ÇOÇUK HAKKI…

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkçemizde çocuk, çağa (Trkm. / Az. Çocuk, yavru, süt çocuğu), balaçağa (TatT. Büyük küçük çocuklar), bala çaka (Özb. / Ahs. Çoluk çocuk), kızan, kızancık (Rumeli Türkleri -Çoluk çocuk, delikanlı)… İçimizin derinliklerinde yaşayan adı aslında olmayan, yine de “Hakkı” ismini hak eden çocuk… Hayat hakkı örselenmiş sabi (küçük çocuk)… “Yetim Hakkı”, “Öksüz Hakkı” diye bilinen, çocuk olan “Hakkı”… Büyüdü büyüdü, lâkin lâkabı hep aynı kaldı… Çocuk HakkıYetim HakkıÖksüz Hakkı… Her ne kadar kendisine “Hakkı Bey, Hakkı Efendi, Bay Hakkı, Hakkı vb.” diye hitap edilse de Hakkı’nın hakkı birilerinin omuzlarında, ellerinde, ceplerinde ve yüreklerinde bir yük olarak kalmaya devam edecek… Kafamızda beliren sorunun cevabı, cevapsız belki, ama içimizde çocuk kalan tarafımız, sol tarafımız acımaya devam edecek, sağduyulu ve merhametli olabildiğimiz müddetçe… İçimizdeki sessiz çığlık bombaları patlamaya devam edecek, dışımızda fırtınalara, kasırgalara dönüşecek… Binilen dalın kesilmesi gibi, keseni de kesecek… Bütün mesele tohumun, geleceğin ağacı olduğunu düşünebilmekte… Ana kuzularında yapılacak tahribat istikbalin infilâkına sebep… Çocuk kalabilmek… Mâhzun ve mâsum… Tertemiz çizilmemiş… Ustanın malzemesi odunsa kırılsa da önemi yok, yerini alır başka bir odun işlenmek üzere… “Çocuk” alternatifi olmayan gelecek… Geleceği karartmak da aydınlatmak da ebeveynin, arkadaşın, öğretmenin velhasıl toplumdaki her bir bireyin müspet/olumlu ya da menfi/olumsuz dahline bağlı… Tohum toprağına kavuşmadıkça, sulanmadıkça gayretler nâfile…

Çocuk Hakları Gününde (20 Kasım), içimizde hep yaşayan “Çocuk Hakkı”nın haklarını düşünelim… Dünya Felsefe gününde (20 Kasım) ve Dünya Televizyon Gününde (21 Kasım) çocuklar için felsefe/düşünce kulüplerinin, atölyelerinin, görselliğin, okulöncesi eğitimin gerekli olduğunu ve eğitimde Ar-Ge[1] çalışmalarının yapılmasının önemli olduğunu belirtelim… Hatırımızda tutmamamız gereken, çocuklarımızın yakın gelecekte ergen/yetişkin olacakları gerçeğidir. Çocuklarımız, ana babalarına benzerler, önce ana babalarını severler, biraz büyüyünce, onları eleştirmeye başlarlar, sonra sorguya çekip yargılarlar… Sonuçta onlar da ebeveyn olurlar… Bu döngünün doğru ve iyi olması, içimizdeki çocuk Hakkı’nın da iyi ve doğru olması ve kadim medeniyetimizin değerlerinin nesilden nesile doğru kazanımlar ile aktarılabilmesine bağlı… Çocuk haklarının ve eğitiminin ne kadar mühim olduğunu Peygamberimizin buyruklarında görebiliriz[2]…  “Çocuklarınıza ikramda bulunun ve terbiyelerini güzel yapın!”… “Çocuğun baba üzerindeki hakkı, ona güzel bir isim koyması, zamanı gelince evlendirmesi ve ona yazı yazmayı öğretmesidir.”… “Hiçbir baba çocuğuna güzel ahlâktan daha hayırlı bir miras bırakmamıştır.” (Hadis-i Şerif)…

Çocuklarımızı nasıl eğitebiliriz? “Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir.” (İbni Sina)… Çocuklarımıza gü­ler yüz ve ne­za­ket­le mu­a­me­le et­me­liyiz… Duy­gu­lu ol­an çocuklarımız imâ ve işaret­le hal­le­ri­ni ha­ta­la­rı­nı dü­zel­tir­ler, nezâket ve yu­mu­şak mu­a­me­le­den hoşlanırlar. Çocuklarımızı hata ve yanlışlarından dolayı medeni ve nezaketli bir şekilde uyarabiliriz… Çocuklarımızı topluluk içinde değil, onları yalnızken uyarabiliriz… Çocuklarımızı şiddetten kaçınarak, asla yü­zü­ne ve sır­tı­na vur­ma­dan onlara bazı kısıtlamalar getirip onların doğruyu görmelerini ve anlamalarını sağlayabiliriz… Çocuk eğitiminde/terbiyesinde dikkat etmemiz gerekenler… Çocuklarımızı başkalarıyla kıyaslamamalıyız, arkadaşlarının yanında onları eleştirmemeliyiz… Çocuklarımızın “bir dediğini iki etmemeli” davranışlarımızı terk etmeliyiz… Çocuklarımıza söz verirken ölçülü ve dikkatli olmalıyız ve verdiğimiz sözleri yerine getirmeliyiz… Çocuklarımıza söylediklerimiz ile uyguladıklarımız, yaptıklarımız örtüşmeli… Çocuklarımızın sorularına sabırla, dikkatlice ve doğru yaklaşımlarla cevaplar vermeliyiz… Çocuklarımıza zaman ayırmayı ihmal etmemeliyiz… “Kimin bir çocuğu varsa onunla çocuklaşsın!” (Hadis-i Şerif)… Bilinmeli ki “Çocuklar, anne ve babalarının kötü örnekleriyle bozulmaya devam ettikçe, yeni bir dünya kurulamaz.” (A. S. Neil Alexis Carrel)… Çocuklarımızı en iyi eğitmenin yolu kendimizi eğitmekle ve geliştirmekle alâkalı… Biri, İbn Haldun’a sorar: “Çocuklarımızı nasıl terbiye edelim?” İbn Haldun’un cevabı: “Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayın. Zira zaten size benzeyeceklerdir. Kendinizi terbiye edin yeter.”

Maalesef “Biz çocuklarımıza konuşmayı değil, susmayı öğretiyoruz.” (Japon Atasözü)… “Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır.” (Joseph Joubert)… Tek tek her birimizin donanımlı olması ve kişisel ve ruhsal gelişimi ve eğitimi, çocuklarımızın geleceğini teminat altına alır… İçimizdeki ve dışımızdaki “Çocuk Hakkı”ların haklarını gözetelim… İçimizdeki hep çocuk kalan tarafı ve acıyan sol yanımızı kalbimizi unutmayalım… Selam, sevgi ve saygılarımla.

[1] Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’na göre Ar-Ge; kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yazılım dâhil yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmalar

[2] https://www.researchgate.net/publication/330684174_Hadisler_Isiginda_Cocuk_Terbiyesi_Child_Education_In_The_Light_Of_Hadiths

Zafer NEFER, 01.09.2021 18.53, Kütahya

ÇOÇUK HAKKI…

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin