Türkiye’nin Tunus Büyükelçisi ve eski Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, 5. Uluslararası Sanat ve Tasarım Sempozyumu kapsamında yaptığı konuşmada küreselleşme, markalaşma ve bağlantısallık kavramlarına dikkat çekti. Türkiye ile Tunus arasında akademik ve kültürel buluşmaların ortak üretime dönüşmesinin önemini vurguladı. Demircan, uluslararası pazarlarda değer oluşturmanın üretimin yanı sıra markalaşma ve güçlü ticaret ağlarına katılmayı gerektirdiğini belirtti.

DPÜ’de Tunus temalı sanat buluşması: Rektör Kızıltoprak’tan iş birliği vurgusu
DPÜ’de Tunus temalı sanat buluşması: Rektör Kızıltoprak’tan iş birliği vurgusu
İçeriği Görüntüle

Ahmet Yakupoğlu anısına “Afrika’ya Açılan Kapı: Tunus” temasıyla düzenlenen 5. Uluslararası Sanat ve Tasarım Sempozyumu, sanat ve tasarım üzerinden uluslararası iş birliğini gündeme taşıdı. Programda konuşan Ahmet Misbah Demircan, ülkeler arasındaki ilişkilerin gelişmesinde üniversitelerin, bilim insanlarının ve ortak çalışmaların rolünü değerlendirdi.

TÜRKİYE VE TUNUS İÇİN ORTAK ÜRETİM VURGUSU

Sempozyumun iki ülkenin insanlarını bir araya getirme amacı taşıdığını ifade eden Demircan, bu buluşmaların ortak düşünce ve üretim için zemin oluşturduğunu söyledi.

Üniversitelerin ve bilim insanlarının ortaya koyacağı perspektifin her iki topluma da yön verebileceğini belirten Demircan, “En önemlisi ortak üretim yapmak, ortak fikir yürütmek” sözleriyle iş birliğinin somut sonuçlara dönüşmesi gerektiğine dikkat çekti.

KÜRESELLEŞME ÜRETİM VE TİCARETİ DÖNÜŞTÜRÜYOR

Küreselleşmeyi cep telefonları, otomotiv, tekstil ve gıda sektörlerinden örneklerle anlatan Demircan, bir ürünün fikrinin geliştirildiği ülke ile üretildiği ve satıldığı ülkelerin farklılaşabildiğini ifade etti.

Bu yapıda şirketlerin ihtiyaç duydukları malzemeleri farklı ülkelerden temin edebildiğini, üretimlerini çeşitli coğrafyalarda gerçekleştirebildiğini ve ürünlerini dünya pazarlarına sunabildiğini aktardı.

Demircan, küresel ekonomide üretim, tedarik ve pazarlama süreçlerinin birbirine bağlı hâle geldiğini vurguladı.

DİJİTAL PLATFORMLAR HİZMET TİCARETİNDE ETKİLİ

Küreselleşmenin yalnızca fiziksel ürünlerle sınırlı olmadığını belirten Demircan, ulaşım ve konaklama alanındaki dijital uygulamalara da değindi.

Bir ülkede geliştirilen yazılımın dünyanın farklı noktalarında hizmet sunumuna aracılık edebildiğini anlatan Demircan, turizm sektöründe rezervasyon platformlarının etkisine dikkat çekti. Bu sistemlerin otellerle müşterileri buluştururken komisyon üzerinden gelir elde ettiğini ifade etti.

Demircan’ın değerlendirmesinde, dijital ağlara erişim ve bu ağlar içindeki konum, hizmet sektöründe de rekabeti belirleyen unsurlar arasında yer aldı.

ZEYTİNYAĞI ÖRNEĞİYLE MARKALAŞMAYI ANLATTI

Konuşmasında markalaşmanın ekonomik değer üzerindeki etkisine de değinen Demircan, Türkiye ve Tunus’un ürün potansiyelini zeytinyağı üzerinden değerlendirdi.

Ürünün yalnızca üretilmesinin yeterli olmadığını; paketleme, markalaşma ve uluslararası pazarlama süreçleriyle desteklenmesi gerektiğini belirtti. Dünya ticaret sistemine entegre olabilen ve yeterli dağıtım ağına ulaşabilen üreticilerin, ürünlerini daha yüksek değerle pazarlama imkânı bulabileceğini söyledi.

ÜLKELER ARASINDA KARŞILIKLI TİCARET KAÇINILMAZ

Dünya ekonomisi ve dış ticarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demircan, büyük ekonomilerin de hem ihracat hem ithalat yaptığını hatırlattı.

Hiçbir ülkenin bütün ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığını ifade eden Demircan, ülkelerin dışarıya ürün satarken farklı ihtiyaçlarını da başka pazarlardan karşıladığını belirtti. İhracat ile ithalat arasında denge kurulmasının önemine işaret eden Demircan, uluslararası iş birliğinin üretim ve ticaret açısından taşıdığı role dikkat çekti.

Muhabir: Hüseyin Gezgin