Kütahya’nın Gediz ilçesinde, 1970 yılında meydana gelen ve binlerce kişinin hayatını kaybettiği büyük depremin yıl dönümünde anlamlı bir anma programı düzenlendi. Gediz Belediyesi tarafından organize edilen panelde konuşan ünlü jeolog Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgenin deprem gerçeğine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

“Büyük Deprem Stresi Büyük Ölçüde Boşalttı”

Panelde Gediz’in jeolojik yapısını detaylarıyla anlatan Prof. Dr. Üşümezsoy, 1970 yılında meydana gelen 7 büyüklüğündeki depremin bölgedeki büyük enerjiyi önemli ölçüde boşalttığını ifade etti.

Herkes onu böyle hatırlıyor: Kütahya’nın sevilen öğretmeni vefat etti
Herkes onu böyle hatırlıyor: Kütahya’nın sevilen öğretmeni vefat etti
İçeriği Görüntüle

“Bu büyüklükte bir deprem, çok geniş bir alanın kırılmasıyla oluşur. Gediz’de yaşanan deprem, Murat Dağı ve Akdağ çevresindeki fayların kırılmasıyla meydana geldi. Bu sarsıntı, bölgedeki en yüksek stresi boşaltmış durumda. Aynı büyüklükte bir depremin tekrar oluşması için uzun yıllar gerekir” dedi.

Asıl Risk Zemin: “Yoğurt Gibi Ayrana Dönüyor”

Deprem kadar zemin yapısının da hayati önemde olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Üşümezsoy, özellikle ova ve alüvyal alanlarda büyük risk bulunduğunu vurguladı.

“Sarsıntı sırasında suya doygun zeminlerde taneler sıkışır, su dışarı çıkar ve zemin taşıma gücünü kaybeder. Bu durum, katı yoğurdun çalkalanıp ayrana dönüşmesi gibidir. Binalar bu yüzden yıkılır” ifadelerini kullandı.

“Doğru Yerleşim Hayat Kurtarır”

Gediz’in geçmişte yaşadığı acı tecrübelerden ders çıkararak yer değiştirmesinin doğru bir karar olduğunu belirten Prof. Dr. Üşümezsoy, sağlam zeminlere yönelmenin önemine dikkat çekti.

“Eski Gediz’den yeni yerleşim alanlarına, yani daha sağlam yamaçlara geçilmesi çok doğru bir stratejidir. Şehirleri ovalardan dağ eteklerine kaydırmak, depremde yıkım riskini ciddi şekilde azaltır” dedi.

Simav ve Çevresi İçin Ayrı Uyarı

Bölgedeki diğer fay hatlarına da değinen Prof. Dr. Üşümezsoy, Simav, Emet ve Akhisar hattındaki hareketliliğin benzer bir sistemin ürünü olduğunu söyledi. Simav’da fay hattının daha belirgin olduğunu ancak zemin kalitesinin düşük olması nedeniyle riskin sürdüğünü ifade etti.

Muhabir: Hüseyin GEZGİN