Türkiye'de uluslararası öğrencilerin kalış süresi neden düşüyor?
Bölgesel krizler, küresel belirsizlikler ve değişen eğitim tercihleri dünyanın birçok ülkesinde uluslararası öğrenci hareketliliğini yeniden şekillendiriyor. Türkiye ise bu süreçte güvenli ve istikrarlı bir eğitim ülkesi olarak öne çıkmaya devam ediyor.
Bugün Türkiye’de 198 farklı ülkeden 350 bini aşkın uluslararası öğrenci yükseköğrenim görüyor. Bu rakam, 2013 yılında 50 binin altında olan uluslararası öğrenci sayısının son yıllarda katlanarak büyüdüğünü ortaya koyuyor.
Ancak dikkat çeken yeni bir gelişme var. Uzmanlara göre özellikle 2023 sonrası dönemde yabancı öğrencilerin Türkiye’de kalış süresi belirgin biçimde azalmaya başladı.
Uluslararası öğrencilerin eğitim süresi kısalıyor mu?
Türkiye’ye eğitim danışmanlığı hizmeti veren Study in Türkiye.com’un Direktörü Caner Otrakçı, son yıllarda öğrencilerin davranışlarında önemli bir değişim gözlendiğini belirtiyor.
Eskiden uluslararası öğrencilerin büyük bölümü lisans eğitiminin tamamını Türkiye’de geçirme eğilimindeydi. Ancak son dönemde bu tablo değişmeye başladı.
Otrakçı’ya göre öğrencilerin Türkiye’de kalış süresi ortalama 4 yıldan yaklaşık 2,5 yıla kadar gerilemiş durumda.
Değişimin kırılma noktası
Uzmanlar bu değişimin özellikle 2023 sonrasında daha görünür hale geldiğini ifade ediyor. Aynı dönemde:
-
Yaşam maliyetleri yükseldi
-
Barınma imkanları zorlaştı
-
Alternatif eğitim ülkeleri daha cazip fırsatlar sunmaya başladı
Bu nedenle öğrenciler yalnızca üniversiteye kabul edilmekle yetinmiyor; aynı zamanda o ülkede yaşamlarını sürdürebilecekleri ekonomik koşulları da dikkate alıyor.
Ekonomik koşullar ve yaşam maliyetleri belirleyici oluyor
Uzmanlara göre öğrencilerin kararında yalnızca üniversite ücretleri belirleyici değil.
Bugünün öğrencisi çok daha geniş bir perspektifle karar veriyor. Barınma, ulaşım, sağlık hizmetleri, gündelik yaşam maliyetleri ve sosyal imkanlar öğrencilerin ülke tercihini doğrudan etkiliyor.
Türkiye’de son yıllarda artan yaşam maliyetleri bazı uluslararası öğrencilerin alternatif ülkelere yönelmesine neden olabiliyor.
Misafirperverlik ve sosyal kabul öğrencileri etkiliyor
Uluslararası öğrenciler için akademik kalite kadar önemli bir başka unsur da öğrenci deneyimi ve sosyal uyum.
Yabancı öğrenciler yalnızca diploma almak için başka bir ülkeye gitmiyor. Aynı zamanda kendilerini güvende, kabul edilmiş ve toplumun bir parçası gibi hissetmek istiyor.
Bu noktada Türk misafirperverliği uzun yıllardır Türkiye’nin en güçlü avantajlarından biri olarak görülüyor. Ancak bazı öğrenciler, sosyal uyum konusunda bekledikleri sıcaklığı yeterince hissedemediklerini ifade ediyor.
Yabancı karşıtlığı algısı bazı bölgelerde etkili
Sahadan gelen veriler özellikle bazı ülkelerde Türkiye’ye yönelik algı değişimi yaşandığını gösteriyor.
Uzmanlara göre özellikle:
-
Bazı Arap ülkelerinde
-
Afrika’nın belirli bölgelerinde
-
Ekonomik hassasiyeti yüksek ülkelerde
Türkiye’ye yönelik kararlar üzerinde yabancı karşıtlığı algısı ve sosyal uyum endişeleri etkili olabiliyor.
Özellikle Afrika’dan gelen öğrenciler için vize süreçleri, bürokratik işlemler ve kayıt sonrası yaşam koşullarına dair belirsizlikler de karar süreçlerini zorlaştırabiliyor.
Türkiye bazı öğrenciler için Avrupa'ya geçiş basamağı mı?
Uluslararası eğitim pazarında Türkiye’nin dikkat çeken bir başka rolü de bazı öğrenciler için Avrupa’ya geçiş öncesi hazırlık noktası olarak görülmesi.
Türkiye’nin bu noktada sunduğu avantajlar arasında:
-
Daha hızlı başvuru ve kabul süreçleri
-
Görece daha ulaşılabilir eğitim seçenekleri
-
Akademik ve dil adaptasyonu için fırsatlar
-
Uluslararası akademik çevre oluşturma imkanı
yer alıyor.
Bu nedenle bazı öğrenciler Türkiye’de eğitim hayatına başlayıp daha sonra Avrupa veya Kuzey Amerika’ya geçiş yapmayı planlayabiliyor.
Türkiye için yeni fırsat alanı: Asya
Uzmanlara göre Türkiye’nin uluslararası eğitimde yeni büyüme alanı Asya ülkeleri olabilir.
Caner Otrakçı’ya göre özellikle şu ülkeler Türkiye için önemli bir potansiyel barındırıyor:
-
Malezya
-
Endonezya
-
Pakistan
-
Bangladeş
-
Hindistan
-
Çin
-
Orta Asya ülkeleri
Bu ülkelerde hızla artan genç nüfus ve yurtdışı eğitim talebi, Türkiye için yeni bir öğrenci kaynağı oluşturabilir.
Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasında köprü konumu, kültürel yakınlık ve farklı bütçelere hitap eden üniversite programları bu süreçte önemli avantajlar sunuyor.
Uzmanlara göre doğru stratejilerle Türkiye, uluslararası eğitim alanında yalnızca bir başlangıç noktası değil, aynı zamanda öğrenciler için uzun vadeli bir eğitim merkezi haline gelebilir.








