Eğitim camiasını yakından ilgilendiren karar, 30 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Anayasa Mahkemesi, 2024 yılında farklı disiplin gerekçeleriyle okulları değiştirilen iki öğrencinin bireysel başvurusunu değerlendirerek uygulamanın kanunilik şartını karşılamadığı sonucuna ulaştı.
İKİ ÖĞRENCİNİN BAŞVURUSU DİKKAT ÇEKTİ
Başvuruculardan birine, okul yöneticileri ve öğretmenlere yönelik sözlü davranışları nedeniyle okul değiştirme cezası verildi.
Diğer öğrenci ise sosyal medya üzerinden eğitim faaliyetlerini engelleme ve başka bir öğrenciyi tehdit etme iddiaları nedeniyle disiplin soruşturmasına tabi tutuldu.
Her iki öğrenci de disiplin cezalarını yargıya taşıdı. İdari yargı süreçlerinin ardından dosyalar Anayasa Mahkemesi'nin önüne geldi.
AYM: CEZALARIN KANUNİ DAYANAĞI BULUNMUYOR
Yüksek Mahkeme, disiplin yaptırımlarının Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nedayandırıldığını ancak ilgili disiplin suçlarını ve yaptırımları genel çerçevesiyle belirleyen yeterli bir kanuni düzenleme bulunmadığını vurguladı.
AYM, eğitim hakkını sınırlandıran yaptırımların yalnızca yönetmelik hükümleriyle düzenlenemeyeceğine dikkat çekerek Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
ÖĞRENCİLERE 50'ŞER BİN TL TAZMİNAT
Mahkeme, hak ihlalinin sonuçlarının giderilmesi amacıyla dosyaların yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili idare mahkemelerine gönderilmesine karar verdi.
Ayrıca iki öğrenciye ayrı ayrı 50 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.
Başvurularda ileri sürülen ayrımcılık yasağı ihlali iddiaları ise yeterince temellendirilmediği gerekçesiyle kabul edilemez bulundu.
KARAR TÜM OKULLARDAKİ DİSİPLİN CEZALARINI ETKİLEYECEK Mİ?
AYM'nin kararı, ortaöğretim kurumlarında uygulanan disiplin yaptırımlarının hukuki dayanağını yeniden gündeme taşıdı.
Ancak karar, okul değiştirme cezasının tüm öğrenciler için otomatik olarak kaldırıldığı veya geçmişte verilen bütün disiplin cezalarının geçersiz hâle geldiği anlamına gelmiyor.
Kararın temelinde, öğrencilerin eğitim hakkına müdahale eden disiplin cezalarının açık ve yeterli bir kanuni düzenlemeye dayanması zorunluluğu bulunuyor.
Özellikle okul değiştirme yaptırımıyla karşılaşan öğrenciler ve veliler açısından kararın, benzer hukuki uyuşmazlıklarda önemli bir dayanak oluşturması bekleniyor.




