Yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşması dünya ekonomisinde yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Veri merkezlerinden çip üretimine, enerji altyapısından yazılım yatırımlarına kadar genişleyen harcamaların ekonomik büyüme ve enflasyon üzerindeki etkileri merkez bankalarının yakın takibinde bulunuyor.
Japonya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Shinichi Uchida da yapay zeka yatırımlarının para politikası açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

YAPAY ZEKA EKONOMİDE TALEBİ ARTIRABİLİR
Yapay zeka alanında faaliyet gösteren şirketlerin altyapı ve veri merkezlerine yaptığı yüksek miktarlı yatırımlar ekonomik faaliyetleri desteklerken mal ve hizmetlere yönelik talebi de artırabiliyor.
Uchida’nın değerlendirmesine göre bu süreç ekonomide güçlü bir pozitif talep etkisi yaratabilir. Talebin ekonominin üretim kapasitesinden daha hızlı büyümesi halinde ise fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşması gündeme gelebilir.
Bu senaryoda merkez bankalarının enflasyonu kontrol altında tutabilmek için geçmişe göre daha sıkı para politikası uygulaması gerekebilir.
“NÖTR FAİZ” SEVİYESİ DEĞİŞEBİLİR
Tartışmanın merkezinde ekonomide “r-star” olarak adlandırılan nötr faiz oranı bulunuyor. Bu oran, ekonomiyi ne hızlandırdığı ne de yavaşlattığı kabul edilen teorik faiz seviyesini ifade ediyor.
Yapay zekanın üretkenliği artırması ve şirketleri daha fazla yatırım yapmaya teşvik etmesi halinde ekonominin dengede kalabileceği faiz seviyesinin de yükselmesi mümkün görülüyor.
Bu durum gerçekleşirse yapay zekanın yaygınlaşması, uzun vadede merkez bankalarının faizleri geçmiş dönemlere kıyasla daha yüksek seviyelerde tutmasına yol açabilecek faktörlerden biri haline gelebilir.
YAPAY ZEKA YATIRIMLARINDA RİSK DE VAR
Ancak yapay zeka yatırımlarının faizleri kesin olarak yükselteceği sonucu çıkarılamıyor. Şirketlerin yaptığı büyük yatırımların beklenen verimlilik ve kârlılığı sağlayamaması halinde yatırım iştahının hızla azalması da mümkün.
Böyle bir senaryoda teknoloji şirketlerinin değerlemelerinden tahvil piyasalarına kadar finansal sistemin farklı alanlarında sert fiyat hareketleri yaşanabilir.
Bu nedenle merkez bankalarının önümüzdeki dönemde yalnızca yapay zekanın teknolojik gelişimini değil, yatırımların büyüme, üretkenlik, talep ve enflasyon üzerindeki gerçek etkilerini de yakından izlemesi bekleniyor.




