Yeni Parti Denizli Milletvekili ve Parti Meclis Üyesi Şeref Arpacı, Yeni Parti Kütahya İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında Türkiye’nin ekonomi ve hukuk gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yeni Parti Milletvekili Arpacı'dan Kütahya’da Ekonomi Açıklaması
Yeni Parti’nin politikalarını anlatmak amacıyla Kütahya’ya geldiklerini belirten Arpacı, ekonomi ve hukuk başta olmak üzere ülkenin gündemindeki sorunlara ilişkin partisinin çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaşmak istediklerini söyledi. Arpacı’nın açıklamalarında enflasyon, üretim, sanayi, çiftçilerin maliyetleri, gıda fiyatları, faiz politikası, otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi ile hukuk sistemi öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
''Kütahya'da Belediyecilik Anlamında Devam Etmenin Mutluluğunu Yaşıyoruz''
Yeni Parti'nin Kütahya'daki mevcut durumunu değerlendiren Arpacı, ''Kütahya'da belediyecilik anlamında hizmette yeni parti olarak yolumuza devam etmenin de aynı zamanda mutluluğunu yaşıyoruz, yaşayacağız.'' ifadelerini kullandı.

''Ülkenin En Temel Sorunu Ekonomik Sıkıntılar Ve Hukuksuzluktur''
Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arpacı, ekonomik sıkıntılar ile hukuk alanındaki gelişmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini savundu. Arpacı, ''Ülkenin temel sorunlarıyla alakalı çözüm önerilerinden demiştim. Ülkenin en konuşulması gereken temel sorunu ekonomik sıkıntılardır ve hukuksuzluktur. Hukuksuzluk ekonomik sıkıntıların da temelini oluşturmaktadır. Bugün artık ceza noktasına gelen tutuklu yargılama süreçleri bütün dünyada Türkiye'nin itibarını zedelemiş ve insan hakları noktasında geri plana gitmemize sebep olmuştur. Dolayısıyla yabancı sermayenin de ve yerli sermayenin de devlete, yönetime olan güvenini zedelemiş ve ekonomi anlamında da ne yazık ki kötü bir başlangıç, kötü bir sürecin başlangıcı olmuştur.
Ekonomi anlamında biliyorsunuz çiftçi, üretici, sanayici, esnaf, ihracatçı, toplumun hemen hemen herkesinin, yani ekonominin temel direkleri, iskeleti diyeyim, şu anda çok büyük problemler yaşamaktadır. Çünkü enflasyon dediğimiz aslında bir hırsız. Ben enflasyonu hani şey yaparlar ya, enflasyon canavarı diye bir tabir ederler, aslında enflasyon canavarı falan değildir. Bildiğiniz hırsızdır. Cebinizdeki paranızı çalar, satın alma gücünüzü düşüren, eğer bir dükkanınız, bir işletmeniz, bir fabrikanız varsa sermayenizi tüketen, yani sattığınızı yerine koyamadığınız ve sermayenizin azaldığı, sermayenizi çalan bir hırsızdır. Ve bununla ilgili de mücadele etmek gerekir.'' dedi.
''Talebi Kısıyorsunuz Ama Maliyet Enflasyonunu Tutamadığınız İçin Zarar Ediyorlar''
Ekonomi politikaları konusunda da değerlendirmelerde bulunan Arpacı, yaklaşık 40 aydır uygulandığını belirttiği sıkı para politikasının temel amacının talep enflasyonunu düşürmek olduğunu söyledi. Yeni Parti Milletvekili Şeref Arpacı, ''Hükümet biliyorsunuz yaklaşık kırk küsur aydır Mehmet Şimşek yönetiminde enflasyonla mücadele için bir politika uyguluyor. Bu politikanın adı sıkı para politikası. Sıkı para politikası ne demek? Parayı sıkıca tutmak demek. Parayı sıkıca tutalım, dolaşımdan kaldıralım, parayı sıkıca tutup bankalarda uykuya yatıralım, yüksek faizle bir gelir elde edilmesini sağlayalım. Bunun amacı talep enflasyonunu düşürmek. Yani para dolaşımda olmaz ise insanlar ihtiyaçlarını erteler, satın almalarını erteler, satın almaz ve parasını bankada uyutur ise talep düşer.
