Etkili ve Doğru İletişim

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İletişim “duygu, düşünce veya bilgilerin düşünülebilecek her türlü yöntemle ve araçla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon” olarak açıklanmakta… Düçar olduğumuz problemler iletişimde ya da iletişimsizlikte yaşanan engelleri aşmak veya aşamamak kısmında düğümleniyor… Müzik mi, gürültü kirliliği mi? Bilgi kirliliği mi, söz kirliliği mi, kavram kirliliği mi? İş mi maksat, olmadı işi aksat mı? İletişim, maalesef, 10-15 kelimeyi geçemeyen argo ve bayağı sözcüklere havale edilmiş… Z kuşağının diline dolandırdığı ve ne yazık ki normalleşen vahim ifadeler: “oha, kanka, lan, geri zekâlı” vb. sözcükler… Mefhumların cılkı çıkmış durumda… Dilimizde kasıtlı bir yozlaştırma hedefli, iletişimi yok eden adı konmamış facia dönemi bu. Yazı ile söz ile beden ile tavır ile kısacası her hal ile iletişim dibe vurmuş… Başkalarına göre hayatımızı düzenleme, yalnızken çözülme ve kişilik sorunlarıyla boğuşma olarak yansımakta… Sağlıklı ilişki geliştirememe, kişinin kendisiyle olan sorunlarına endeksli… Üzerinde düşünülmesi gereken soru: Kime ne söylendiği mi, nasıl söylendiği mi, ne zaman söylendiği mi, nerede söylendiği mi mühim?

Zoraki gülüşler, başkalarının davranışlarını biçimlendirme gayreti… Basmakalıp bireysel tavırlar… İç dünyasında kendisiyle barışık olmayan, çatışmaların odağında ve her an patlamaya hazır kişiler… Özgürlük sanılan keşmekeşlik… Bireyin kendi iradesini harekete geçirememesi, öz disiplinini sağlayamaması, çevresindeki biri ya da birilerine etiketli yaşamaya başlaması… Özgür olduğunu sanan küçük düşünüp büyük yapanlar… Mesele büyük düşünebilmekte… Sözüne sahip olamayan, söylediğine sahip çıkamayan, yüksek sesle düşünüp rastgele konuşan ve sözün çıktığı ve geldiği yeri bilemeyen, nasıl iletişimin bir etkin ve doğru paydaşı olabilir ki? Ağzı olan konuşunca, söz akıldan süzülmeden ses veya yazı olarak çıkınca, iletişim felç olur. “İlet” kavramını “illet” haline getirmeden, vücut diliyle bütünleşen dilimizin, gönül diliyle birlikteliği iyi ve doğru iletişimin altın anahtarı… Çoğu zaman, söze bile gerek kalmadan gönülden süzülen bir gülümseme ile kurulan iletişim bütün kapıları açan sihirli anahtar olur. İletişimde istekli, iyi niyetli ve gönüllü olmak önemli… İletişimde teknolojiyi doğru ve iyi kullanabilmek ise en önemlisi… Etkili iletişim için etkin dinleyici olabilmek, ön yargısız olabilmek, açık/net ve anlaşılır olabilmek, beden dilini iyi kullanabilmek, ses tonunu iyi ayarlayabilmek, arkadaş canlısı olabilmek, eleştiriye açık olabilmek, etkili ve doğru soruları sorabilmek, empati/duygudaşlık yapabilmek, kelimeleri doğru seçebilmek gerekir… Algılama-anlama-iletişim engelli olmamak için gönül penceremizi de açık tutmalı ve kaygı ve korkuları bertaraf ederek saygın bir şekilde iletişim kanallarını açmalıyız…

Dünya Telekomünikasyon Gününde (17 Mayıs), iletişimin her türünde doğru, naif ve akıcı üslupla yapılması gerektiğini hatırlayalım… “Dünya Eczacılık Günü”nde (14 Mayıs) insanların maruz kaldığı bu iletişim kopukluğu tedavisinde kullanılabilecek bir sihirli ilaç bulunabilse keşki… Uluslararası Aile Gününde (15 Mayıs) ailede başlayan iletişim arızalarının giderilmesi bakımından iletişim becerileri kurs ve seminerlerinin düzenlenmesinin elzem olduğunu belirtelim… Hava Şehitlerini Anma Gününde (15 Mayıs) hava şehitlerimizle manevi iletişim kuralım ve istikbalimizin göklerde olduğunu tekrar tekrar iliklerimize kadar hissedelim… Müzeler Haftasında (18 – 24 Mayıs) iletişimin geçmişten geleceğe nasıl yapıldığının antik örneklerinin bulunduğu sergilerin yapılması, belki, iletişimin doğru ve etkin olmasında faydası olur mu, dersiniz? En önemlisi, özellikle, gençlerimiz ile “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı”nda (19 Mayıs) doğru, kalıcı, etkin ve sevgi-saygı-sonuç odaklı iletişim kuralım…

Sağlıklı bir iletişim, empati/duygudaşlık odaklı, yaşanılan zamana ve geleceğe dönük olmalı… İletişim sadece anlatmaya ve yargılamaya dayalı değil; anlamaya ve dinlemeye dayalı olmak zorunda… İletişimde teknolojiyi, kelimeleri ve gönül dilini, hele hele vücut dilimizi doğru, etkili ve güzel kullanmalıyız. Merkezi ve yerel yöneticilerimizin dil ve iletişim becerileri konusunda donanımlı olmaları, iş ve işlemlerin daha hızlı ve fayda sonuçlu olmasını sağlayacaktır. “Anlattıklarımızdan” ziyade “neyin anlaşıldığına ve nasıl anlaşıldığına” yoğunlaşmalı ve ona görev iletişim kanallarını devreye sokmalıyız…  Selam, sevgi ve saygılarımla.

Zafer NEFER, 31.03.2021 17.43, Kütahya

Etkili ve Doğru İletişim

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Giriş Yap

Dumlupınar Gazetesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin