya geldi. Katılımcılar, kentin coğrafi işaretli lezzeti olan patlıcanlı böreği şefler eşliğinde hazırlayarak hem üretim sürecine dahil oldu hem de sosyal hayata aktif katılımın güçlü bir örneğini ortaya koydu.
Tezgâh başında birebir eğitim modeliyle gerçekleştirilen etkinlikte, katılımcıların mutfakla kurduğu temas yalnızca bir yemek deneyimi değil, aynı zamanda toplumsal entegrasyon açısından dikkat çeken bir çalışma olarak değerlendirildi.
“Türkiye’de ilk ve tek olan engelsiz gastronomi mutfağı”
Merkezin eğitim sorumlusu ve eğitmen şefi Pınar Avcı, yürütülen programın meslek edindirme faaliyetinin ötesinde güçlü bir sosyal yön taşıdığına dikkat çekti. Yılın her döneminde farklı engel gruplarından bireylere eğitim verildiğini belirten Avcı, sabah ve akşam olmak üzere planlanan derslerde katılımcıların doğrudan üretim sürecine dahil edildiğini söyledi.
Bu modelin en önemli hedeflerinden birinin bireylerin günlük yaşam becerilerini geliştirmek ve özgüven kazandırmak olduğunu vurgulayan Avcı, mutfakta geçirilen sürecin aynı zamanda bir terapi işlevi gördüğünü ifade etti.
özel gereksinimli bireyler için sosyal model
Merkezin tamamen sosyal bir anlayışla hayata geçirildiğini dile getiren Avcı, yürütülen çalışmaların dezavantajlı grupların yaşamın içinde daha görünür olmasına katkı sunduğunu belirtti. Projenin sürdürülebilirliğinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını aktaran Avcı, yerel yönetimin desteğinin bu noktada büyük önem taşıdığını kaydetti.
Katılımcıların mutfak ortamında “yapabilir miyim?” tereddüdünü kısa sürede aştığını belirten Avcı, uygulamalı eğitim sayesinde odaklanmanın arttığını ve üretim sürecinin bireyler üzerindeki olumlu etkisinin açıkça gözlemlendiğini dile getirdi.
Mutfakta korkular aşılırken özgüven artıyor
Eğitim sürecinde bazı katılımcıların ocak ya da sıcak ortam nedeniyle başlangıçta çekingen davrandığını ifade eden Avcı, verilen birebir destekle bu kaygıların adım adım ortadan kaldırıldığını söyledi. Bu yaklaşımın, bireylerin bağımsız yaşam becerileri kazanmasına önemli katkı sunduğunu belirtti.
Merkezde “yapamam” kavramına yer olmadığını vurgulayan Avcı, sürecin sabır ve zamanla şekillendiğini, her katılımcının kendi gelişim hızına göre ilerlediğini dile getirdi.
Gastronomi ile terapiyi birleştiren örnek proje
Uygulamalı eğitimde hazırlanan patlıcanlı börek, yalnızca bir yemek çalışması olmanın ötesinde gastronomi ile terapinin birleştiği bir sosyal modelin yansıması oldu. Katılımcıların üretim sürecinde aktif rol alması, toplumla kurdukları bağın güçlenmesine katkı sağladı.
Merkezin kapılarının herkese açık olduğunu belirten yetkililer, bu tür çalışmaların yaygınlaşmasının hem bireysel gelişim hem de toplumsal farkındalık açısından önemli olduğunu vurguladı.
“ben de varım” diyebilmenin gücü
Eğitimlerin temel amacının bireylerin topluma güçlü bir şekilde katılım sağlaması olduğunu ifade eden Avcı, özel gereksinimli bireylerin en çok ihtiyaç duyduğu şeyin destek ve cesaret olduğunu söyledi. Verilen eğitimlerle katılımcıların mutlu ve kendine güvenen bireyler olarak günlük yaşamlarına devam etmelerinin hedeflendiğini kaydetti.
Gerçekleştirilen etkinlik, özel gereksinimli bireylerin üretime katılması, sosyal hayatta daha görünür olması ve toplumla güçlü bağlar kurması açısından örnek bir çalışma olarak öne çıktı.