Talep düşerse ne olur? İşte esnaf, sanayici, üretici, nakit akışı bozulmaya başlar. Nakit akışı bozulduğu zaman da elindekini daha uygun fiyata satmak zorunda kalır. Hükümetin enflasyon politikası esnafın, üreticinin tamamen elindekini daha ucuza satıp fiyatlar düştü algısını yaratmak için uyguladığı bir politikadır.
Bakın bu politika yüzünden ne yazık ki insanlar maliyet enflasyonu sürekli arttığı için, belki talep enflasyonunu tutabiliyorsunuz, talebi kısıyorsunuz ama bir yandan maliyet enflasyonunu tutamadığınız için zarar ediyorlar.'' değerlendirmesinde bulundu.

''Tekstil Sektöründe İstihdamını Kaybeden İşçi Sayısı 500 Binin Üzerinde''
Konuşmasında sanayi sektöründeki gelişmelere de değinen Arpacı, Türkiye’nin giderek sanayisizleştiğini öne sürdü. İlk altı ayda kapanan iş yeri sayısının 73 bin olduğunu belirten Arpacı, tekstil sektöründe istihdam kaybının 500 binin üzerinde olduğunu iddia etti. Yeni Parti Milletvekili, ''Türkiye'de ilk altı ayda kapanan iş yeri sayısı yetmiş üç bin. Bu politikaların sonucunda sadece tekstil sektöründe istihdamını kaybeden işçi sayısı beş yüz binin üzerinde. Tekstil sektöründe özellikle kendi bölgemle alakalı olduğu için söylüyorum, hazır giyimde tam on bir sene öncesinin, ev tekstilinde ise on beş sene öncesinin istihdam rakamına düştük. Yani yıllarımız, emeklerimiz heba oldu. Türkiye giderek sanayisizleşiyor.
Daha çok yeni Kayseri'de yetmiş üç senelik, yüksek teknolojiyle üretim yapan fabrika kapandı. Hep dediler ki katma değer yaratmıyorsunuz, işte işçilik üzerine, işçilik yoğun sektörlerdesiniz, yüksek teknolojiyi yakalayamadınız, markalaşamadınız. Ya bugün Türkiye'deki en büyük markalar üretimlerini sonlandırıp başka ülkelerde üretim yapıyor. Sadece tekstil sektöründe değil, otomotivde de aynı.
Bugün artık Türkiye bu uygulanan politikalar sebebiyle dünyanın en pahalı ülkelerinden bir tanesi oldu. Türkiye gıda enflasyonunda ilk üçte, hâlâ ilk üçte. Bakın mazot, petrol fiyatlarını biliyorsunuz. Petrol fiyatları savaş süresince sadece yüzde otuz artmışken bizde mazotun fiyatı kırk liralardan yüz liraya geldi. Bu artış sadece petrol fiyatına açıklanamaz. Eskiden diyorlardı ki dolar arttı, petrol arttı, mazota zam geldi. E dolarla baskı uyguluyorsunuz, dolar artmıyor, petrol fiyatındaki artış belirli. Mazotun fiyatı neden artıyor? Çiftçi ekini ektiğinde altmış liraydı, bugün biçtiğinde yüz lira mazot parası ödüyor.'' şeklinde konuştu.

''Gıda Enflasyonunu Durdurmak İçin İşimiz Allah'a Kaldı''
Arpacı’nın gündeme getirdiği başlıklardan biri de otoyolların özelleştirilmesi oldu. Devlet tarafından yapılan otoyolların uzun süreli işletme hakkının özel sektöre devredilmesinin ulaşım maliyetleri üzerinde etkisi olabileceğini öne süren Arpacı, Aydın-Denizli ve Aydın-İzmir güzergâhlarını örnek gösterdi. Arpacı, tarımsal üretimde maliyetlerin düşürülmesi gerektiğini belirterek, üretimin artırılmasının gıda fiyatlarının kontrol altına alınması açısından önemli olduğunu söyledi.
Arpacı, ''Şimdi son bombaları, bugüne kadar devletin yaptığı otoyolları ve otobanları özelleştirme. Bakın yirmi beş sene boyunca elde edilecek geliri birilerine peşkeş çekecekler. Peki o alan firmalar bu yollara zam yapmayacak mı?
Vekilim çok iyi bilir, biz de Denizli olarak işte İzmir otobanımız geçen sene tamamlandı. Aydın, Denizli ile İzmir'in tam ortasındadır. Denizli'den yola çıkarsanız yüz, yüz on kilometre Aydın'a gelirsiniz. Yüz on, yüz on beş kilometre daha gidersiniz İzmir'e. Özel sektörün yaptığı Aydın-Denizli otoyolu dört yüz yetmiş lira. Yirmi beş sene, belki otuz sene oldu, devletin yaptığı çok daha kaliteli, bütün bakımları tamamlanmış Aydın-İzmir ise yetmiş lira.
Şimdi bu Aydın-İzmir otoyolunu özelleştirecekler, yirmi beş senelik gelir karşılığında birilerine peşkeş çekecek. Peki o firma hâlâ yetmiş liradan o geçişleri verecek mi? En az beş yüz lira yapacak. Bu da bir enflasyon olacak, bu da bir enflasyon olacak. Mazot fiyatları arttığı gibi nakliye fiyatlarının da artmasına sebep olacak. Sonuçta o otoban Denizli'nin ürünlerini limana taşıdığımız, limana gönderdiğimiz, ihracat yaptığımız limana, İzmir Limanı'na gönderdiğimiz en önemli kara yolu. Buna benzer onlarca otoyolu bu şekilde şey yapacak.
Bakın gıda enflasyonunu durdurmakta hiçbir şey yapmıyoruz. Gıda enflasyonunu durdurmak için işimiz Allah'a kaldı. Geçen sene hatırlarsınız gıda enflasyonu yine çok yüksekti, fiyatlar artmıştı. Don olmuştu, dolu vurmuştu, yağışlarda, sellerde çiftçimiz çok zor durumda kalmıştı. Dolayısıyla gıda fiyatları yüksekti.
Şimdi bu sene de bu yaz bolluk, bereketlik oldu ve fiyatlar tarlada çok ucuz. Yağışlar güzel oldu, don vurmadı, dolu olmadı. Aslında bolluk bereket var. Pazarda, markette gıda fiyatlarının düşmesi lazım değil mi? Ama bugün pazar, tarlada bir ürünü sıfır liraya alsanız bu enflasyon, mazot fiyatları, kira artışları, enerji, işçilik giderleriyle markette yüz lira, yüz elli liradan aşağı satamıyorsunuz. Pazarda elli, altmış liradan aşağı satamıyorsunuz.'' diye konuştu.
''Mazotta Vergi Almayacaksınız, Gübrede Yardım Edeceksiniz''
Tarım sektöründeki yaş ortalamasına da değinen Arpacı, çiftçilerin yaş ortalamasının yükseldiğini ve gençlerin tarımsal üretime ilgisinin azaldığını savundu. Çiftçilerin ortalama yaşının 57'ye ulaştığını belirten Arpacı, ''Dolayısıyla enflasyonu ve bu gıda enflasyonu ve temel enflasyonu düşürmek için doğru adımlar atılması lazım. Buradaki en önemli etken üretimi arttırmak. Yani gıda ucuz olsun, gıda ucuz olsun ama çiftçi üretime devam etsin, para kazansın.
Bunun için ne yapmak gerekir? Mazotta vergi almayacaksınız. Mazotta uygun fiyatlı mazot vereceksiniz. Gübrede yardım edeceksiniz, ilaçta hibe edeceksiniz. Yani üreticinin maliyetlerini düşüreceksiniz. Ürün bolluk, berekette ucuz olduğunda da çiftçi üretmeye devam edebilecek.
Çiftçilerimizin ortalama yaşı artık elli yedi, altmışlara dayandı. Gençlerin hiçbiri üretim yapmak istemiyor, çiftçilik yapmak istemiyor. Yirmi sene önce otuz sekiz olan çiftçilikteki ortalama yaş bugün elli yedi. Elli yedi, işte asıl beka sorunu budur. Türkiye üretimsiz bir döneme girmek üzeredir.
Yapın nakliyede, gıda nakliyesini de mazotun ÖTV'sini sıfırlayın. Gıda taşıyan araçların mazotundan ÖTV almayın yani. Pazarda on liraya, on beş, tarlada on lira, on beş lira olan ürün pazarda da yirmi, yirmi beş liraya satılabilsin. Elli, altmış lira, yetmiş lira çıkmasın. Marketlerde yüz, yüz elli liraya çıkmasın. Yapılacak çok şey var.'' sözlerine yer verdi.





